Cinayeti çözmek için, katilden yardım istemek!

A+A-
Altemur KILIÇ

“Kürt” sorunu demek, inanın bana, DTP Genel Başkanına “Türk” demek kadar ağır geliyor. Bu sorun, aslında “Türk” sorunu ve giderek Türkiye Cumhuriyetini bitirecek bir “sorun”! “Açılım-çözüm” derken Türkiye’yi elbirliğiyle çözüyorlar... Son “açılım” - “kapalı devre” operasyonu, bu süreçte yeni bir gaflet kavşağı! Ama son gafletten de öte halka; Başbakan Erdoğan’ın DTP Başkanı, PKK temsilcisi Ahmet’le görüşmeyi kabul etmesi!

Hülle-Takıye...
Erdoğan der ki:  “Ben DTP’yi PKK ile aynı kefede değerlendirmiyorum, değerlendirmek istemiyorum. Çünkü parlamentonun içinde olan bir siyasi parti...” Ve onun da, lütfen, DTP’den bazı talepleri varmış. Erdoğan, Ahmet’le Başbakan olarak değil de AKP Başkanı olarak konuşacakmış... Haydi o sıfatını değiştirdi, DTP’li Ahmet -temsil ettiği PKK- değiştiler mi? Terör durdu mu? Kesinlikle hayır... Aynı talepler; özerklik, eyalet sistemi, genel af ve bu kapsamda İmralı’dan salıverilecek Apo’yu, devletin muhatap kabul etmesi vb. Bunlar ve Apo’nun muhatap sayılması kapalı devre yalakalarının da söylemi... Hiç onsuz olur muymuş! Ve bu görüşmenin Apo’nun,15 Ağustos’ta konuşması beklenirken olması... Ne tesadüf!

Cinayeti gördüm
Agatha Christie, romanlarına, Hercule Poirot filmlerine taş çıkaran bir Fars: Bunca cinayetin katilinden, cinayetlerinin çözülmesi, daha doğrusu, “kabullenilmesi” için yardım isteniyor! Ve tahkikat onun direktif ve taleplerine göre sürdürülecek. Her cinayette önce  “maksat” aranır ve faillere oradan gidilir. Maksat malum, TC’yi bölmek ve topraklarını  “Büyük Kürdistan”a eklemek... Failler-katiller de malum! Bu senaryodaki sabit-değişmez faktörler. Zaten şüpheye mahal yok DTP’liler, Iğdır’da seçimleri kazanınca, “Kürdistan’ın sınırlarını belirledik” diye sevinç naraları attılar. Bu açılımın inisiyatifi de, Karayılan’dan ve Apo’dan!... Koca T.C. Hükümeti ve başı edilgin durumda... Lütfediyor “Bizim de onlardan taleplerimiz olacak” diyor. Herhalde DTP lideri -PKK temsilcisi -Ahmet “operasyonları” durdurun diyecek! PKK, sanki bir devletin ordusu da, “karşılıklı” bırakışma istiyorlar. Prensip tamam da, sıra pazarlıkta! Ve şu işe bakın; aynı Erdoğan bu konuda açılım konusunda gerçekleri söyleyen MHP Lideri Bahçeli ile konuşma hususunda “onunla ne konuşacakmışım?” diyor. Kısacası PKK temsilcileriyle pazarlığı kabul ediyor, ama milliyetçilerle konuşmayı reddediyor... “Kapalı devre Çalıştaya” milliyetçi yazar ve aydınların alınmadığı gibi. Çünkü Milliyetçiler, MHP, Bahçeli “barışa engeller! Yalakalar”, “çözüm olmazsa, vebali Bahçeli’nin üzerinedir!” diyesiler! Sorarım bu “açılımlar” T.C.’yi bitirirse, bunun “vebali kimlerin üzerinde olacak?”  Erdoğan CHP Başkanı Deniz Baykal’la da görüşmek istemez, çünkü onun ne söyleyeceği malum... Bilmiyorsa, Baykal’ın, bu konuda grup toplantısında söylediklerini okusun!
Türkiye, yakın tarihinin belki de en zorlu, tehlikeli, ölümcül dönemecinde, gerçek devlet adamlarına muhtaçken, böylesine, AB ve Atatürk, laiklik ve Cumhuriyet hakkında söyledikleri kayıtlara geçmiş “gündelik” politikacılar tarafından yönetiliyor.

Kaçmadım
Yalçın Bayer, Hürriyet’teki köşesinde, Erdoğan geçenlerde Alanya’ya geldiğinde, benim bulunduğum mahalden “kaçtığımı” yazmış... Doğru değil; Erdoğan’ın gelişinden haberim bile yoktu. Fakat doğrusu, onunla yüz yüze gelmek istemezdim... Kendisi ve iktidarı hakkında düşündüklerimi ve mesela, iktidara gelmeden önce söylediklerinden, şimdi nasıl döndüğünü sormaktan kendimi alamazdım, tutamazdım. Ve hiç de hoş olmazdı! Yalçın Bayer benim Churchill’in bir sözünü naklettiğimi yazmış: “Bazıları, gerçek fikirleri doğrultusunda konum değiştirirler. Bazıları ise, konum değiştirince eski sözlerinden dönerler” Erdoğan, bunların hangisi?

ÖZÜR: Dünkü yazımda Genelkurmay 2. Başkanlığına atanan Orgeneral Aslan Güner’in adı bazı baskılarda sehven “Güder” olarak çıkmış... Kendisinden ve okuyucularımdan özür dilerim!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları