Cheney'in Ortadoğu gezisi

A+A-
İrfan ÜLKÜ

ABD Başkanı yardımcısı Dick Cheney’in Ortadoğu gezisi bağlamında Ankara’ya da uğrayacak olması her zamanki gibi bir “Cheney komplosu” yla ilgili yazılarla yorumların üretilmesine yol açıyor. New York Times’ın eski Türkiye temsilcisi Stephen Kinzer, özellikle İran’la savaş karşıtı Centcom komutanı Amiral Fallon’un ani istifasını yorumladığı yazısında, amiralin istifasını “İran savaşının habercisi  başkan yardımcısı Cheney’nin zaferi olarak yorumluyor:

“Amiral açık açık İran’a yönelik bir askeri mücadeleye karşı çıkıyordu. Bu İran’a saldırı için bastıran Cheney ve benzerleri için büyük zafer. 1953’de Başkan Gisonhower’ın Başbakan Musaddık liderliğindeki İran hükümetini devirmeye karar vermesinin ardından Tahran’daki CİA biriminin şefi Roger Goiran’a darbeyi hazırlama emri verilmişti. Goiran, İran’a müdahalenin korkunç bir fikir olduğu yanıtını vermişti. Washington’ın buna verdiği cevapsa basit ve doğrudandı: Goiran görevinden alındı.

Musaddık’ın ABD tarafından 1953’de bir darbeyle nasıl devrildiğinin öyküsünü anlatan kitabıyla yankılar yaratan Kinzer “Bu nedenle bugünkü haberler tarihin uğursuz bir teerrürünü işaret ediyor” diye yazıyor: “1953 İran darbesi Ortadoğu’yu istikrarsızlaştıran ve ABD’nin ulusal güvenliğini vahim ölçüde zayıflatan bir dizi felakete yol açtı. Bugün İran’a düzenlenecek bir saldırı daha az vahim olmayacaktır.”

Ankara’da ve başka kesimlerde bazı siyasi elitleri ABD-Türkiye-Ortadoğu-Irak dörtgeninde algılayamadıkları bugün Bush yönetimi içindeki İran ve Ortadoğu stratejisi üzerinde büyük bir iç çatışmanın yaşandığı gerçeğidir. Amiral Fallon, çuvalcı dazlak general ve diğerleri Savunma Bakanlığı Pentagon içinde PKK ve Barzani yönetimiyle tam bir stratejik işbirliği istemekte Türkiye’nin devre dışı bırakılmasını savunmaktadırlar. Cheney, Neo-con’larsa tam tersini. Hemen ekleyelim ki, bunun Türkiye’ye yönelik sempatik ya da düşmanlıktan kaynaklanan bir mevzilenme değil stratejideki taktik derinliklerinin getirdiği bir sonuç olduğunu görmezden gelmek ancak duygusal ve ters komplocu mantıkla hareket etmektir.

Gerçekte Amiral Fallon Özbekistan Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında yaptığı ziyarette 2005’de Özbek hükümetinin kapattığı Hanabad ve Termez askeri üslerinin yeniden ABD hava kuvvetlerine tahsis edilmesini istemişti. Fallon; Özbek üst düzey yetkililerine Afganistanda NATO ve ABD askeri güçlerinin şu anda ülkenin yarısını kontrol eden Taliban’a karşı yetersiz kaldıklarının altını çizmişti. Yine ABD’nin işlettiği Kırgızistan’daki Manas üssü’nün yeterli sonuç vermediğide gelen bilgiler arasındaydı.

Sonuçta, Özbekistan’ın kayıt dışı da olsa ABD uçağına eski üslerden birine iniş izni verdiği iddiaları geçenlerde Amerikan basınında yer aldı.

Kuzey Irak’a gelirsek, Bush yönetimi ve Pentagon içinde hala Barzanici ve PKK’ya yakın generallerden oluşan lobinin ayağı Fallon’un istifasıyla kırılmış oldu. Savunma Bakanı Gates’in ise Cheney ekibi karşısında yeterince güçlü olmadı gerçeği bir yana, Barzani ve takımının İran’la ABD’ye karşı bazı gizli ilişkiler içine girdiği bilgileri Bush’un Barzani’yi gözden çıkarttığı yolundaki yorumlara güç katıyor.

Ankara istese de istemesede İran-Irak denkleminin içinde. Nitekim yakında Türkiye’nin Basra’da konsolosluk açması bunun bir kanıtı. Türkiye (seksen yıl sonra) yeniden Basra’da diplomatik olarak temsil edilecek.

Yazarın Diğer Yazıları