Cennetin değil, Cehennemin yol taşları...

Sadi SOMUNCUOĞLU

Haçlılarla işbirliği ne yaman bir şeymiş. İnsanın gözü görmez, kulağı duymaz vicdanı sızlamaz hale geliyor. Misal mi istiyorsunuz verelim. 
İşte Büyük Ortadoğu Projesi. Emperyalistler Irak’ı 2003’de işgal ederken ne dediler? “Kitle imha silahlarını, teröristleri yok edip, ülkeye demokrasi, özgürlük, kadın haklarında ilerleme ve ekonomik kalkınma getireceğiz.” ABD Dışişleri Bakanı Rice da, 25 ülkenin sınırları değişecek demedi mi?
Böyle dediler de sonra ne oldu? Irak’ta bir buçuk milyon masum insanın kanına girildi. Görülmemiş tecavüz ve işkence yapıldı. Namuslu aile kadın ve kızları pazarlara döküldü, en eski medeniyet merkezi Irak mahvedilerek bölündü. Kıyamete kadar insanlığın yüzünü kızartacak iğrenç işler yapıldı. Afganistan ve Pakistan ayrı bir insanlık faciası. 
Bütün bunlar birer gerçek değil mi? İtiraz edilebilir mi? Asla.
Şimdi de BOP’un bu vahşetine, bizim ikili nasıl bakıyor, onu hatırlayalım. Bunun için 2009 ve 2007’de ne demişler bakalım.
Başbakan Erdoğan: “Büyük Ortadoğu Projesi’nin amaçları bellidir ve o amaçların içerisinde Türkiye’nin üstlendiği görev de bellidir. BOP Ortadoğu barışına yönelik olarak kurulmuş ve bunun yanında ekonomik kalkınmasına yönelik, oradaki özgürlüğe yönelik, kadın haklarına yönelik, eğitim özgürlüğünü daha ileri safhalara taşımak için kurulmuş ve atılmış bir adımdır ve burada Türkiye’ye de bir görev verildi ve biz bu görevi üstlendik.” (13.01.2009 TBMM Grup Konuşması)
Abdullah Gül: “Belki garip karşılanacak ama, söylemek zorundayım. İslam medeniyeti yenilmiştir. BOP, Ortadoğu’da barış ve huzurun hakim kılınmasını amaçlayan bir proje, kesinlikle siyasal ve askeri müdahaleyi öngörmüyor. Türkiye’nin dış politika ilkelerine uygundur, ABD ile hareket ediyoruz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmektir.” (TBMM, soru önergesine cevap, 5.5.2007)
Bunlar insanın kanını donduruyor değil mi? Simsiyah bir tablo, nasıl da bembeyaz gösteriliyor. Gözler görmüyor, kulaklar duymuyor, vicdanlar sızlamıyor.
Bir örnek de içeriden verelim. Erdoğan ne diyor? Analar, babalar, bacılar ağlamasın, akan kan dursun, şehit tabutları gelmesin. Çok güzel de, siz 2002’de yönetime geldiğinizde kan akmıyor, şehit cenazeleri gelmiyordu. Ne yapıldı da, ülke teröre teslim oldu? Bu hiç düşünüldü mü? Mesela; milletimizi bir bütün olarak değil de, aynen PKK gibi çok sayıda etnik parçalar halinde gören “ırkçı” siyaset mi terörü diriltip azdırdı?
Bunları düşünmeyi bırakınız, tam tersine bu bir başarı olarak görülüyor. İnatla “Kürt Açılımı” da ırkçı temellere oturtuluyor. Çözüm denilenlerin, tamamının bölücülerin şartlarından oluştuğu, uygulamasına geçildiği açık bir gerçek. Bu husus, Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve MİT uzmanlarından oluşan komisyonun belirlediği, 26 maddelik kısa vadede yapılacaklar listesiyle sabit olmuştur.
Bu “Açılım” da nereden çıktı denmesin. BOP çerçevesinde, Mayıs/2009’da Bağdat’ta, Türkiye-ABD-Irak ve Barzani arasında varılan mutabakatın gereği olduğu anlaşılıyor. Hatta Gül buna, “tarihi fırsat” demişti.
Buna göre terörün önlenmesiyle eş zamanlı olarak, bölücülerin istekleri karşılanacak Kısaca, milli devlet yerine, Irak’ta olduğu gibi, iki dilli, iki kimlikli yeni bir egemenliğin tesisi için, kanunlar ve anayasa değiştirilecek. Zaten terör de bu amaçla yapılmıyor muydu?
Türkiye bu ilk adımı atınca teröristler, dağdan-ovadan inmeye başladı. Devletin valisi, müsteşarı, savcısı, hakimi bu eli kanlı terör örgütü militanlarını sınırda karşıladı. Vali hoş geldiniz dedi. Alelacele kurulan mahkemede sorgulanan teröristler,  ısrarla, “Pişman değiliz. Önder Öcalan çağırdı, elçi olarak geldik”  dedikleri halde, serbest bırakıldı. Eli kanlı teröristler ibra edilmiş oldu. Bakanı Atalay, “etkin pişmanlık” yerine ısrarla, teröristler incinmesin diye “eve dönüş” dedi. Halk bunu PKK’lılardan özür dileniyor şeklinde yorumladı..
PKK bir zafer daha kazanmıştı. Bunun sarhoşluğu içinde yapılan gösteriler, milli vicdanı yaraladı. İlk gün  “Bu coşkulardan gurur duyulması gerektiğini” söyleyen ve rahatsız olanları kınayan Erdoğan, ikinci gün rotayı değiştirdi.  DTP ve PKK’lılara seslenerek, dikkatli olun uyarısında bulunup, ‘Türk Milleti’ni uyandıracaksınız ha’ demeye getirdi.
Cennete dense de, Cehenneme giden yolun taşları döşeniyor. Ey Türk Milleti uyan!..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş