CHP’nin “risk” analizleri...

Ahmet TAKAN

AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu bayram öncesi koalisyon görüşmelerinin nafile ilk turunu tamamladı.

“Nafile” diyorum. Çünkü,  “keşif amaçlı” diye yola çıkılan ilk turda ve muhtemelen Yüksek Askeri Şura’ya kadar geçecek sürede neyi keşif edecekleri çok merak konusu!.. Siyasi aktörler -huyuyla/suyuyla- çok bildik. AKP’nin bugüne kadar gelen sürede kimlerle neyin ortaklığını yaptığı, hangi kavşakta kimleri saltanat arabasından atıp boşalan koltukları kimlere ikram ettiği çok net. Kırmızı çizgiler ise havada uçuştu. Kimlerin hangi bakanlıklara talip olduğu ise isimlendirme yapılmadı ama açıktan tarif edildi. Saltanat arabasına binmese bile acil durumlarda can simidi atanlar, boğulma nöbetlerinde hayat öpücüğü verenler de kendilerini inkar edemeyecek kadar hâlâ siyaset hayatının içinde. Partilerin kendi içindeki dengelerinin birbirleri ile itiş kakışları herkesin malumu.

İlk tur tablosuna bakıldığında AKP’nin koalisyon kurma yerine her partiye göre oyun kurduğu bence çok net şekilde ortaya çıktı. Davutoğlu, koalisyonu pazara çıkarmaya çalıştı. Bu oyunu, kapıyı aralık bırakarak bir parça da olsa MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bozmayı denedi. Ahmet Hoca, koalisyon arayışları tarihinde pek alışık olmadık bir usulü; aynı anda seçeneklerle ayrı pazar tezgahları kurmaya çalıştı. Yani, eğer Devlet Bahçeli  “önce CHP ile işini hallet, sonra olmazsa bana gel”  tavrını koymasaydı bildik AKP ahlakı koalisyon pazarı kuracaktı. Aynı anda ayrı heyetler arası yapılan görüşmelerde bir o tarafa bir bu tarafa gidilip  “bak, CHP şuna ikna oldu sen diretiyorsun. Sen gel bundan vazgeç. Bak, MHP şu kadar Bakanlıkta kaldı sen çok istiyorsun”  diye at pazarlıklarını ustaca yürütecekti. Bildik AKP ahlakı (!) çerçevesinde bu örnekleri çoğaltabilirsiniz.

İlk tur görüşmelerinde gelinen noktada Recep Erdoğan’ın koalisyonun en büyük ortağı olma talebinde herhangi bir gerileme yok. Erken seçim tehdidi ise hâlâ masada. Bayram sürecinde de alttan alta trafiğin pek hissettirilmeden yürütüleceği kesin. Fakat, Bayram sonrasında başlayacak AKP-CHP resmi heyet temasları öncesinde son duruma, “AKP-CHP olur mu” ya bakalım;

AKP ve MHP arasındaki görüşmelerin tamamlanması ve Davutoğlu’nun MHP grup odasını terk etmesinin ardından yapılan tüm açıklamalar CHP cephesinde en titiz şekilde analiz edildi. CHP kulislerinden edindiğimiz bilgilere göre Kemal Kılıçdaroğlu ile yapılan toplantıda MHP ve CHP başlıkları altında yapılan ortak yorumlar şöyle;

“MHP’nin 3 adımlı stratejisi”

 “1- MHP, merkez sağda daha fazla alan kazanmaya çalışıyor.

2- Hem AKP ile koalisyon için hem de merkez sağda taban için elini güçlendirmeye çalışıyor. Koalisyonu CHP’ye iterek ’koalisyon yapamadınız, eğer şimdi beraber yapacaksak benim şartlarımı kabul edersin’diyor.

3- AKP-MHP koalisyon ihtimali her şeye (tüm açıklamalara) rağmen bitmedi. Bu iki kapsamda elini güçlendirmeye çalışıyor. Buna dikkat edelim.”

“CHP”

 “1- AKP-CHP koalisyonu olur gibi gösterilmek isteniyor. Bu şartlarda böyle bir tablo çıktı. Ancak, koalisyon şartları eski dönemlerdeki gibi değil. Şartlar çok daha sert. Öncelikle Cumhurbaşkanı var ve olayın çok içinde. Bu olumsuz bir etki.

2- İkinci olumsuz etki; ortada ciddi yolsuzluk iddiaları var. Yüce Divan tartışmaları var. Bu şartlar da çok sert. Eski koalisyon dönemlerinde bu kadar sert şartlar yoktu. Çok iyi hesap etmek ve düşünmek gerekiyor. AKP-CHP koalisyonunda hem AKP hem CHP gol yiyebilir. Riskli bir alan. Hücum alanı çok. O yüzden iki parti de telafisi olmayan noktalara gelebilir. Çok riskli koalisyon. Gol yersek biz tabana anlatmakta daha çok zorluk çekeriz.”

Devlet Bahçeli’nin hamlelerinden sonra CHP yoğurdu daha fazla üfleme pozisyonuna geçti.

İlk tur görüşmelerin ardından, bildiğimiz koalisyon formülleri ve “tekrar seçim” seçeneklerine ilaveten siyasi kulisler  “Abdullah Gül’ün dönüşü” , “HDP’nin bölüneceği”  senaryoları ile çalkalanıyor.

AKP-SESİK’in  “HDP’nin bölünmesi”  üzerine hazırladığı raporu yazmıştım. Beştepe kaynaklı kulisler, AKP’nin iktidarda kalması için HDP’den kopacak sol/liberal 30 ismin desteği ile yürüyecek senaryoları servis ediyor.

 “Abdullah Gül, Bayram sonrasında Ankara’ya geliyor”  şeklinde fısıltılar da Beştepe’yi çok rahatsız etmiş gözüküyor. Kaynaklar, Süleyman Demirel’in cenaze töreninde yapılan görüşmede Erdoğan’ın Gül’e  “Kongremiz var. İstersen gir, aday ol”  diye rest çektiğini ileri sürüyor.

Bayram sonrası görüşmelerde Erdoğan sopası daha da sertleşecek gibi...

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş