Çeşme başını tutan demokrasi sinekleri

İsrafil K.KUMBASAR

Tartışmanın dönüp, dolaşıp geldiği yer hep aynı cümlede ifadesini buluyor:
- “Safını belirle kardeş. Demokrat imam birazdan seslenecek. Safları sıklaştıralım.”
Karşı cephede ise ‘antidemokrat’komutan, nam-ı diğer darbeci. Komutanın yanına ‘yargıcı’, ‘muhalefet liderlerini’, ‘sivil toplum kuruluşlarını’ falan da ekleyin.
O cenaha yönelik komut ise genelde şöyle:
- “Dirsek teması aralığı hizayaaa gel!”
Durun, hemen korkuya kapılmayın. Memleket ‘kamplara’ bölündü, nedir bu başımıza gelenler türünden yakınmaları bir yana bırakın. Bölünme falan yok.
‘Gelişme’ var, ‘değişim/dönüşüm’ var.
Nereden anlıyoruz bunu? ‘Safları sıklaştırma’ komutu verenlerin geçmişinden.
Biraz gerilere uzanın mutlaka göreceksiniz.
Demokrasi nasıl da ‘araç’ olmaktan çıkıp, ‘amaç’ olmaya başlamış. ‘Hıristiyan Kulübü’ diye adlandırılan Avrupa Birliği’nin aslında bizim ‘biricik muradımız’ olduğu günde beş vakit dillendiriliyorsa, korkuya mahal yoktur. Rahat olun.

***


Birkaç misalle, ‘demokrasi havarisi’ kesilenlerin suretlerini hatırlatalım sizlere.
‘Hazine-i Hassa’dan yemlenen ‘malum biraderler’ örneğin. Büyük dedeleri tarihte ‘bir kadını asma’ başarısı gösteren kişidir. Yani ‘cumhuriyet sofrasının’ kıyıcığında yer tutmuş bir isim. Peder-i alileri ise ‘sosyalizmden’ yemlenmiştir uzun süre. Bakın bugün mahdumlara. “Demokrasi, demokrasi” diye feryat figan halindeler. ‘Kemalizm’, ‘sosyalizm’ ve nihayet ‘liberalizm’.
‘Demokrat koronun’ bir başka şerefli üyesini daha unutmamak gerekir mesela. Amcası unutulmaz tanıklığı ile ‘bir Türk’ün asılmasına’ vesile olmuştur. Zat-ı alileri bir dönem ‘milliyetçi hareketin teorisyenliğine’ soyunmuş, sonra ‘demokratlıkta’ karar kılmıştır. Şimdi görev yeni yetme mahdumunda. Gözüne ‘bant’ çekin sadece ‘söylediklerine’ kulak kabartın, sanki ‘İmralı sakini’ konuşuyor.
 Onun da derdi tasası aynı: ‘Demokrasi’.
Tek tek saymakla bitmeyecek galiba. Bir ‘aile fotoğrafı’ çekelim dilerseniz. Babası ‘kafatasçı’ diye fişlenen, annesi ‘komünist’ diye mimlenen, biraz Marks’tan, biraz Mevdudi’den beslenen, ‘kızıla’ çalan ama ‘yeşilden’de vazgeçmeyen bir yığın suret. ‘Yeşili’ seven ama ‘kızıla’da göz kırpan kalem aşüfteleri.

***


Dileyene ‘noterden onaylı’ albüm
getirebiliriz. Yeter ki kimse endişeye, korkuya kapılmasın.
Kabul etmek gerekir ki, Türkiye değişiyor. Bir evrim geçiriyor ‘gündoğdu sirkinin’ hokkabazları. ‘Alacası’ bol bir tablo ile karşımızdalar. ‘Renklerin raksını’ sahneliyorlar.
Ortak hedef ‘daha fazla demokrasi’, ortak istikamet Avrupa Birliği.
Ya darbeciler? Onların argümanı ne?
Neymiş efendim. ‘Sınırlar’ değişmesin, ‘memleketin çivisi’ yerinden oynamasın, insanlar ‘birbirine düşman’ edilip ‘etnik tezgahın’ içine çekilmesin.
Eee, sonra? Memleketin kaynakları ‘eşe dosta’peşkeş çekilmesin. ‘Kayırmacılık’, ‘iltimas’, ‘irtikap’ alıp başını gitmesin.
Yahu bunlar artık ‘bilinen’ şeyler. Daha farklı, daha yeni bir şey yok mudur
heybenizde?
Bizi kimse “Demokrasi heder edilecek” diye korkutmaya çalışmasın. Bir yığın insan ‘oradan’, ‘buradan’ toplanıp ‘demokraside’ karar kılmış.
Hadi biri-ikisi neyse, hepsi yalancı olamaz ki.

***


Efendim!.. Anlamadık!..
‘Her devrin’ adamı mı bunlar?
İnanmıyoruz. ‘Değişti’ bunlar değişti.
Artık hepsi ‘demokrat tosuncuk’ bunların.
Yarın ‘çeşme kurursa’ eğer ne mi olacak?
Onu da biz mi düşünelim yani?
Bulurlar bir yolunu elbet.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş