CHP için hiç dışarıdan düşmana gerek var mı?

İsrafil K.KUMBASAR

CHP’nin tarz-ı siyaseti öteden beri ‘bir yığın çelişkiyi’ de içinde barındırır. Dilimizde “Kaş yaparken göz çıkarmak” diye bir deyim vardır ki, ana muhalefet partisi için biçilmiş kaftan aransa, üzerine cuk oturur.
Son seçimlerde ‘AKP’nin tozunu almada’ hayli önemli girişimlere imza atan ’Gandi’ namı ile meşhur Kemal Kılıçdaroğlu, CHP tarzı bir faaliyete daha önayak oldu:
- “Toplumsal barışa katkı sağlayacaksa, biz genel affa da varız.”
Tam da ‘yeri’ ve ‘zamanı’ idi.
Açacaksın bütün kapıları, salıvereceksin cümle mücrimleri dışarı.
Sanki memleket bütün dertlerini bir anda çözüme kavuşturdu, bir tek ‘içeridekileri’ bağışlama sorunu kaldı.
CHP’nin Gandi’si öyle bir laf etti ki, Habur’da ‘seyyar mahkeme’ kurup teröristleri salıveren işbirlikçi AKP iktidarına adeta ‘ilaç gibi’ geldi.
Hükümetin başı “Bunlar neyin peşinde anlamak mümkün değil” derken, başaltı ise “Bu lafların arkasında Öcalan’ı İmralı’dan kurtarma projesi yatıyor” diyerek, yeni bir ayak oyunu daha sergiledi.
Gandi, tek hamlede tuş.
***

İnsanı ‘kendi silahı’ ile vurmaya verilebilecek en güzel örnek.
Sırf iktidar olsa, yine iyi. Gandi’nin Genel Başkanı Deniz Baykal da lafını esirgemedi bu başı sonu belirsiz lütufkarlık karşısında:
- “Daha bugün iki şehit verdik. Terör bitmeden af lafı da nereden çıktı?”
Genel affın PKK talebi olduğunu hatırlatan Devlet Bahçeli ise aslında Gandi üzerinden, CHP’nin genel politikalardaki çelişkilerine dikkat çekti:
- “CHP artık nerede duracağını netleştirmeli.”
Arkasında ‘kim’ var, ‘kime’ akıl danışıyor bilinmez, lakin Gandi öyle bir çizgi üzerinde yol almaya başladı ki, iktidarı ve muhalefeti kenetledi.
Böylesine ‘hesapsız’ bir çıkış için bütün partilerin kurmayları bir araya gelse ve bir ‘orta yol’ bulmaya çalışsalar, sanmıyoruz ki bulabilsinler.
Fakat Gandi, buldu.
Hükümetin başı Erdoğan’ı kendi genel başkanı Baykal’ı ve rakip muhalefetin başı Bahçeli’yi bir anda aynı noktada buluşturdu.
Anahtar cümle de “Genel affa varız.” (!)
***
Oysa ne güzel başlamıştı ‘yolsuzluk-hırsızlık’ dosyalarını afişe etmeye. Ne güzel sıkıştırıyordu ‘tüyü bitmemiş yetim’ edebiyatı yapanları köşeye.
Ne olduysa bir anda dosyaların ardı arkası kesildi. Bir laf etti, CHP tarzı siyasete nasıl adapte olduğunu ortaya koydu.
Daha ‘yırtık çarşaf’ yaygarası yatışmadan, milletin gözüne batan ikinci iğreti çıkış.
Neyse ki Baykal ortalığı toparlamayı biliyor.
İşte ‘dananın kuyruğunun’ koptuğu yer de burası aslında.
CHP’de öteden beri Baykal’ın gitmesini isteyen azımsanmayacak bir grup olduğu malum. ‘Seçmenler’ arasında da böyle düşünenler bir hayli fazla. “O orada kaldığı sürece CHP’ye oy yok” diyenler bir araya gelse, ‘barajı aşacak’ bir parti kurarlar.
İyi hoş da, bir de ‘tersinden’ düşünseler.
Yani, ‘çarşaf yırtanı’, ‘af çıkartanı’ ve daha bilmem ‘ne vecize’ yumurtlayanı ne yapacaksınız?
Bunları küçümseyenlerin de tabii kendilerine göre bir takım ‘haklı gerekçeleri’ var.
Erdoğan’ı başbakanlığa taşıyan kararın altında Baykal’ın imzasının bulunduğu henüz unutulmuş değil.
***
Baykalcılara sorarsanız eğer, cevap hazır:
- “Demokratik tavır, hukukun üstünlüğüne inanmak öyle davranmayı gerektiriyor.”
Bu ’tez’ ve ’antitez’ ilanihaye sürüp gider.
Adına da siyasette ’CHP tarzı’ diyorlar.
Bu tarzın daha uzun yıllar ülkeye kazandıracağı herhangi bir şey var mı dersiniz?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş