"Çılgın Kürtler!"

Altemur KILIÇ

Ahmet Altan “Atakürt” demişti... Bu olur da “Çılgın Kürtler” olmaz mı?
Turgut Özakman’ın dev eserinde,“Çılgın Türkler” ülkemizi bağımsızlığa kavuşturdular... Şimdi ise “Çılgın Kürtler”PKK-DTP, ülkeyi kaosa -iç savaşa- sürüklüyorlar. Diyarbakır’da, Mardin’de Hakkâri’de, İstanbul’da ve İzmir’de bu savaşın ayak sesleri duyulmakta!  
DTP’li Şemdin Sakık, “bu olaylar kışkırtma” diyor! Sakın, “Ergenekon işi” olmasın... Paşaların darbe planları gereği olmasın! Ama “Türk” olmayan Türk açıklamıştı; bu “Molotof kokteylli”, havai fişekli, taşlı sopalı saldırılar, APO’nun İmralı’daki yaşam koşullarına -odasına- “haklı tepkilerdir” diye... Önceki günkü son Diyarbakır olaylarını kim tetikledi? Kimler miting organize etti ve bunu yasaklayan Valiye ve güvenlik güçlerine, kimler meydan okudu? Küçük çocuklara kim polise taşlar attırıyor ve onları kim kalkan olarak kullanıyor... Ve sonra da “bu taş atan çocuklar yargılanmamalı” diye feryat ediyor? Ve AKP hükümeti, bu çocukların cezalandırılmamaları için, kanun teklifi hazırlıyor... Kimsenin aklına onları tahrik edenleri cezalandırmak, telin etmek gelmiyor... Çünkü savaşta -düşmanlıkta- her şey mubah!
Ve APO’nun odası? DTP, bu “insan hakları ihlalini” AİHM’e götürecekmiş... Götürür ve Türkiye Devletine bir ceza daha kesilir!
Ama asıl şu rezalete bakın; APO’nun binlerce insanın katili olduğu, açık yargılamada sabit olmuştu. Önce idama mahkûm edilmişti. Ancak sonra, da, ABD “şartıyla” AB dayatmasıyla, zamanın hükümetinin anlaşılmaz, akıl almaz, gafletiyle idamı rafa kaldırıldı; ipten müebbet hapisle kıl payı kurtuldu! Hâlâ yaşaması binlere şehidimizin ruhlarına adeta nispet verir gibi! Ama şimdi bu eşkıyanın -katilin- İmralı’daki odası, yaşam koşulları tartışılmakta... Bu hükümetin Adalet Bakanı, odanın boyutunu fotoğraflarla dünya medyasına göstermekte... Başbakan da, “Vallahi de billahi de normlara uygun” diye savunma durumunda!
Bizim Cumhuriyetle ilgili bütün konularda “referans” merciimiz Mustafa Kemal’dir. Aynı olay -farz-ı muhal- Onun zamanında zuhur etseydi “Maskaralar” der, Başbakanı İsmet Paşa da, “Haydi oradan siz de” der ve gerekenleri yapardı!
“Zaman-zemin değişti” diyesiler... Zaman onların zamanı ve zemininde de şimdi AKP, arkasında ABD/AB var! Ama millet-devlet onurunun anlamı henüz değişmedi! 
Sevgili Emin Çölaşan yazmış: APO’nun odası, 17 cm. az veya çok her türlü konforu haiz. Ama aldığı canların, şehitlerimizin yattıkları yerler “2 metre” ! Başbakan şehit cenazelerinden “nemalananlardan” şikâyet eder; ya, APO’nun “odasından” şöyle veya böyle yararlananlar!
Ve Ergenekon’dan Silivri’de, cezaevlerinde aylarca yatanlar? Onların koğuşları, yaşam koşulları, neden kimseyi ilgilendirmez. Fotoğraflarını çekseler de görsek! 
Ve sıkı durun; APO’nun yeniden yargılanması gündemde ve Adalet Bakanlığı, APO için - avukatları huzuruna rahat gitsinler ve hava muhalefetine rağmen, ondan dışarıya mesajlar taşısınlar diye- binlerce dolarlık bir yat satın alacak! APO İmralı’dan serbest bırakılınca da, Cumhurbaşkanı Gül’ün o Başkan seçilmez de yeni Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özel yatı olur! Adı da, her halde eski iç hatlar vapurununki gibi “Halas” olur.
PKK/DTP’nin medyadaki, akademyadaki, “akıllı” dostları, şimdi tavsiye ediyorlar; “fazla çılgınlık yapmayın, pişmiş aşa su katmayın açılıma çomak sokmayın” diye. Çünkü olgun meyve nasıl olsa avuçlarınıza düşmekte!
Ama PKK/DTP yöneticilerinin sabırları yok! İngilizlerde bir söz var; “Adamın çılgınlığında bir metot var” derler... PKK’nın, sözde “Türk”ün ve şürekâsının çılgınlıklarında belli bir metot, belli bir amaç var. Türkiye’de iç savaş çıkmasını istiyorlar ve tahrik ediyorlar. Yoksa yaptıklarının sonunda Türk halkını tahrik edeceğini bilmezler mi? Hınzır gibi bilirler!
Eğer bir iç savaş çıkarsa ne olur? AB, ABD ve BM, Lübnan’da olduğu gibi, müdahale eder, Barış Gücü gönderirler... Sonra da sıra plebisite gelir ve Kürt çoğunlukları “kanton” olur. “Nüfus bombaları” varken bombalara, mayınlara ne hacet! Bu durumda DTP, Anaysa Mahkemesi’nce kapatılsın mı? Bana göre bölücülüğün odak noktası olduğu tespit edilse de kapatılmamalı... Düşman olduğu muhakkak ama bir de “mağdur” rolü oynarsa, başımıza başka bir bela kesilir...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş