CHP'deki imzalar

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

"Kongreler partisi" olarak bilinen CHP'de seçim sonrası "Kongre kılıcı" yeniden çekildi. Yıllardır iktidar yüzü göremeyen partililerin bu talebi son derece haklı. Sonuçta geride kalan seçimin sonuçlarının değerlendirileceği, özeleştirinin gerçekleşeceği, toplumun partiden beklentilerinin seslendirileceği ve bana göre en az on gün sürmesi gereken kurultay daha fazla gecikmeden toplanmalıdır. Mevcut yönetim hesap verdikten sonra da güvenoyu talebinde bulunabilir. CHP yönetimi seçimden hemen sonra "en kısa zamanda olağanüstü kurultayı toplayacağız" demiş olsa imzalara gerek kalmayacaktı. Yine de vakit geçmiş sayılmaz. İmzacılar 600'ü bulduklarını ifade ederken mevcut yönetim yeterli sayıya ulaşılamayacağını iddia ediyor. Direnmenin, işi yokuşa sürmenin anlamı yok. Toplam delege sayısının yarısını bırakın, dörtte birinin talebi bile yeterlidir.

***

Cumhuriyeti kuran iradenin günümüzdeki temsilcisi CHP'li yöneticilere yakın zamanda yaşanan imza olayını hatırlatmak istiyorum.

Merhum Türkeş sonrası MHP'nin başına çöreklenen Bahçeli, partinin en yüksek karar organlarını bypas edip, yalnız başına aldığı kararlar ile 50 yıllık partiye zor günler yaşattı. 7 Haziran seçimlerinde eline geçirdiği koalisyon fırsatını tepip AKP'nin ekmeğine yağ sürerek Kasım'da seçim istedi. Büyük oy kaybına uğradı. Ömürlerini partileri için vakfetmiş MHP delegeleri de "olağanüstü kongre" talep etti. Bahçeli önce kulağının üstüne yattı. İmzalar toplanırken rest çekip: "100 tane imza toplayamazlar. 200 tane getirsinler üstünü ben tamamlarım" sözleri ile gider yaptı. Ülkücülerin zeka seviyeleri ile adeta alay etti. İlk etapta 600'den fazla noter onaylı imza ibraz edildi. Bahçeli işi yokuşa sokup dolambaçlı yollara girdi. MHP mahkemeye düştü. Çoğunluğu sağlayan muhalifler Bahçeli'siz kongre topladı. İmza sayısı 750'yi buldu.

Bu sırada 15 Temmuz hain kalkışması yaşandı. Memleket OHAL'i yaşarken Bahçeli de koltuğunu koruyabilme uğruna iktidara sığındı. Kayıtsız şartsız teslim oldu. Bahçeli muhtemel rakiplerini tek tek ihraç edip, imza veren delegeleri de partiden attı. 1999 seçimlerinde yüzde 18'i bulan MHP önce baraj altında kalmış, sonraki seçimde CHP'lilerin desteği ile barajı aşabilmiştir. Parti tabanının sesini dinlemeyen Bahçeli, MHP'nin yüzde potansiyel 30'luk oyunu elinin tersi ile itip partinin bölünmesini sağladı. Bugün yüzde 11 ile övünüyor!

***

CHP'nin yüzde 25'ten 22'ye gerilemesi ölçü sayılmamalı. Muharrem İnce'nin aldığı yüzde 31 oy da ölçüye dahil değil. CHP kurucu kodlarına yeniden dönerse yüzde 40'ları aşıp iktidar olma şansı vardır. Bunun yolu ise önce parti örgütüne kulak vermek, CHP'ye özlenen iktidarın yolunu açacak vatandaşların güvenini sağlamak olacaktır.

CHP, ne Kemal Kılıçdaroğlu'nun, ne Muharrem İnce'nindir. CHP'nin tek lideri, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'tür. Atatürk'ün belirlediği çizgide, toplumun tüm katmanlarını bünyesinde toplama görevi yerine getirildiğinde, fabrika ayarlarına dönüldüğünde tüm sorunlar aşılacaktır. Unutulmasın ki siyasi partilerin omurgası vardır. Tek hücreliler gibi bölündükçe çoğalmaz! Bölüştükçe büyür.

Partinin bölünme riski göz önüne alınarak imzalarda yeterli sayı beklenmeden bugünden tezi yok, Sayın Kılıçdaroğlu'nun kurultay çağrısını seslendirmesi hizmetlerini pekiştirecektir. "Feriştahına boyun eğmem" diyen Kılıçdaroğlu'nun sadece partisinin en büyük karar organı olan kurultay delegelerine güveneceğinden eminiz.

Bu yolu açarak CHP için umutların yeşermesini, partinin kurultaydan güçlenerek çıkışını sağlamasını görmeyi arzu ediyoruz.

Demokrasiye en büyük katkı da bu yolu açmaktan geçecektir.

Umutla ve sevgi ile kalın...

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları