Cumhurbaşkanının affına giden senaryo...

Ahmet TAKAN

Senaryoyu kendileri yazdılar kendileri oynuyorlar!.. Neymiş efendim?.. “Denizin ortasında 4 duvar arasında kalıyor” muş..
“Nem oranı çok yüksek”miş...
“Yaşı da artık 64”  olmuş..
“Burnunda, boğazında ve ağzında yanmalar var”mış...
Vee!..
“Bağımsız doktor heyeti”  istiyormuş...
Vee!..
“Yerini değiştirilmesi gerekiyor”muş...
Hükümet, 1999 yılından beri İmralı’da yatan bebek katili Öcalan’ın talimatları ile yürütülen zırva süreçte gelinen yeni aşamanın kaldırım taşlarını ustaca döşüyor.
Sanki eli kanlı teröristin bahsedilen hastalığı yeni bir şey..
Merdiven yöntemi..
Hain projede basamakları tek tek, ama hızlıca çıkıyorlar..
Bir zamanlar terör örgütünün Avrupa sorumlusu olup sonradan  Öcalan’dan koparak  “muhaliflerin” arasına katılan Salih Aras adlı başka bir hain “Kurdistan Aktuel”  adlı bir sitede 24 Temmuz 2009’da Şam buluşması ile ilgili bir anısından bakın neler aktarmış;
“Eve vardığımızda akşam üzeriydi. A. Öcalan, evin giriş bölümünde bizi gülerek karşıladı.
Kısa bir süre sonra ayrı bir odaya geçtik. Yanımda iki valiz ve kendime ait bir çantam vardı.
Valizlerde bulunan eşyalar; aylık olarak tutulan örgüt arşivi, istenen kitaplar, Öcalan’ın özel siparişleri ve çeşitli ilaçlar. (Bu ilaçlar her zaman gönderiliyordu, kaşıntı, burun akıntısı vb. İmralı’da belirtilen hastalıkların hepsi o zamanda mevcuttu.) Valizleri açarak kontrol etti.”
Yani!..
Bebek katilinin öğrenciliğinden beri bilinen kronik sinüzit hastalığı..
Örgütten kaçan ve muhalif olan diğer hainlerin ona taktıkları “sümüklü Apo” lakabının da
nedeni..
Şimdi ne oldu?
Önce İmralı’dan çıkarılması sonra da af edilmesi için hazırlanan senaryonun gerekçe maddesi.
Burun akıntısı nerelere gider?
Aynı zamanda uluslararası çapta hekim kimliği ile de tanınan CHP Genel Başkan yardımcısı ve sözcü Prof. Dr. Haluk Koç’a sordum:
Bugüne kadar orada devamlı titizlikle görev yapan bir doktor heyeti vardı. Bağımsız doktor heyeti nasıl oluyor?
 “Ben bağımsız doktor heyetinden kastı anlamadım. Şu anda hükümetle izdivaç halindeler, bir güvensizlik mi var hükümete karşı?.
Bir göz yaşarması şu, bu, bunlar bizim tıpta semptom dediğimiz, ahraz dediğimiz çok basit hastalıkların belirtisi de olabilir. Hiçbir şey de olmayabilir. Burada kasıt herhalde siyasi olarak başka talebin altyapısını hazırlamak.”
Peki, buradan nereye gider?
 “1999’dan beri iklim koşulları değişmedi. Yaklaşık 14 sene geçti, 14 senede atmosferik bir değişiklik olmadı. 1999’daki İmralı ne ise, 2004’teki ne ise, 2013’teki de aynı İmralı koşulları. Bunlar gerekçe gösterilerek, çevre koşulları gerekçe gösterilerek bin mazeret üretmenin pek anlamlı olduğunu sanmıyorum. Ama başka bir siyasi talebin altyapısını hazırlama gayretleri var öyle görüyorum.”
Nedir bu siyasi talep?
 “Zaten Kandil de açıkladı biliyorsunuz, henüz Başbakan tarafından, hükümet tarafından açıklanmayan ikili protokollerde Öcalan’a İmralı dışında bir başka gözetim yeri sözü verildi mi verilmedi mi, bütün bunlar değişik kereler açıklanmasını talep ettiğimiz hususlar. Bunlar konusunda da resmi bir açıklama yapılmadı hükümet tarafından.”
Burada yeni bir pencere açalım;
Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini düzenleyen anayasanın 104’üncü maddesi der ki;
 “Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak”...
Abdullah Gül’ün önceki Cumhurbaşkanlarına göre daha fazla oranda kullandığı madde.
Çok sık  “iyi şeyler olacak”  diyen Gül kendi payına düşende  “en iyi şeyi”  de yapabilir.
“Amma da abarttın”  demeyin!..
Batılı doktorların da içinde bulunduğu  “bağımsız  doktor heyeti”  bir gün İmralı’ya gider, katili tepeden tırnağa muayene eder de kronik sinüzit gibi tedavisi imkansız ve çok tehlikeli bir hastalığa dayanarak yaş durumunu da göz önüne alarak “cezaevinde yaşaması imkansız” diyerekten sürekli hastalık raporu verirse;
Ne yapacağız?
AB üyeliğinin baş mimarı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’yi dünyaya rezil mi etsin?
Zaten Gezi sabıkamız da ortada!..
Daha da mı rezil olalım?..
İnsan haklarından sınıfta mı kalalım?
Faiz lobisinin tuzağına mı düşelim?
Ya! Yahudiler yeni bir provokasyon yaparsa!..
Benden size yazar tavsiyesi;
En iyisi mi?
Sıkın dişlerinizi... Kapatın gözlerinizi... Hiçbir şey olmamış gibi yapıp kalbinizi ferah tutun...
Aksi halde!..
Belgelerden terörist olduğunuz ortaya çıkar. Allah esirgesin!..

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş