Cemil Meriç'ten altı çizili satırlar...

Ahmet SEVGİ

Yıl 1975... Lise öğrencisiyim. Bir gün gazetelerden birinde şu meâlde bir reklâm gördüm:  “Hür düşüncenin kalesi HİSAR... Aylık Fikir ve Sanat Dergisi... 25.Yıl...”  Merak edip araştırdım, Allah’tan bayide varmış, aldım. (HİSAR, Mart 1975, Sayı:135) Özel bir sayı idi bu. Mehmet Çınarlı, Mehmet Kaplan, Kenan Akyüz, Mehmet Önder, Halide Nusret Zorlutuna, Ahmet Kabaklı, Talât Sait Halman... Hepsi  “HİSAR” ı anlatıyorlardı. Hoşuma gitti ve kapanıncaya kadar devamlı  “Hisar” ı alıp okudum.
HİSAR dergisinde iki yazardan çok etkilendim: Mehmet Kaplan ve Cemil Meriç...  “C. Meriç’in beni etkileyen yönü ne idi acaba?”  diye üstadın HİSAR’daki yazılarından altını çizdiğim satırları şöyle bir gözden geçirdim. Bunlardan birkaçını buraya aktarmak istiyorum:
“HİSAR, sanatın kutsiyetine inanan her fikir adamı için bir ilticâgâhtır. Gündelik politikanın, küçük kinlerin, sefil dedikoduların uğrayamadığı bir vâhâ HİSAR”  (sayı:135)
“Îman mutlak hakîkatlerin dünyası, tefekkür şüphenin”
“Diyalektik, tefekkürün tarifidir dedik, doğru. Tefekkürün tarifi yani, düşünceyi mücerretlere hapsedemeyeceğimizi ihtar eden son derece mücerret bir ifşâ, bir işâret”. (sayı:136)
“Aydınların görevi, gerçeklerden korkmamak, şuursuzluğa şuurla karşı koymak değil mi? Diyalogun yasak olduğu yerde hakîkatten söz edilemez”. (sayı:138)
“Hıristiyanlıkda dünya ile din, Sezar’la Îsa aynıdırlar. Ama iki efendiye birden hizmet edilmez: Ya Sezar ya Îsa!”  (sayı: 139)
“Kitap bir ticâret metaı oldukça, yaratıcısı ister istemez esnaflaşacaktır”. (sayı:140)
“Hür düşüncenin olmadığı yerde intelijansiya da yoktur”  (sayı:142)
“Aydınlarımız, Avrupa’nın hastalıklarını ithale memur bir anonim şirket”. (sayı:144)
“Yeni bir hakîkatin, yeni bir düzenin müjdecisi olmak isteyen, bir kelimeyle, söyleyecek bir sözü olan herkes suç işlemek zorundadır”  (sayı: 145)
“Spinoza, havaya fırlatılan taş konuşabilseydi kendi arzusu ile yola çıktığını söylerdi, diyor. Kasırgalı bir denizde çalkalanan sal bizden daha hür”. (sayı:146)
“Sefalet ve yalnızlık: Dehânın ezelî yoldaşlarıdır”. (sayı:148)
“Batı intelijansiyasının ayırıcı vasfı şüphe ve tenkittir”. (sayı:150)
“Bir Fuzûlî’den, bir Şeyh Gâlib’den aldığım hazzın binde birini vermedi bana, Dante”. (sayı:153)
“Edebiyatımız köklerinden kopmuş, dil perişan. Politikanın çığlıkları yanında şiirin ve düşüncenin sesi kendini duyuramıyor”. (sayı: 159)
“Düşünce bir köprü: Kıldan ince, kılıçtan keskin... kalabalıklar geçemez üzerinden. Ülkeler asırlarca habersiz yaşamış birbirinden”. (sayı:170)
Pırıl pırıl birçok gencin, ideolojik saplantılar yüzünden hebâ olup gittiği bir devirde  “HİSAR” ı tanımak Mehmet Kaplan’ı, Cemil Meriç’i okumak bizim için büyük bir şans oldu. Siyasî taassuptan uzak durabilmişsek bunu onlara borçluyuz.
Ölümünün 22. yıldönümünde Cemil Meriç’e Allah’tan rahmet niyaz ediyorum...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş