Çukurlar...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Alçaklığın da bir sınırı vardır. Çukur desek çukurun en derini okyanusun dibindeki Guam Çukuru'dur. Ki suları berraktır. Televizyonlarda arz-ı endam ederek, ellerine tutuşturulan kalem ile kara çalmayı geçim kapısı haline dönüştüren haysiyet cellatları için yeni ve güçlü bir tanım gerekiyor. 40 ilâ 45 yıllık birliktelikten sonra akılları yerine gelmiş gibi geçmişte yaşadıklarını anlatırken çirkinlikleri de yüzlerine yansıyor. Ağızlarından saçtıkları köpüklerle bir de iftiraya başlıyorlar ki mide bulandırıyor bakışları... Yüzlerine tükürdükçe yağmur yağmış gibi ''şükür''de bulunan bu şeytan uşaklarının yanında şerefsiz bile şerefli kalır. 

***                                   

Merhum Enver Paşa'nın ''Hainler korkak olur'' tespiti tam da onlar için söylenmiş. 40-45 yıl, insan ömrünün en önemli bölümünü teşkil eder. 40-45 yıl gözü kapalı biat edenlerin gerçekleri görüp ayrıldıklarını ifade etmelerine asla inanılamaz. 40-50 yıl nikahlı kalıp boşananlar bile bunların yaptığı iğrençlikleri anlatamazlar. Oturduğu evi, bindiği arabayı, ikinci-üçüncü derece yakınları üzerine yaptırdıkları ve bavullarla yurt dışına taşıdıkları paraların kaynağını açıklayamayanların beyanlarına daha hâlâ inananların olması insanın canını sıkıyor. Üstelik bu utanmaz-arlanmazların ''gazeteci'' kimliği taşıması içimizi acıtıyor. 40 yıl yuvalandıkları çetenin içinden niçin dışlandıklarıyla ilgili öylesine çarpıcı iddialar var ki ciltler dolusu kitap yazılır ihanetlerine... Dahası toplanan paraları zimmetlerine geçirmekle suçlanıyor hepsi. Bu sütunlardan suç duyurusunda bulunuyorum: Mal varlıkları mutlaka araştırılsın. Çaldıkları, çırptıkları birer birer tespit edilerek gırtlaklarına çökülüp alınsın. Ve ifşa edilsin hırsızlıkları. Yazılı belgeleri dosyalarda duran bu soysuzlar, alemi aptal, kendilerini uyanık sanıyor. 40 yıl boyunca yazdıkları arşivlerde kayıtlı. Suça iştirak ettikleri ortada. Düne kadar köpekliğini yaptıkları sahiplerine bugün havlar görünmeleri, çemkirmeleri 40 yıl boyunca işledikleri suçu hafifletmemeli... Asla af edilmemeliler... Şimdi birileri ''örgütün kılcal damarlarına kadar tespit edebilmek için bunlar kullanılıyor'' gibi uyduruk bahanelerin arkasına sığınarak, bir nevi suça iştirak ederek cürüm oluyorlar.

Yok öyle yağma!..

Dün 40-50 yıllık birlikteliklerini satanların yarın bir başkasını satmayacağını kimse garanti edemez.

***                                                           

 Kimse kusura bakmasın. Bunların dün de dini imanı para idi, bugün de paradır. Bunun hakaret unsuru olacağını iddia edenlere çuvallar dolusu belge ile cevap verecek kadar eminiz ihanetlerinden. Sahibi, ortağı, yöneticisi oldukları gazetelerin abone ve reklam paralarını nasıl iç ettiklerini, matbaa makinelerini nasıl parça parça çalıp sattıklarının tanıkları var.

Ekranlarda yüzsüzce falaka dayaklarından bahsedenler, insanlık dışı işkencelerden dem vuranlar, psikolojideki yansıtma metodunu sergiliyorlar. Yürekleri yetiyorsa, hangi sebeple falaka ile cezalandırdıklarını da açıklasınlar da görelim. Kendilerine verilen yüzde 10-15 ile yetinmeyip, bavuldakinin yarısını çaldıkları için dövüldüklerini, haksızca edindikleri mallara borç senedi imzalatılarak el konduğunu da açıklasın yüzsüzler... Çoluk, çocuklarının, eşlerinin hangi sebeple rehin alındığını itiraf etsinler.

Yok öyle yağma!..

Bu çirkefler her ekrana çıkıp iftira attıkça dosyalarını ifşa edip günah galerilerini sergileyeceğiz. Dün FETÖ'nün tetikçiliğini yapanların bugün iktidara yalakalık adına carcar konuşmalarına, katur kutur yazmalarına müsaade etmeyeceğiz.                                                                      

Bunların kim olduğunu okuyucularımız da biliyor. Yere batasıca isimlerini şimdilik zikretmiyoruz. Şimdiden söylüyorum; Yakında kaçacaklar! Tutun kapıları...

  • Yorumlar 9
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları