CHP o kafa ile çok başarılı mı olurdu?

İsrafil K.KUMBASAR

Atatürk’ün ölümünden sonra, bir süre onun gösterdiği ‘çağdaş uygarlık’ hedefini ‘kokuşmuş Batıcılık’ olarak algılayan ‘kozmopolit’ zihniyetin etkisine maruz kalan CHP, daha sonra kendilerini ‘sol’ olarak takdim eden, ama gerçekte ‘sömürgeci’, ‘etnik’, ‘ bölücü’ olan zihniyetin at oynattığı bir arena haline gelmişti.

Deniz Baykal ile başlayan ‘öze dönüş’ süreci çerçevesinde CHP yeniden asli kimliğine kavuşmaya başladı, Kemal Kılıçdaroğlu da gerek söylemleri gerekse ortaya koyduğu eylemleri ile bu çizgiyi sürdürmeye devam etti.

Ancak CHP, var gücüyle asılmasına rağmen, listelerinde yer alan bir takım ‘şaibeli’ ve ‘tartışmalı’ isimler yüzünden seçimlerde beklenen oyu almayı başaramadı.

Seçmenler CHP’ye şu mesajı verdi:

Ya sırtındaki ‘kamburlardan’ kurtularak, tam anlamıyla ‘Atatürk’ün partisi’ haline gelecek ve ‘bütün toplumu’ kucaklayan bir yapıya kavuşacaksın.

Ya da aldığın bu oy yüzdesini bile öpüp başına koyacaksın.

*  *  *

CHP’nin bir kısım vilayetlerde almış olduğu sonuçlar belki ‘etnik’, ‘bölgesel’, ‘dinsel’ bağnazlığa dayalı bir takım faktörlerin etkinlik kazanması formülü ile açıklanabilir.

Ama eminiz ki üretilen gerekçelerden en ucuzu, en gülüncü ve en tutarsızı olanı şu:

- “CHP, soldan uzaklaşarak sağa açılmaya başladı; bu yüzden seçimi kaybetti.”

CHP’nin kaybetmesinin asıl nedeni, toplumun ‘sosyal dokusunu’, ‘temel dinamiklerini’ ve ‘algılama reflekslerini’ bilmeyen işte bu zihniyettir.

Bu zihniyet yüzündendir ki halkının ekseriyetinin ‘yoksulluk’ sınırında olduğu bir ülkede ‘sol’ oylar ‘yüzde 20’ ile ‘yüzde 35’ bandı arasında gidip geliyor.

Geçmişteki bir takım olayların ‘toplumsal hafızada’ bıraktığı travmanın malum zihniyet tarafından sürekli ‘tetiklenmesi’ yüzünden, bir kısım vatandaşın sandık başına gittiğinde ‘CHP’ye oy vermeye’ bir türlü eli varmıyor.

*  *  *

Her kim ne derse desin, Kemal Kılıçdaroğlu, bir genel başkan olarak, başında bulunduğu partinin ‘iktidara hazır’, ‘iktidarı isteyen’ bir alternatif havasına girmesi için elinden gelen her şeyi yaptı.

‘Haksızlıkların’ ve ‘tartışmaların’ önünü kesmek için ‘kendisinin’ de katılmaktan çekinmediği ‘demokratik önseçim’ mekanizmasını hayatiyete geçirdi.

Partisini, ‘etnik’, ‘mezhep’ ve ‘sınıf’ farkına dayanan ‘dışarıdan kumandalı’ tartışmaların içerisine çekmeye çalışan odaklara asla fırsat vermedi.

Seçim kampanyasını ‘sosyo-ekonomik’ temel üzerine kurdu; iktidarın ‘rant üretmeye’ dayalı olan ve göz boyamaya yönelik ‘çılgın’ projelerine karşı ‘merkez ülke’ teorisini gündeme taşıdı.

Bir avuç ‘crema’ taifesini mutlu edecek söylemler yerine, ülkenin ‘en geniş’ kesimini oluşturan ‘yoksulluk’ ve ‘açlık sınırı’ altında yaşayan kesimlere öncelik verdi.

*  *  *

Kılıçdaroğlu, bugüne kadar ‘laik-antilaik’ ekseninde ve ‘kayıkçı kavgası’ mealinde yürüyen politikaları bir kenara bırakıp, ülkenin ‘gerçek gündemini’ ön plana çıkardı.

‘Haksızlıklar’, ‘yolsuzluklar’, ‘hırsızlıklar’ ve ‘rüşvet’ üzerinden iktidara yüklendi.

Sürekli ‘eski defterleri’ karıştıran, CHP’nin iktidara gelmesi halinde ‘camilerin kapatılacağı’, ‘imam hatiplere kilit vurulacağı’, ‘Kur’an’ın yasaklanacağı’, ‘Diyanet’in kaldırılacağı’, ‘başörtünün yasaklanacağı’ tezini işleyen; ‘en küçük bir kelimeyi’ dahi istismar etmeye hazır ‘akbabaların’ eline asla malzeme sunmadı.

Bülent Ecevit gibi ortaya koyduğu ‘dinî ve millî hassasiyetlere saygılı’ siyaset anlayışı, ‘yoğun karalama kampanyaları’ sayesinde toplumun geniş kesimlerine nüfuz eden ‘bir takım endişeleri’ silip attı.

Bunun bir sonraki seçimlerde CHP’nin hanesine nasıl yansıyacağı gün gibi ortadadır.

*  *  *

Derler ki, tarih ‘tekerrürden’ ibarettir; tecrübe ise ‘yenilen kazıkların’ bileşkesidir.

Geçmişte yaşanan onca tecrübeye rağmen, CHP hâlâ olup bitenlerden ‘gerekli dersi’ çıkarmayıp ‘28 Şubat’ kafası ile milletin karşısına çıkmış olsaydı eğer, belki bugün almış olduğu oy oranının ‘yarısına’ bile ulaşamayacaktı.

Zira, seçim kampanyasını ‘o kafa’ üzerine oturtup, ‘barajları yıkma’, ‘sandıkları darmadağın etme’ hevesine kapılan Vatan Partisi’nin aldığı oy oranı ortada.

Görünen köy ‘kılavuz’ ister mi?

YARIN: MHP’nin Bahçeli ile iktidar şansı var mı?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş