Çocuğuna bir önlük dahi alamayan aileler ve 'diplomalı' işsizler

İsrafil K.KUMBASAR

Okullar açılalı bir hafta oldu.
Sabah gazeteye gelirken, yolumuz tesadüfen bir ilköğretim okulunun önünden geçti.
Aileleri ile birlikte, okul bahçesinde heyecanlı bir şekilde ders zilinin çalmasını bekleyen minik öğrencilere kabataslak şöyle bir göz gezdirdik.
Daha sonra güneşin altında takım elbise kravat ile dolaşan bir vatandaşın yanına yaklaştık:
- “Öğretmen misiniz?.”
- “Evet.”
Rengarenk kıyafetler içerisindeki minik öğrencileri işaret ettik:
- “Herhalde forma zorunluluğu kalktı?”
Öğretmen, önce çekinerek yüzümüze baktı, sonra derin bir ah çektikten sonra devam etti:
- “Hayır kardeşim. Henüz çocuklarına bir önlük dahi alamayan aileler var. Biz de minikler daha okula başlamadan rencide olmasın diye, fazla ısrarcı olmak istemiyoruz. Önümüzdeki haftalar içerisinde bir yolunu bulup, bu meseleyi çözüme kavuşturacağız.”
Okula yeni başlayan çocuklarına bir önlük bile almaktan aciz aileler... (?)
İşte Türkiye’nin asıl gerçeği bu.
İktidarın üfürdüğü şişirme rakamları, “Büyüyoruz”, “Uçuyoruz” diye sayfalarına taşıyanlar, her nedense bu gerçeği görmezden geliyorlar.

* * *

Parası olanlar için herhangi bir sıkıntı yok.
Onlar zaten, el bebek, gül bebek büyüttükleri çocuklarını ‘paralı okullarda’ okutuyorlar.
Peki ya ‘parası olmayan’ aileler?
Onlar, yavrularına ‘devlet okullarında’ dahi yer bulmakta zorluk çekiyorlar.
Okulların başlaması demek, fakir, fukara, gariban aileler için, bir türlü ‘bitip tükenmek bilmeyen’ yeni sıkıntılar, yeni masraflar anlamına geliyor.
Masraflar, asgari 400 milyon liradan başlıyor.
Bazı okullarda, aileler ‘defter’, ‘kalem’ ve ‘yardımcı kitapların’ yanısıra her dönem değişen formalar için en az 80 milyon lira ödemek zorunda kalıyor.
Çocuklarının güvenliğinden endişe eden ailelerin, yine ‘en kısa mesafe için’ her ay 110 milyon lira servis ücreti ödemeleri gerekiyor.
Sözde ders kitapları ‘bedava’ dağıtılıyor.
Ama, bazı liselerde özellikle yabancı dil kitapları kabul edilmiyor, ailelerden ‘indirimli ithal kitaplar’ için 200-300 milyon lira ücret talep ediliyor.
Gittikleri yerlerde ikametgahı bulunmayan aileleri bir de 2 milyar liraya ulaşan ‘kayıt parası ’bekliyor.
Devlet okullarında ‘öğretmen’, ‘derslik’ ve ‘malzeme’ sıkıntısı yüzünden eğitim kalitesi her geçen gün daha da düşüyor.
OKS sınavlarında başarı, artık ‘üç sınavda alınan puanların ortalaması’ ile belirlenecek.
Bu, çocuklarının yarışlardan geri kalmasını istemeyen aileleri, ‘üç yıl’ boyunca dersane parası ödemek zorunda bırakmak demek.
ÖSS sınavlarında da artık, her yıl ‘okulda alınan başarı puanları’ belirleyici olacak.
Yani, çocuklarının üniversite sınavında başarılı olmasını isteyen aileler, çocuklarını ‘her eğitim dönemi’ dersanelere göndermek zorunda kalacaklar.
Ek ders, özel hoca ise cabası.

* * *

Peki ya sonra?
Okul bahçesinde, heyecan içerisinde bekleyen minik çocukları gözetlerken, bir ara ‘gelecekte karşılacakları’ o büyük hayalkırıklığını düşündük.
Ne de olsa kendimizden biliyoruz.
İlköğretim kurumundan mezun olduktan sonra önce büyük bir hevesle ‘OKS sınavlarına’ girecekler.
Başarılı olanlar, ‘daha iyi bir okulda’ okuma fırsatı yakalayacaklar.
Liseyi bitirer bitirmez, bu defa istedikleri bölüme girebilmek için ‘ÖSS sınavlarında’ ter dökecekler.
Belki, oradan da ‘derece’ ile mezun olacaklar.
Ve nihayet o acı gerçek ile karşılaşacaklar:
İşsizlik.
Evet, üniversitelyi bitirenlerden çok az bir bölümü, ‘istedikleri bir yerde’ iş bulabilecekler.
Büyük çoğunluk ise ellerinde diploma, ‘işsizler ordusu’ kervanında yerlerini alacaklar.
‘Devletin açtığı sınavları’ bekleyecekler.
Bazı öğretmen adaylarının yaptığı gibi, her gün sağa sola ‘belgegeçer’, ‘mektup’, ‘e-posta’ göndererek yardım isteyecekler.
Eğer, iktidara yakın bir tanıdık bulup da ‘Hamili yakıniımdır’ diye bir kartvizit alabilirler ise ne ala.
Yoksa, ömür boyu açlığa talim edecekler.
Madem öyle, peki bunca emek niye?

* * *

İktidar sahipleri, ‘ekonomiyi’ bir kenara bırakıp ‘anayasa’ tartışmaları ile göz boyuyorlar.
“Her ile bir üniversite açacağız” şovları ile ülkedeki ‘işşizlik problemi’ çözülmüyor.
‘İstihdam’ planlaması da gerekiyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş