Çözmek-Çözülmek

Altemur KILIÇ

Osmanlı’nın çöküş döneminde, 19 . yüzyılda Osmanlı Devletinin kaderinin görüşüldüğü Viyana Kongresinde delegeler bir sohbet esnasında, Avrupanın en güçlü devletinin hangisi olduğunu tartışıyorlarmış... Osmanlı Sadrazamı Keçecizade Fuat Paşa: “Osmanlı Devletidir” demiş... Diğerlerinin hayreti üzerine açıklamış: “Çünkü siz dışarıdan, biz içeriden yıkamadık!”
Tarih dersinde bunları okurken aynı sözlerin, aynı durumun, aynı değerlendirmenin ilerde bir gün Türkiye Cumhuriyeti için yapılacağını nereden bilebilirdik!
Evet, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temelleri o kadar sağlammış ki, bu devleti “içeriden ve dışarıdan” hâlâ yıkamadılar.
Hazin bir tecelli: Şimdi bu içeriden dışarıdan kıskaça alınmış devleti, “demokrasiyle” iktidar olmuşlarsa bile, gerçekten ehil ve muktedir olmayanlar Atatürk’ün emanetine ve ilkelerine her alanda ihanet edenler yönetiyor... “Dirayetli ve basiretli” politikaları sayesinde, içeride bölücüler iç savaş tamtamlarını çalıyorlar. İktidarın, bunlara karşı önlemi “açılım”, “idarei maslahat” ve eşkıya ile pazarlık!

***


İktidarın iç tehlikeyi nasıl değerlendirdiği yanaşmaların yazdıklarından belli oluyor.
İbret olması için, Ali Bayramoğlu’nun Kürt sorunu konusundaki yazısını göstereyim.
Bayramoğlu Ali soruyor: “Sorunun çözüm formülü tek mi?..” Cevap: Elbetteki tek değil... Çünkü sorun bır fesat sarmalı: “Apo- PKK - Büyük Kürdistan” ve içerdeki bağlantıları içimizdeki gönüllü-fahri Kürtçüler!.. Canavarın veya solucanın bir başını kesmek yetmeyecek!.. Bayramoğlu benim bu konuda hep yazdıklarımı yandaşı Cengiz Çandar’ın kaleminden özetlemiş: Çandar birkaç yıl önce Soros’un TESEV’i içinde yüksek para bedeliyle yaptığı çalışmada ifade etmişti: “Bu PKK hadisesi dediğiniz, bir Kürt isyanıdır ve öyle algılanmalıdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun, en derin, en yaygın, en dayanıklı Kürt isyanıdır... Kürt sorununu silahlı bir isyan hareketi olarak tanımlarsak, bu isyanı başlatan, yöneten ve Türkiye’nin bir numaralı sorunu haline getiren kişi Öcalan’dır.” Tespit buraya kadar doğru: Kürt isyanı var ve maalesef asılmadığı için eşkıya başı katil Apo “Barış” umudu! Ancak bu noktadan sonra bu zat der ki: “Ana dilde eğitim dâhil, Kürtlerin bütün kimlik haklarını tanıyın, demokratik özerkliği, eyalet meclislerini kurun, Öcalan ve dağdakiler ne olacak sorularına cevap getirmedikçe Kürt sorununu çözemezsiniz...” Bayramoğlu tezini eski tüfek Kürtçülerden Ruşen Arslan’ın sözleriyle güya kuvvetlendiriyor. “Önce Kürtlerin siyaset yapabilecekleri, tüm taleplerini dile getirebilecekleri tam özgürlük koşullarını hazırlamak gerekir. Bu PKK’nın da silahı bırakıp siyasallaşmasını öngörecek, hatta zorunlu kılacak bir formüldür.. Bu zeminin hazırlanması için tutulması gereken iki paralel yol vardır: TMK’nın değiştirilmesi, köy ve kasaba adları meselesinin halledilmesi, KCK gibi operasyonlara son verilmesidir, bu şekilde psikolojik blokaj kırılacak, PKK ve Öcalan üzerinde hamle üstünlüğü sağlanacaktır... İkinci yol, Kürtlerin siyaset yapmalarının önündeki yasal engelleri kaldırmak, mevzuatta değişiklikler yapmak ve en önemlisi genel af yolunu açmaktır.” Kısacası “Barış- Çözüm” fornülün özeti. Bu Kürt isyanını bastıramazsınız. PKK’ya, Apo’ya teslim olun.. Türk toprakları üzerinde “Büyük Kürdistanın” kurulmasına razı olun! AKP iktidarına da yatkın bir formül bu... Bu adamlarını aklına bu yeni Kürt isyanını gerektiği gibi bastırmak gelmez mi? Hayır gelmez. Onların şimdiki gayretleri, çabaları PKK’yı değil, asıl tehlike gördükleri TSK’yı etkisiz hale getirmek! Dünyanın en güçlü ülkesi TC’yi; içerden dışardan bütün gayretlerine, ihanet ve fesatlarına rağmen yıkamıyorlar! Kürt isyanına, iç savaşa karşı “Kutsal İsyan” ne zaman?..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş