CHP'liler hangi "Kemal’in askeri" olmalı...

A+A-
Behiç KILIÇ

Asil temiz iyi niyetli CHP’liler uyanık olmak zorunda..
“Mustafa Kemal’in askerleri” dönüştürülüp, ikna edilerek global soygunlara oy tabanı halinde destek vermeye yöneltiliyor düşüncesi ortadadır ve yabana atılacak gibi değildir!..
Kubilay’ı anma toplantısında İzmir ve havalisi Menemen’i gene gelincik tarlasına çevirmişlerdi.. (Onlar kendi kendilerine şunu sorsunlar.. Her yere koşarak giden Kemal ile ekürisi Gürsel neden Kubilay’ı anmaya gelmedi!!?)
“Mustafa Kemal’in askerleriyiz!..”
Diye, inançla haykırıyorlardı..
“Mustafa Kemal’in askerleri” bugün ateşle imtihan içerisindedirler.. Onlar “Mustafa Kemal’in askeri” olarak ilerlerken, “Kemal’in(Benim adım Kemal!!) askerleri” yapılmak istenmelerini görmek zorundalar...
CHP bir hamlede “Soroscu, PKK muhibbi, Dervişzadeci” oluverdi..
Önce CHP’nin yönetiminden uzaklaştırılan, ardından CHP’deki dönüşümü eleştiren yazıları sansürlenen Yazar Mehmet Faraç şöyle diyor..
“Ben bunları (Soros-PKK istilasını) CHP’nin panelinde söyledim CHPliler hayretle, şiddetle alkışladılar...”
Faraç’ın sözlerine dikkat ediniz.. “Anlattıklarımı, hayretle dinlediler, öğrenince de...”
Ne yazık ki, CHP’nin mili duruşunu Atatürk sevgisini yüreğinde yaşayan vatansever tabanının aklı karışık.. PKK’nın kemikleşen iktidarı, milletin üzerinden silindir gibi geçen tavrı, bu tabanın sağlıklı düşünmesini engelliyor..
“Bu iktidardan kurtulalım da ne olursa olsun!!” düşüncesi ile Kılıçdaroğlu-Tekin’in kapıları nerelere açtıkları görmezden geliniyor...
İki okuyucu görüşü yansıtalım.. Önce Yazar Melih Aşık’a gelen satırları özetleyelim..
“CHP’nin çekirdek oyu yüzde 30’dur.
İktidar olmak için CHP bu yüzdeyi yükseltmek zorunda.
Bunu da sağ seçmenin de kabul edeceği politikalar uygulayarak yapabilir. Tabanda -CHP’li olmadığı halde- CHP’yi kurtuluş yolu olarak gören geniş bir kitle var. Bu ihtiyacı tarihi kimliği nedeniyle ancak CHP karşılayabilir.
CHP bu kitleyi görmezden gelirse iktidar olamayacağı gibi, ülkeye hizmet şansını da tepmiş olur.
Aslında merkez sağ ve sol arasında aşılmaz dağlar yoktur. Veya şöyle söyleyelim:
“Kurtuluş mücadelesi veriyorsanız farklılıkları görmeyi ‘şartların normale döndüğü günler’e ertelersiniz.” Selçuk Kınıklı...
Bir de bana gelen satırları aktaralım..
“Benim derdim bu bütünü bozmaya çalışanlarla. Bunu da şu an itibariyle muhalefet değil Hükümet bozmaktadır diyorum. Birlik olalım aynı düşmanla savaşalım diyorum. Sizin, bizim, hepimizin rakibi, bu ülkeyi bölünmeye, ekonomik ve siyasi batağa götüren Hükümeti şu an yöneten partidir. Lütfen seçime 6 ay kala daha organize daha toplayıcı yazılar bekliyoruz sizden... Saygılarımla..”
Bunlar iyi niyetli satırlardır.. Sığınılan, “umulan” bir görüştür.. Ama yüzeyseldir..
Milli hasletleri yüksek bu okuyucular, şunu iyi tahlil etsin.. Ulusal kavramı üstünden atan CHP, kendi tabanını partinin geleneksel adıyla ikna etse bile merkez sağın (DYP-ANAP) tabanını kendisine çekemez.. Göstermelik türban söylemleri ile Ak Parti’nin yönelmesi de ham hayal.. Ancak, olacak şudur.. AK Parti’ye kapılanamamış bir takım Soros muhibbi milletvekilliği kovalıyor.. Aynı şekilde PKK, CHP’ye sızıyor.. TBMM’de AB Uyum Yasaları’nın daha çabuk kabul edileceği bir vitrin hazırlanıyor.. Ak Parti’den kurtulacağız diye, CHP tabanına Atatürk’ü tasfiye ettirecek bir tuzak hazırlanıyor... CHP’li bu ateşe düşerse, hepimiz yanarız...

Yazarın Diğer Yazıları