Cesaret Partisi!

A+A-
Arslan BULUT
Osman Pamukoğlu’nu ben de “Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok” kitabı ile tanımaya başladım. Dönemin Genelkurmay Başkanı tarafından tuğgeneralliğe terfi ettirilerek terörle mücadele için bölgeye gönderildiği andan itibaren giriştiği mücadeleyi kitabında anlatıyor. Yazılarımda bu kitaptan alıntılar yapmıştım. Bu defa siyasetçi Osman Pamukoğlu’ndan söz edeceğim.
Hak ve Eşitlik Partisi tarafından Osman Pamukoğlu imzası ile yüz binlerce kişiye gönderilen, “Siyasal ve Toplumsal İlkelerimiz” kitapçığını masamın üzerinde buldum. Biz bugüne kadar hangi ana fikirleri işlemişsek, bu kitapçıkta var.
İlgilenenler, Hak ve Eşitlik Partisi’nin çözümlerini de bu kitapçıktan okuyabilir. Benim üzerinde durmak istediğim konu, kitapçıktan fışkıran Osman Pamukoğlu ruhudur. 
***
Kısa sunuş mektubunda, Pamukoğlu, “Asıl mesele toplum değil bireydir. Memleketin başına gelen her şeyden yurttaş olarak herkes birebir sorumludur. Kimse, olan biteni, ürkerek, çekinerek, korkarak kenardan seyredemez. Ülkenin yazgısı, sonuçta kişilerin de yazgısı olacaktır. Hemen olmasa bile çocuklarımız başlarına geleni çekecektir. Ülkemiz karayel altında. Yelkenleri rüzgârda deneyeceğiz. Şimdi değilse ne zaman?” diyor.
Kitapçık ise kapağını açar açmaz, sizi,  “Dünya tarihinde cesur insanların eylemlerine ilişkin bilginin dışında değerli hiçbir şey yoktur” cümlesi ile karşılıyor.
Bu tür sözler, bölümler arasında birer sayfa yer işgal edecek şekilde yerleştirilmiş:
“Korktuğun şey olur. Çekindiğin şey başına gelir. Bu ikisinden nasıl kurtulursun, öğrenmek ister misin? Cesur ol, yeter!”
“Cesaret en iyi öldürendir; saldıran cesaret. Cesaret acıyı bile öldürür. Acı, en derin uçurumdur. Ölümü bile öldürür, saldıran cesaret.”
“İnsanlar her zaman bir şeylerden şikâyet eder ama bir şey yapmaya hazır değildir. Bu eylemsizliğin bir dayanma noktası vardır; ‘Bu düzen böyle mi gidecek? Artık yeter’ dönemi... Artık olayların akışına müdahale zamanı geldiğinden, aşırı derecede dayanıklı ve iddialı vatanseverlere ihtiyaç vardır.”
“Yarı bağımlı bir ülkede yaşayan insan, yürüyen bir ızdıraptır. Bir millet, siyasi ve ekonomik bağımsızlığını kaybedince, o millette herkes hiç olur. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu; genç, ateşli ve ihtiras sahibi insanların ortaya çıkarak siyasi mücadeleye atılmalarıdır.”
“Kişinin kendini kanıtlama ve başkalarına ispat etme kaygısından kurtulmasının tek yolu cesaret ve özveridir.”
“Her bireyin alın yazısı, ülkenin de alın yazısıdır.”
***
Demek ki Osman Pamukoğlu, sıradan siyasetin çok ötesinde, millete, özellikle gençlere cesaret aşılıyor ve doğrusunu yapıyor.
Mesleğin ilk yıllarında, yazı yazarken, tarih boyunca yaşamış, halen yaşamakta olan ve bundan sonra gelecek olan bütün Türkler, mahşeri bir meydanda toplanmış da sanki onlara hitap ediyormuşum gibi bir duyguya kapılırdım. Şimdi de zaman zaman aynı heyecanla yazıyorum ve siyasi partileri, liderleri, bu açıdan değerlendiriyorum. Bu sayede Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal veya Devlet Bahçeli’nin politikalarını ele alırken doğruya doğru, eğriye eğri diyebiliyorum. Yani kimsenin aklına siyasi bir niyetle yazdığım gelmesin.
Osman Pamukoğlu’nun cesaretle ilgili sözlerini çok önemsedim. Pamukoğlu, mevcut şartlar altında partisinin adına  “Cesaret Partisi”  dese yeridir. Allah, doğruluktan ayrılmayanların yolunu açık etsin.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları