Çetenin komutanı imam

Ergun KAFTANCI

     HER yerde herkes, yaşadığımız darbe girişimini konuşuyor ve kendince yorumluyor.

     Yaşananlara abukluk katanlar var; uyduruk bilgileri olaya yapıştırarak bilgiçlik taslıyorlar...

     Bu menfur kalkışmanın ayrıntıları tamamen ortaya çıkmış değil. Hepsi sorgulama ve ardından gelecek yargılamayla öğrenilecek...

     .........................

     16 Temmuz sabahı dünürümle konuşuyoruz, lâfı bana bırakmıyor...

     Car car car...

     Susmuyor...

     Söyledikleri, zihinsel yorgunluk yaşayan ve muhakeme kabiliyeti azalmış birinin abuk laflarla yapacağı değerlendirmeden farklı değil...

     - Bu kalkışma bana iktidarın bir tezgâhı gibi geliyor...

     - Olmaz öyle şey... 

     - Nasıl olmaz, başkanlık sistemi kolayca gelsin diye yapılmıştır kanımca...

     Hay senin kanına...

     "Kim yaptırmış olacak" diye sorsam işaret edeceği isim belli...

     "Git işine dünür" dedim, "Böyle abuk sözleri ortalıkta dolaştıran  ahmaklarla kötü niyetli münafıkların arasına katılma."

     Gidene kadar susmadı, kanımı beynime sıçrattı:

     -Yok böyle bir tiyatro...

     Yok tabii ama lafını bilmeyenler var saydı!

     ............................

     Darbeciler için vurulması gereken en birinci hedefin Cumhurbaşkanı olduğu ortaya çıktı. Erdoğan da söyledi, "Geç kalsaydık beni orada öldüreceklerdi" dedi...

     Aynı anda, MİT Müsteşarı'nı ve Genelkurmay Başkanı'nı da mandepsiye bastırmak istediler. Bu ikiliyi ya yanlarına çekecekler, ya öldüreceklerdi...

     Darbe o zaman yayılacak meşruiyet kazanacaktı...

     Sallapati bir kalkışma olduğu için beceremediler; Hulûsi Akar direndi, Hakan Fidan'a da ulaşamadılar...

     Böyle bir girişimi tiyatro diye düşünenler herhalde sırılsıklam ahmak!

     ...........................

     1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, girişimin karşısına dikilmeseydi ve darbecilere katılsaydı kalkışma yayılır ve güç kazanırdı...

     Darbecileri frenleyen faktörlerden biri de Dündar'ın kararlılığıydı

     Halen gözaltında bulunan 2'nci Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti ile Genelkurmay 2'nci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Genelkurmay kadrosundan Korgeneral Salih Ulusoy'un darbecilerden yana olmaları Orgeneral Dündar'ın ne kadar isabetli davrandığını gösteriyor....

     .........................

      Dikkatinizi çekti mi bilemiyorum, gözaltında olan ya da tutuklanan isimler arasında kalkışmanın beyin takımından olduğu saptanan Adli Müşavir Albay Muammer Köse'nin adına rastlamadım...

     Firarda mı!?

     .........................

     Girişimcilerin kendi içlerinde bile emir komuta zinciri oluşturamadıkları görüldü.

     Cumhurbaşkanı'nı öldürmeye giden timin komutanı çetenin imamı olarak bilinen bir başçavuştu. Oysa timde binbaşı, yüzbaşı, üsteğmen ve teğmen rütbeliler vardı; çarpıklığa bakın, imam hepsine komutanlık yaptı...

      Askeri hiyerarşide savaş dışında böyle bir yapılanma söz konusu olamaz.

      Organize olmadan yola çıktıklarına bir başka örnek daha vereyim, eylemi yönlendiren ses bir binbaşıya aitti. Karargâh, yani komuta merkezi kuramadıkları için kalkışmanın stratejisini bir binbaşı şekillendirdi.

      Karşı çıkan ve direnenleri vurun emrini o binbaşı verdi, Mehmet Karabekir... Basında ayrıntıları yayınlanan telsizler ve yazışmalar öyle diyor...

      .........................

      Kalkışmaya ilişkin gerçekler ilerleyen günlerde daha ayrıntılı olarak öğrenilecek, hele sorgular bir tamamlansın...

      Öyle anlaşılıyor ki menfur girişim ülkenin gündeminden uzun süre düşmeyecek ve herkes merhabadan sonra hemen konuya girecek...

      İnşallah kimse dünürüm gibi ipe sapa gelmez şeyler söylemez ve bilgiçlik taslamaz!

 

İki kardeş nerelerde

       AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'nin kardeşi Tümgeneral Mehmet Dişli de gözaltına alındı...

       Dişli, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulûsi Akar'a önüne getirilen darbeye ilişkin bildiriyi imzalatmaya kalkan isim...

       Israrda bulunan, sonra da Akar'ın boynuna sarılanlara katılan Dişli, Genelkurmay Stratejik Dönüşüm Daire Başkanı ve Akar'ın göz bebeğiydi.

           ......................

       İki kardeşin farklı çizgilerine bakın; biri Erdoğan'ı alaşağı etmeye kalkanların arasında, diğeri Cumhurbaşkanı'nı dünya lideri kabul eden

insanların arasında, hatta başında...

       Dişli Şaban'a göre durum değişmez...

       Herhalde aynı hüküm Dişli Mehmet için de geçerli olmalı...

       

 RASTGELE

          AKP, artık FETÖ diye anılan cemaati ülkenin başına bela etmekten herhalde pişman olmalı. Din üzerinden siyaset yaparken ister istemez Fethullah'ı ve cemaatini oy ambarı görüp önemli bir argüman olarak kullandılar. Pensilvanya sakini kaçakla vaktiyle birlikte hareket eden, ondan akıl alan, fikrine saygı duyulan, fotoğraflar çektiren siyasetçiler şimdi adamın ipini çekmeye çalışmakla meşgul...

      Siyaset, oy, ikbal...

      Hepsi, insanları bir yerden alıp bir başka yere götürüyor...

      Hatta darbecilerin hedefi olmaya kadar...

      *

      TBMM'de güvenlikli bir sığınak olmadığı bu vesileyle ortaya çıktı. Oysa eski bir idare âmiri "Sığınağımız var, hem de çok güvenli" demiş ve her gün sığınağın kontrol edildiğini, ihtiyaçlarının giderildiğini, temizlendiğini anlatmış...

      Üstelik Genel Kurul toplantısında...

      Bugün ortaya çıkan durum ise tüm söylenenlerin yalan olduğunu gösteriyor. Şimdi bir yandan saldırının izleri silinmeye çalışılıyor, bir yandan da harıl harıl sığınak yapmakla uğraşılıyor.

      Lâfım kısa; biz ne sorumsuz ve yalancı insanlarız ya HU!

 

BİR SÖZ

-----------------------

        BARIŞ ve mutluluk her adımdadır, yeter ki adım atmasını bilelim.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş