Çözülme sürecinde muhalif oyuncaklar!

İsrafil K.KUMBASAR

Devekuşu mantığı ile tedavüle soktukları ‘çözüm’ süreci ne yazık ki tutmadı. Kıyılan canları gazetelerin iç sayfalarına ‘tek sütun’ başlıklar altına gizlediler, olmadı.
Peş peşe gelen şehit haberlerini televizyonlarda haber bültenlerin sonuna ‘yasak savma’ kabilinde yerleştirdiler, işe yaramadı.
Şehit cenazelerini, ‘geniş çaplı katılımları’ önleyebilmek amacıyla ‘sosyete semtlerine’ kaçırdılar, elde var sıfır.
Bölücü terör örgütünün aslında içerideki bir takım ‘karanlık güçlerin’ taşeronu olduğu palavrası sıkıp ‘kuşkular’ uyandırmaya çalıştılar, yine nafile.
Kendilerine biat eden bir takım ‘bölücü’ akıldanelerinin sözlerine kanıp kendi askerimizi, kendi polisimizi ‘hedef tahtasına’ oturttular, lakin kan durmadı.
Durmaz, ne yazık ki durmayacak.
Kuş beyinliler, namluların bizzat Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yöneldiğini her ne hikmetse kabullenmek istememekte ısrarlı.
Onlara göre bölücü terör yok.
Var olan ‘mağdur edilmiş’ bir kitle, ‘zulüm görmüş’, ‘horlanmış’, ‘haklarından mahrum bırakılmış zavallı bir kesim.
O yüzdendir ki Oslo’da gizlice bir takım pazarlıklara giriştiler.
Habur’da davullu zurnalı karşılama törenleri düzenlediler.
Diyarbakır’da peşmerge ağaları ile halaya tutuştular.
***
Nihayetinde akıl almaz bir pişkinlik içerisinde, milletin gözlerinin içine baka baka İmralı’daki bebek katili ile ‘müzakere masasına’ oturdular.
Kendi askerinden ve polisinden nem kapan gaflet, dalalet ve dahi ihanet şebekeleri, bir an için dönüp de şu soruyu sormadılar:
- “ABD, İsrail, Almanya, Fransa, İngiltere hatta ve hatta Irak’ın kuzeyindeki peşmerge oluşumu dahi bize çözüm formülleri tavsiye ediyor. Sahi bunlar bizi o kadar çok mu seviyor?”
Attıkları her adım ile ‘mücadeleyi’ biraz daha fazla zayıflattılar, ‘kararlılığa’ gölge düşürdüler, ‘bölücü eşkıyanın elini’ güçlendirdiler.
‘Silahın’ çözüm olamayacağından dem vurdular, ‘demokrasiyi’ve ‘hukuku’ ise ihanete çanak tutan birer araç olarak kullandılar.
Bugün artık çaresizlik içerisinde ‘kelle’ sayma pozisyonuna düşürülen bir Türkiye var.
Cezaevinden Meclis’e tayini çıkarılan bir örgüt uzantısının açıkça ‘PKK üyesi’ olduğu tescillendi, ‘hapis cezasına’ çarptırıldı; ertesi gün örgüt ‘devletin bir savcısını’ alnından tek kurşunla yere serip mesajı verdi:
- “Siz laf edersiniz, biz infaz yaparız.”
***
“Süreç, süreç”  diye ağızlarında geveleyip duruyorlardı ya, alın işte size süreç.
Artık ‘meydan okuma’ safhası da geride kaldı, bölücüler düpedüz ‘işgalci’ olarak nitelendirdikleri devletin görevlilerini ‘infaz’ aşamasına geldiler
Beri tarafta hâlâ soruna ‘barışçı yöntemler’ ile çözüm bulma teraneleri sürüp gidiyor.
İktidar zaten kartları ‘açık’ oynuyor.
‘Açılım’ sürecini başlatan iktidarın eşkıyaya ‘anladığı dilden’ cevap vermesi asla beklenmiyor da, sözde ‘muhalefet’ yaptıklarını iddia eden partilerin ‘etkisiz’ kalması, ‘işin ardında başka bir iş mi var’ babındaki kuşkuları artırıyor.
Biri ‘Salı’ nutukları ile ‘biriken gazı’ almaya çalışırken, diğeri yangına körükle gidiyor:
- “Örgüt eğer silah bırakırsa, çözüm süreci ile ilgili görüşmeler devam edebilir.”
Bunun Türkçesi,  “Abi tamam, siz kazandınız. Boyun eğdik, diz çöktük, hadi gelin şartları konuşalım”  değil midir?
Eli kanlı teröristler, ‘iktidarının’ yanı sıra ‘muhalefetinin’ de göbekten bir yerlere bağlandığı devletin artık ‘kendileri ile başa çıkamayacağı’ psikolojisine girdi.
Sizlerin içine düştüğü içler acısı manzarayı gören bir örgüt neden silah bıraksın ki?
Zaten asıl amacı önce Türkiye’yi ‘masaya’ oturmaya zorlamak ve sonra da ‘taleplerini’ sıralamak değil miydi?
***
PKK, arzuladığı süreci yakalamıştır.
“Eşkıya döktüğü kanda boğulacak”  diye diye her seferinde ters köşeye yatırılan millete söyleyecek ‘başka sözünüz’, getireceğiniz ‘başka öneriniz’ kalmadı mı?
Maksat, ‘çözüm bulmak’ değildir.
Açıktan açığa Türk milletinin ‘reflekslerini’ köreltip, ‘bölünmekten başka çaremiz kalmadı’düşüncesine kapılmasını sağlamaktır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş