Çölaşan'ın kitabı...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

“Bir Medya Belgeseli- Kovulduk ey Halkım Unutma Bizi” adlı kitabını imzalayıp gönderen Emin Çölaşan, beni yıllar öncesine götürdü. Kitabı bir solukta okuyup bitirdim.  Sadece gazetecilik mesleğine gönül verenlerin ders kitabı değil, memleket meselelerine birazcık kafa yoran her Türk vatandaşının şikayet ettiği medyadaki yozlaşmanın sebep ve sonuçlarını açığa çıkaran tarihi bir belgesel. Alıp okumakla kalmayın eşinize, dostunuza daha da önemlisi çocuklarınıza hediye edip okutmayı sağlarsanız vatandaşlık görevinizi yerine getirmiş olursunuz.
Dilerseniz önce yazma işine ilk başladığım günlerde tanıştırıldığım Emin Çölaşan’ı kısaca tanıtayım.
12 Eylül darbesinden sonra çeşitli soruşturmalar geçirip askeri okulda sıkıntıdan patlamak üzereyken yazmanın psikolojik olarak beni rahatlatacağını söyleyen dostların tavsiyesi ile gençlik rüzgarıyla aşık olduğum sevgiliye deneme türünde mektuplar yazmaya başladım. Bir nevi günlük tutar gibi bir şeydi. Yaşadığım sıkıntılar, siyasi gelişmeler, hayal kırıklıklarım vs.nin olduğu mektupları tabiiki postalamıyordum. Arama sırasından gözümden bile kıskandığım mektuplarım yakalanmış, zulam patlatılmıştı. İlk üç-beş gün ses çıkmayınca çıldırdım. Hemen ardından İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma Şube Müdürü Kurmay Yüzbaşı Hasan Peker Günal çağırttı. Doğrusu ayaklarım titredi. Darbe şartlarında her an siyasi bir olayla ilişkilendirilmek ve doğruca hücreyi boylamak vardı. Ama sakince oturtup, çay söyledi. Sigara içtiğimi bildiği için kendisi de yakmadı.
Yaşıma, tecrübelerime rağmen mektupların edebiyat koktuğunu, biraz abartılı bulmakla beraber yaşadıklarımın kolay olmadığını belirtip:  “Burada beni komutan olarak görme. Ağabeyin gibi düşün. Sen subay mı olmak istiyorsun? Yoksa macera peşinde gazeteci mi?”  diye sorunca hiç tereddüt etmeden üstelik kurmay subay olacağımı ifade ettim. Herkesin titrediği Hasan Yüzbaşı daha o günlerde masasında İncil, Tevrat, Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere dini kitaplar ve dünyayı yakından takip eden eserleri okuyordu. 4-5 saatlik sohbette bana çeşitli yazarların isimlerini vererek ufkumu genişletmemi salık verdi. İk defa Emin Çölaşan adını o zaman duymuştum. Hırsızlığa, yolsuzluğa karşı korkusuz yazılar kaleme alan Emin Çölaşan’ı o yıllarda solcu olarak bildiğimiz için hep mesafeli durduk. Ancak başta bölücü terör olmak üzere memleketin önemli meselelerine karşı takındığı tavırda benden farklı olmadığını gördüm.
İmza günlerini kaçırmadığım Emin Çölaşan hayranlığım Yeniçağ’da yazmaya başladıktan sonra birkaç toplantıda bir araya gelişle ağabey-kardeş ilişkisine dönüştü. Son yıllarda yazdığı her yazının altına tereddütsüz imza atarım. Bugün bu sütunda Emin Çölaşan’ı anlatmak imkansız. Ama önümüzdeki günlerde Yeniçağ TV’de uzun bir söyleşi yapma sözünü aldığım,  “Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi” kitabını bizzat ondan dinleyeceksiniz.
“Çılgın Türkler”  kitabıyla Türk Milletine hizmet eden Bilgi Yayınevi’nden çıkan Emin Çölaşan kitabında, medyanın gerçek yüzünü, Aydın Doğan’ın AKP hükümetiyle olan grift ilişkilerini okuyacaksınız.
Sakın ama sakın kaçırmayın!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları