Çolak: “Ülkücüyüm” diyen, “MHP’liyim” diyemiyor

Çolak: “Ülkücüyüm” diyen, “MHP’liyim” diyemiyor
Yeniçağ Gazetesi Yazarı Batuhan Çolak, KRT TV'de katıldığı programda çarpıcı açıklamalarda bulundu. MHP Genel Merkezi'nin Başkanlık sistemiyle ilgili tutumunu eleştiren Çolak, "Ülkücüyüm diyen, MHP'liyim diyemiyor" ifadelerini kullandı.

Yeniçağ Gazetesi yazarı Batuhan Çolak, KRT TV'de yayınlanan Çağlar Cilara'nın sunduğu 'Haber merkezi'nin canlı yayın konuğu oldu. Cilara'nın sorularını yanıtlayan Çolak, Başkanlık sistemi ve MHP içinde bulunduğu durum hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

"ÜLKÜCÜYÜM" DİYENLER, "MHP'LİYİM" DİYEMİYOR

MHP'nin yeni Anayasa teklifi sürecindeki tutumunu eleştiren Yeniçağ Gazetesi Yazarı Çolak, "Bu süreçte, ilk kez teşkilatlarla, tabanla en tepenin bambaşka dünyada olduğunu gördük. Ve bu tartışma, beraberinde ayrışmayı da tetiklemeye başladı. Öyle bir noktaya gidiyor ki süreç, artık kendisine ‘Ülkücüyüm’ diyenler “MHP’liyim” diyememeye başladı kamuoyunda. Bu çok enteresan bir detaydır. Şunla karşılaşıyorlar; “kardeşim biz size niye oy verdik” diyor seçmen. 'Başkanlık gelirse Türkiye bölünür, federalizme gider, milli devlet ortadan kalkar, bölünür. Bunun için başkanlığın karşısında parlamenter sistemin güçlendirilmesi, hatta ve hatta tek başına iktidardan ziyade koalisyonlu bir siyasi yapıya geçişin, Türkiye’nin önü açılacaktır' dediniz. Bunun için propaganda yaptınız. Bu şekilde vatandaş yöneliyor. Sonrasında bakıyorsunuz böyle bir gerçek var. Siyasi partiler belirli bir hedef koyarlar seçmenin önüne. Seçim propagandanızın temeline başkanlık karşıtlığını koymuşsunuz ve bunun üzerine inşa etmişsiniz. Size gelen oyların temelinde de bu var. Şimdi insanlar şunu soruyorlar: 'Biz size başkanlığa karşı olduğunuz için oy verdik, siz başkanlığı getiriyorsunuz. Bunu sokaktaki bir Ülkücünün, teşkilatlardaki bir Ülkücünün açıklayabilme ihtimali bulunmuyor. Dolayısıyla kaotik bir ortam oluşmaya başladı. Ama şu da bir gerçek şu anda yüzde 95 yüzde 96 oranında hayır diyor. Yüzde 4’lük kesim de, Genel Merkezden veya yarın öbür gün Başkanlık gelirse ve Devlet Bahçeli de başkan yardımcısı olursa biz de nerelerden nemalanırız, nerede kadro alabiliriz hangi ihaleye koşturabiliriz düşüncesinde olan çok da salih ameller içermeyen arkadaşlardan oluşuyor ne yazık ki. Hatta onlara Ülkücü diyemeyiz, partili onlar. Partiye yanaşmaya çalışıyorlar.

YÖNETİM KALESİ VURULMUŞ DURUMDA

İnsanlar notere giderek oylarını vermişler, imzalarını vermişler, “biz değişimden yanayız” demişler. Siz bunu görmemişsiniz. Tamam bunu attık kenara. O zaman biz bugünkü tabloyu nasıl açıklayabiliriz? Şu anda görevde olan teşkilatlardan üst üste istifalar gelmeye başladı. Dün Rize'deki teikilatların müthiş bir 9 maddelik bildirisi var. Neden ‘hayır’ diyeceklerini açıklıyorlar. Ama burada en büyük problem teşkilatlanma yapısı ile bilinen bir organizasyonun ilk kez bir seçimde üst aklı ile tabanın farklı düşünüyor olması. Yani şu an sizin yönetim kaleniz vurulmuş durumda. Yönetim kalesi vurulursa siz bu organizasyonu yönetemezsiniz. Ve karşınızda 2-3 aylık bir süreç var. İstenilen de buydu ve çok güzel bir şekilde başarıldı bu. İşin enteresan tarafı burada başrol oynayan kurumun MHP Genel Başkanlığı makamı olması. Yani siz beyan ettiğiniz, karşılığında oy aldığınız bir yapının, düşüncenin arkasından sıyrılıp tam tersi şekilde hareket ediyorsunuz" dedi.

HDP GİZLİ 'EVET'Çİ

Programın koordinatörü Çağlar Cilara'nın "bazı yazarlar 'Ülkücüler nasıl olur da HDP'nin 'hayır' dediği şeye 'hayır' der, HDP'lilerle aynı çizgide olur?' diyor, bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?" şeklindeki sorusunu da yanıtlayan Çolak, "Bu kapsamda aynı soruyu AKP’ye de yöneltebiliriz. Bir evvelki seçimde neredeyse HDP ile kol kola hareket ettiler ve kimse de 'siz PKK’lısınız'a getirmedi işi. PKK’nın siyasi uzantılarının Ülkücü hareketle bir tutulabilmesi, son derece Ülkücü Hareketi manipüle etmeye çalışan, bunları referandumda ‘hayır’ çıkma oylarını düşürebilme için bir girişimdir. 

HDP’de dün bir milletvekili, "CHP’nin ‘hayır’ demesine biz karşıyız. Çünkü CHP, 100 yıllık statükoyu korumak için ‘hayır’ diyor" açıklaması yaptı. Bu HDP’nin bir düşüncesidir. İşte HDP budur. 100 yıllık statüko nedir bunu açmak lazım. Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu milli devlet yapısı. HDP buna en başından beri karşı. Abdullah Öcalan’ın 1978’de Diyarbakır’ın Füsköyü’nde kurduğu örgüt milli devlete karşıtıdır. E dolayısıyla şöyle bir sonuca varıyoruz biz; HDP ‘hayır’cı cephenin içinde lanse ediliyor ama Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinden sarsılabileceği için dolaylı bir ‘evetçi’dir, gizli bir ‘evetçi’dir HDP.

HDP ile Ülkücüleri yan yana getirmek hiçbir zaman mümkün değildir. Doğa üstü bir şeydir bu. Ülkücülerin HDP’yle yan yana gelemeyeceği gibi, HDP’nin de ben tam manasıyla bu işe ‘hayır’ demeyeceğine eminim. Başkanlık sisteminde, AKP’nin hedeflediği bu işin gizli öznesi milli devlet yapısının ortadan kaldırılmasıdır. Milli devlet yapısında kurumların, iktidarların, yasama ve yürütmenin belli bir alanları vardır. Siz ne kadar güçlü olursanız olun bu alanların dışına taşamazsınız. Ve bu, hukuk devletlerinde olması gereken bir durumdur. Ne kadar kadrolaşırsanız kadrolaşın, ne kadar gayrı nizami hareket ederseniz edin bunun dışına çıkamazsınız. Ancak siz milli devlet yapısını ortadan kaldırır ve bunun yerine kendinize göre bir model getirirseniz, Atatürk’ün kurmuş olduğu milli devlet yapısını çok rahat ortadan kaldırabilirsiniz" ifadelerini kullandı.

 

  • Yorumlar 30
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş