Cumhurbaşkanı'nın sözleri ve AYM

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin halk oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanıdır. Herkesin ona ve makamına saygılı olması esastır. Cumhurbaşkanına saygılı olmak yalnızca bir devlet geleneği değil aynı zamanda anayasal bir mecburiyettir. Anlaşılacağı gibi Cumhurbaşkanı meşruiyetini ve yetkisini anayasadan alır.

AYM'nin Erdem Gül ve Can Dündar için verdiği "hak ihlali" kararının ardından serbest bırakılmaları üzerine, meşruiyetini anayasadan alan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: "AYM'nin vermiş olduğu karara sadece sessiz kalırım o kadar ama onu kabul etmek durumunda değilim. AYM'nin verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. Yola çıkıyorum, ortalık biraz daha çalkalanabilir."

Dahası Cumhurbaşkanı, alt mahkemeyi bu karara karşı direnmemekle suçluyor ve mahkemelerin kararlarına direkt etki edebilecek sözler ediyor.

Aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan, halk oyuyla seçildiğinden bu yana "parlamenter sistemi bekleme odasına" aldığını söylüyordu. Bu sözlerle Anayasanın bazı hükümleri rafa kaldırılmış oluyor.

Ortalık çalkalandı!

Özellikle "yola çıkıyorum, ortalık biraz daha çalkalanabilir" ifadeleri AKP'nin on dört yıldır ülkeyi yönetme stratejisidir. Gerilim, kamplaşma, kutuplaşma ve çalkalanmaya dayalı AKP yönetimi yumuşama, rahatlama ve sakinleşme ortaya çıkınca bundan büyük rahatsızlık duyuyor. Ortalık çalkalanmalı, gerilim artmalı ve taraflar keskinleşmelidir. Gerilim azalınca artırılması, ortalık sakinleşince dalgalandırılması AKP'ye özgü bir yönetim modelidir.

Nitekim Artvin Cerattepe'de meydana gelen olaylarla ilgili olarak Başbakan Davutoğlu ile yaşam alanlarını korumaya çalışan Artvinliler arasında vuku bulan ve sorunları sükûnet içinde ele almaya öngörülen anlaşmayı da Cumhurbaşkanı Erdoğan uygun görmemiştir. Doğasına ve coğrafyasına sahip çıkmak için sivil itaatsizlik eylemi başlatanları "yavru geziciler" olarak nitelemiştir. Bu durum gerilimin düşmesini, belirsizliğin azalmasını engellemiştir.

                Anayasa'nın açık hükmüne göre Anayasa Mahkemesi'nin kararları bütün kişi ve kurumları bağlar. En önce de anayasa, Cumhurbaşkanı'nı bağlar. Çünkü Cumhurbaşkanları meşruiyetlerini anayasadan alırlar. Mevcut Cumhurbaşkanı mevcut anayasaya göre seçildi, bu anayasaya göre yemin etti ve yine bu anayasadan aldığı yetkileri kullanmaktadır.

                AYM'nin verdiği tahliye kararını "sevinçle" karşıladığını söyleyen AKP'liler Cumhurbaşkanı'nın kararı tanımadığını ve uymayacağını açıklar açıklamaz tam aksi yönde kanaat belirtmeye başladı. AYM'nin ne paralelliği ne de vesayetçiliği kaldı.

Güdümlü kadroların itirazı!

                Dahası Adalet Bakanı Bozdağ, AYM'nin Dündar ve Gül kararıyla "anayasayı ihlal" ettiğini açıkladı.

Hukukçular, bakanın bu iddiasının temelsiz olduğunu şöyle açıklamışlardır: Hukuken anayasayı ihlal kavramı, Meclis'i ve hükümeti "cebren" devirmeye veya vazife yapmaktan engellemeye kalkmak demektir... AYM'nin herhangi bir kararı "anayasaya aykırı" diye eleştirilebilir ama "Anayasayı ihlal etti" demek yanlıştır.

Yine bir çok AKP'li kurmay AYM'yi "gerekçeli kararı yazmadan hükmü açıkladı" diye eleştirmektedir. Anayasanın 153. maddesi "Anayasa Mahkemesi'nin kararları kesindir. İptal kararları, gerekçesi yazılmadan açıklanamaz" diyor.

Halbuki bireysel başvurularda, herhangi bir kanunun iptali söz konusu değildir. Bireysel kararlarda yalnızca eğer varsa "kişisel hak ihlali" tespiti yapılır. AYM eğer bir hak ihlali tespit etmişse gerekçe yazımını beklemeden "derhal" açıklanır ki bir an önce hak ihlali önlenmiş olsun!

AKP kadroları bir de AYM'nin "iç yargı yollarının tüketilmesini" beklemeden yani yargılamanın sonuçlarını beklemeden karar vermesini eleştiriyorlar. Basın ve ifade özgürlüğü gibi hayati konularda iç yargı yollarından sonuç almak zor görünüyorsa, AYM'ye hemen başvurulabileceği içtihat haline gelmiştir. İnsanlar yıllarca yargılama sonuçlarını beklemesinler diye böyle bir gelenek oluşmuştur.

Başından bu yana mahkemelerin verdiği kararları Türk halkı "şeriatın kestiği parmak acımaz" diyerek karşılardı. Devlet yetkililerin yargıyla ilgili açıklamaları her kurumu ve kavramı tartışılır kılmıştır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları