"Cavatbeyli Türkiye'nin şerefidir"

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

Bugün ayın 18'i.  2 Ağustos'ta Ankara'da gözaltına alınan "BM Mülteciler statüsü"ne sahip Tebrizli Türk aydını Rahim Cavatbeyli, İran'a iade edilmek üzere götürüldüğü Van sığınmacılar kampında halâ bekletiliyor.  Olayı BM Mülteciler Yüksek Komiserliği avukatlarının müracaatını inceleyen Anayasa Mahkemesi, iddianın (neyse?) araştırılması için uygulamayı 14 Eylül'e kadar durdurma kararı aldı.

AİHM'nin daha önce İran'a iade ile ilgili Türkiye aleyhine kararı olduğu halde, mülteci ile sığınmacı hukukunun farkını bile düşünmeden bir Türk aydınına reva görülen bu haksız muamele yurt çapında büyük bir infiale yola açtı. Konu sosyal medyada depreme dönüştü. Bazılarına aşağıda yer verilmiştir.

İdam tehdidi altındaki Rahim Cavatbeyli'ye İYİ Parti sahip çıktı. Darısı diğerlerine diyelim.

Genel Başkan Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Boraltan Köprüsü" faciası üzerine yüreğinin sesini dile getiren şair Yıldırım Elmas'ın şiirindeki iki mısraı ile "Dönüp seslendim geri, merhametsiz birine, Beni siz vursaydınız, şu gâvurun yerine." seslendi ve şöyle dedi: "Rahim Cavadbeyli bir Türk Milliyetçisidir ve Türkiye'de "MÜLTECİ"dir.  Gardaşımızı İran'a teslim etmeyin. Yeni 'Boraltan Köprüsü' acısı yaşatmayın, sayın Erdoğan.

" İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Buğra Kavuncu da, yazımızın başlığındaki "Cavatbeyli Türkiye'nin şerefidir" sözleriyle olayı, 1945'de yaşanan, büyük bir utanç ve insanlık faciası "Boraltan Köprüsü" felâketine benzeterek şöyle dedi: "Ekonomik sorunlar yaşadığımız bugünlerde Türkiye'ye ilk ve en büyük destek, kardeş ülke Azerbaycan'dan gelmiştir. Bu kardeşlik duyguları, 'Bütün Azerbaycan' coğrafyasına hâkimdir. Tebriz'in kalbi de bu zor günlerde Türkiye ile birlikte çarpmaktadır. Hal böyleyken, Tebrizli bir Türk aydınını İran'ın ellerine teslim etmek üzeresiniz.

Türk aydını Rahim Cavadbeyli, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Ofisi'nin gözetimindedir… Yani "özgürlüğüne yönelik bir tehdit ile karşı karşıya kalacağı bir ülkeye gönderilemez… Türkiye 1945 yılında 'Boraltan Köprüsü' acısını yaşamış bir ülkedir.

Sayın Cumhurbaşkanı, daha önce birçok konuşmanızda, Boraltan Köprüsü'nde Sovyet askerlerine teslim edilen ve kurşuna dizilen 144 Azerbaycanlı kardeşimizin acısına değindiniz. Ve içimizi dağlayan 'Boraltan Ağıtı'nı bile okudunuz."

 "Boraltan Köprüsü" olayı

DP Tekirdağ milletvekili Şevket Mocan ilk kez TBMM'de 18.07. 951 tarihli önergede:

"1. Muhtelif tarihlerde memleketimizde siyasi mültecilik haklarına dayanarak iltica eden 156 mültecinin 1947 senesinde, milletlerarası hukuk kaidelerine tamamen aykırı olarak Sovyet Rusya'ya teslim edildikleri doğru mudur?

2. Facia kurbanlarının sevk şekli de, kurban gönderilen mabudun usullerine uygun olmasından ve akıbetlerini görmesinden, teslim işinde vazifeli Yedek Subay Posta Müfettişi Reşat'ın asabi rahatsızlığa uğradığı ve sinir hastanelerinde elyevm tedavi olduğu doğru mudur?"

Adalet Bakanı cevabında: "Ankara'daki Sovyet Se­fareti ile mütekabiliyet esasını tespit eden bir nota teatisi suretiyle 237 Sovyet askerî mültecisinden 195'i ilk parti olarak 6.8.1945 tarihinde Tıhmıs kapısından Sovyetlere iade edilmiştir.

Bu olayda kaç Azerbaycan Türk'ünün katledildiği maalesef tam olarak bilinmiyor. Farklı farklı söylemler mevcuttur. Fakat gerçek ortadadır. Soydaşlarımız düşmana teslim edilmiştir.

Karakol komutanı genç subayın gördüklerine dayanamayıp evine gittiğinde intihar ettiği de hala anlatılmaktadır."  Biz verdik, onlar aldı, vahşice katletti.

SONUÇ: İran'da bin yıllık Türk hâkimiyeti ilk defa 1925'de İngiliz planıyla yıkıldı. Nüfusça daima çoğunlukta olan Türkler azınlık konumuna düştü. Ülkeye Fars ırkçılığı, dış desteklerle egemen oldu. Türkçe resmi ve eğitim dili olmaktan çıkarıldı. Haksızlıklara karşı çıkan Türkler, hep hukuk ve demokrasi yolunu seçti. Bazı topluluklar gibi teröre başvuranı hiç olmadı.  Rahim Cevatbeyli de bu mücadelede yerini aldı. Kimliği ve misyonu hakkında geçen yazımızda somut bilgiler verildi. Mahrumiyet içinde on beş yıldır, ülkesinden ve ailesinden uzaklarda yaşıyor. Türk dünyasına hizmetten başka sevdası olmayan, durmadan araştıran, yazan ve üreten biri.

Boraltan Köprüsü faciası yüreklerimizi yakıyor değil mi? Tarihten ders almayanların vay haline. Rahim Cevatbeyli bir kişi olabilir; fark eder mi? İnsanın, devletin, milletin ve hukukun haysiyeti ayaklar altına alınırsa, geriye ne kalır? 

***

1. Gazi Üniversiteli gençlerin İnternet sitesi glokalturk.com haber yaptı:

2. İYİ Parti sözcüsü Buğra Kavuncu açıklaması yaptı, 3. Yeniçağ Gazetesi internet sitesinde açıklamayı manşete çekti, 4. Meral Akşener twit attı, 5. OdaTv bu twiti haber yaptı, 6. Millî Düşünce Merkezi saat 21'de #RahimCavadbeyliyeÖzgürlük tabelasıyla Twitter'de çalışma başlattı. Üç saat içinde 10 bini geçen twitle, Cavadbeyli Türkiye gündeminde altıncı sıraya çıktı.

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, Millî Devlet Gazetesi, Ülkü-Der, Ahde Vefa Turan Derneği, Milli Devlet Gazetesi, Yeni Ufuk Dergisi, Sungur Türk Fikir Mecmuası, Anda Kardeşe Vefa Derneği, Mefkûre Mektebi, 14 Mart Tıbbiyeliler Derneği, Milli Mecmua, Edebice Dergisi, Kitap Şuuru, Eksen Eğitim Sendikası, Eksen Sağlık Sendikası, Genç Eksen, ILPEACE, Vaziyet sitesi, Turancı Hareket, Türkoloji, Üçtuğ, Türk Yurdu Kulübü ve daha birçok kuruluş ve kişi çalışmayı destekledi.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları