Çöl ortasında vahalar

A+A-
Altemur KILIÇ

Önceki gece Engin Köklüçınar meslektaşımızın başkanlığındaki İstanbul Gazeteciler Derneği tarafından organize edilen geleneksel Cumhuriyet Balosu’nda idik. Ankara’da sevgili arkadaşım Şiar Yalçın’ı toprağa verdikten sonra İstanbul’da  “balo” ! Ama  “maskeli balo”  değil,  “Cumhuriyet Balosu” !


Bu gidiş, gidiş değil!..
Geçen yıl da bu baloya gelmiş ve gerçek Cumhuriyetçilerle birlikte olmaktan çok mutlu olmuştum! Gelecek yıl gene 26 Ekim’de ben hâlâ sağ ve gelebilecek kadar ayakta olabilecek miyim? Asıl bu  “balo”ya müsait ortam olacak mı? Ve Atatürk Cumhuriyeti kalacak mı? Şeamet tellalı değilim ama gidiş o gidiş!
Bu Atatürk Cumhuriyetine bağlılığı  “mâlumdan” malum Erdoğan “Cumhuriyet çıtkırıldım değildir” buyurmuş... Bu konuda söyledikleri ayrı yazı konusu. Ama bugün şunu söyleyeyim, bu Cumhuriyet kırılgan oldu. Saye-i âlilerinde ha kırıldı ha kırılacak.


Dostlardan aldığımız umut ışıkları
Önceki geceki baloda, çöl halinegelen ülkede sanki bir vahadaymışız gibi hissettik kendimizi! Hâlâ bu Cumhuriyete yürekten bağlı kadınlar ve erkekler, ellerimizde bayraklar ’Onuncu Yıl Marşı’nı söyledik; çocuklar kadar şendik... Bu insanlara bakınca ve hele onur konuğu olan Sayın Rauf Denktaş’ın, Sabih Kanadoğlu’nun ve Hikmet Sami Türk’ün, Babıali’nin duayen gazetecisi Bedii Faik’in ve sevgili Yıldız Kenter’in konuşmalarını dinleyince, umut ışıkları gördük. Eski Genelkurmay Başkanı sevgili İsmail Hakkı Karadayı, emekli Orgeneral Edip Başer de orada idiler. Gözlerim Hurşit Tolon’u, Çetin Doğan’ı ve diğer Ergenekon kurbanlarını aradı. Hepimizin aklı onlarda idi. KKTC Kurucu Başkanı bu duyguları zarif bir şekilde ifade etti.
Evet balodaki Cumhuriyetçilerin coşkusu, korku imparatorluğunda bir umut ışığı idi!.
Erdoğan bu yıl da, bu Cumhuriyete söz rüşveti vermiş, o da gene Ergenekon savcısıymış gibi sözler söylemiş. Kimdir bu çölü ve korku imparatorluğunu yaratanlar?


Hakimler... Hekimler...
“Cumhuriyet herkesindir”  diyen Erdoğan ezkaza baloda olsaydı  “Cumhuriyetin, kimin Cumhuriyeti olduğunu”  belki anlardı!
O gece orada değerli hukuk adamlarının bulunması ve konuşmaları bana, Büyük Frederik zamanında Potsdam’da bir köylünün İmparatora  “Ama Berlin’de hakimler var”  sözünü ve bir halk söylemini hatırlattı. Allah kimseyi hakimsiz, hekimsiz bırakmasın. Gelin görün ki ne Ankara’da, ne de ülkede  “hakimler var”  diyebiliyor muyuz. Sıra şimdi  “hekimlere de gelmesin” 


İnşallah seneye de!..
İstanbul Gazeteciler Derneği Başkanı Engin Köklüçınar’a ve Yönetim Kurulu üyelerine WOW Oteline ve Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’e ve nefis bir defile sunan Bakırköy Kız Meslek ve Anadolu Meslek Lisesi ile muhteşem bir gösteri yapan Bakırköy Belediyesi Modern Halk Dansları Topluluğu mensupları ve yöneticilerine eşimle birlikte teşekkür ederim.
Allah tekrarını nasip etsin...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları