CHP ve MHP’nin çıkış yolu!

Arslan BULUT

AKP iktidarı ve onu dışarıdan destekleyen IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar, Türkiye ekonomisindeki büyümeyi göklere çıkarıyor. Bu büyümenin nerede olduğunu Ekonomist dergisinin araştırması ortaya çıkardı: Türkiye’nin en zengin 100 ailesi, kriz sırasında servetlerini ikiyle katladı!
Listede yer alan kişiler arasında kendi jet uçaklarını, helikopterlerini kullanan işadamları da var. Otomobil olarak da Range Rover, Jaguar, Mercedes, Bentley, BMW, Audi, Porsche ve Ferrari tercih ediyorlar. Türkiye’nin en zenginleri genellikle yalılarda yaşıyor.
Bu yıl için en zengin hanelerin sayısının 2 bin 200 olduğu, bu hanelerde yaşayan fert sayısının ise 8 bin 800 olduğu tahmin ediliyor.

* * *

Bir başka araştırmayı da Türk Eğitim-Sen yaptı. Türk Eğitim-Sen Başkanı İsmail Koncuk, öğretmenlerin yüzde 68.8’inin son bir yıl içinde ‘bankadan kredi çektiğini, ankete katılanların yüzde 79.7’sinin banka kredisi borcu olduğunu, yüzde 93’ünün kredi kartı kullanırken, yüzde 79.9’unun kredi kartı borcu bulunduğunu kaydetti. Ankete katılanların yüzde 42.1’i şans oyunları oynadığını söyledi.
Koncuk, öğretmenlerin “Maddi olarak hayatınızdaki en büyük lüksünüz nedir?”  sorusuna yüzde 39.4’ünün “hiçbir lüksüm yok”, yüzde 21.7’sinin “tatile gitmek”, yüzde 12.9’unun “işe arabayla gitmek”, yüzde 11.7’sinin “dışarıda akşam yemeği yemek”, yüzde 9.9’unun “alışveriş yapmak”, yüzde 1.7’sinin ise “ayda birkaç kez sinemaya gitmek” cevabını verdiğini bildirdi.
Ve öğretmenlerin yüzde 49.7’si, bu mesleği seçtiği için pişman!
Sadece bu iki araştırma bile Türk ekonomisinin röntgenini çekmiş oluyor. Üretenin değil, parası olanın servetini ikiye katladığı bir düzen elbette işsizler ordusuna sebep olur.
Olur da nereye kadar?

* * *


Ne kadar din istismarı ile bu duruma kapatmaya, türban tartışmaları ile halkı uyutmaya, gıda ve kömür yardımını
bir marifet gibi göstermeye çalışırsanız çalışın, sonuçta gerçekler böyle ortaya çıkar!
Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ın ibadet yerlerinde siyaset yaptığını, referandum öncesinde cami çıkışında vatandaştan evet oyu istediğini belirterek, “Görevini yapmıyor ama din istismarcılığını çok iyi
yapıyor” diyor. 
Devlet Bahçeli de “AKP’yle birlikte Cumhuriyetimizin temelleri sarsılmış, milli kabullerimizle hesaplaşmak isteyen çevreler iştahlanmıştır. Hıyanet saklandığı mahzenden başını çıkartmış, fitne belini doğrultmuş, Türk’e düşman çevreler AKP’nin sönmeye yüz tutmuş ampulünün altında bir araya gelmişlerdir. Türk’ü etnik yapı mertebesine indirmek için AKP’nin iş başına gelmesi istenmiştir” diye konuşuyor.
Ama bütün bunlara rağmen, “AKP iktidarı, teslimiyeti başarı, krizi fırsat, tavizi zafer, bölücülüğü hak, kutuplaşmayı millet iradesi, çürümüşlüğü gelişme olarak sunabiliyor” ve buna rağmen ayakta kalabiliyorsa, bunun muhalefet açısından da hiçbir mazereti yoktur.
AKP, CFR’nin “Türkiye’yi özerk bölgelere bölün” talebini içeren gizli mektubunu parti programı yaparak kurulduğu halde, CHP ve MHP, sekiz yıl önce belgesiyle ispat ettiğim bu gerçeği bugüne kadar hiç değerlendirmedi! 
“Seçim öncesinde bunları hatırlatmanın ne faydası var?” denilebilir ama 2011 seçimlerinde milli bir iktidar oluşturmak için gerçeklerin bütün açıklığı ile ortaya konulması gerekir ki bu iki parti de yukarıdaki araştırmalarla ortaya konulan AKP’nin ekonomik soygun düzeninin bir parçası olmasın.

++

Bir düzeltme
Cleveland Üniversitesi öğrencisi Salih Yasun bir düzeltme gönderdi. Buna göre Amerikan Milli Güvenlik Stratejisi’nde İran ile ilgili cümle “Bu yol ancak İran’ın liderleri gidişatı değiştirirse, uluslararası toplumun güvenini kazanmaya çalışırsa ve hükümlülükleri yerine getirebilirse aşılabilir” şeklinde olacaktır.
Salih Yasun, “Devlet vermemişse örgütlerin eline kütlesel silah geçemeyeceğini iddia etmişsiniz. Libya, Irak, İran ve Kuzey Kore yeraltı nükleer silah örgütü olan Khan örgütünden destek almıştır. Khan ayrıca nükleer silahları El Kaide’ye de satmaya çalışmıştır” diye bir başka görüş bildiriyor ama bu örgütleri devletlerden bağımsız düşündüğü anlaşılıyor. Oysa terör, çağımızda devletlerin kullandığı bir savaş yöntemidir. El Kaide de ABD, İngiltere, İsrail, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın ortak tasarımı sonucu kurulmuştur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş