Çürük raporu alıp askerlikten kaçan kanı bozuklar

İsrafil K.KUMBASAR

Askerlik, kutsal bir görevdir.
‘Vatan savunmasını’ mukaddes bir vazife olarak kabul eden Türk Milleti, bekasının bekçisi olarak gördüğü Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ‘Peygamber Ocağı’ ünvanını vermiştir.
Türk Milletinin, tarihin derinliklerine nüfuz eden karakteristik kimliği, “Her Türk asker doğar” sloganında sembolleşmiştir.
Ama, Türk Milleti ile ‘Peygamber Ocağı’ arasındaki, ‘güçlü bağları’ koparmak için yürütülen ‘dış kaynaklı’ planlar ve sinsi gayretler, son yıllarda giderek ivme kazandı.

* * *

Hem milleti temsil noktasında olan bazı siyasetçiler, hem de ordu içerisinde üst düzey kademelere kadar tırmanmış olan bazı komutanlar, bilerek ya da bilmeyerek sanki bağların daha da zayıflaması için adeta yangına körükle gidiyorlar.
Siyasal iktidar tarafından, ‘fısıltı gazetesi’ aracılığı ile yürütülen yıpratma kampanyaları, toplumun bazı kesimlerinde, ‘askerlik’ görevine bakış açısını değiştirmeye başladı.
Kutsal görevin ifasında ortaya çıkan bir takım ‘adaletsizlikler’, artık Türk Milletinin vicdanını iyice rahatsız etmektedir.

* * *


Her Türk asker doğar.
Peki, her T.C. vatandaşı askerlik yapar mı?
Ne yazık ki hayır!
Bırakın ‘Türk’ olmayı, “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü dahi içine sindiremeyen kanı bozuklar, ‘Türk milletine hizmet’ olarak gördükleri askerlik görevini yerine getirmemek için her yolu ‘mübah’ olarak kabul ederler.
Hele hele, ‘kanlarındaki bozukluk’, ‘ceplerindeki para’ ile birleşmişse, mutlaka bir yolunu bulup askerlikten kaçarlar.
Başvurdukları yöntem genelde ‘çürüğe’ çıkmaktır.

* * *


Para nedir bilmeyen ‘kınalı kuzular’, her gün davul zurna ve halay eşliğinde vatani görevlerini yapmak için yolculuğa çıkarlar.
Cebinde parası olan ‘kanı bozuklar’ ise, bazı şerefsizlerle gizlice tezgah kurup, kendilerine bir  “Askerliğe elverişli değildir” raporu alırlar.
Akranları, sınır boylarında vatanı beklerken, onlar eğlence mekanlarında boy gösterip ‘vatanın kaymağını’ yemenin mutluluğunu yaşarlar.
Akranları, ‘şehitlik’ şerbetini içip al bayraklara sarılırken dahi, sanki hiçbir şey olmamış gibi ‘dansözlerin’ kucağında keyif çatarlar.

* * *

‘Kınalı kuzular’, vatani görevlerini bitirdikten sonra yeniden ekmek kavgası vermek üzere hayatın acımasız dişlileri arasına geri dönerler.
‘Kanı bozuklar’ ise, ‘rant’ ekonomisinden faydalanıp, ‘köşeyi dönmeye’ devam ederler.
Kimileri ‘ticarette’, kimileri ‘siyasette’, kimileri ‘bürokraside’, kimileri ‘medyada’, kimileri ‘sanatta’ merdivenleri hızla tırmanıp, toplumun en güçlü kişileri arasında yerlerini alırlar.
Hatta kimileri, genç yaşlarında bölücü terör örgütünün siyasi kanadı gibi hareket eden bir partinin genel başkanlığına kadar dahi yükselebilirler.

* * *

Genelkurmay Başkanlığı tarafından son bir yıl içerisinde yapılan ciddi soruşturmalar neticesinde, ceplerine indirilen yeşil dolarlar karşılığında  “Askerlik yapmaya elverişli değildir” raporu veren birçok çete ortaya çıkarıldı.
Çete mensupları, yaptıkları ‘şerefsizce’ işler yüzünden şimdi adalete hesap veriyorlar.
Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın başlattığı son soruşturma kapsamında ise sahte çürük raporu alarak askerlikten kaçtıkları belirlenen 100 kişiden 30’u tutuklandı.
53 kişi hakkında işlemler devam ediyor.

* * *


Askerliğe elverişsiz raporu almak için ‘sahte resmi evrak düzenlediği ve kullandığı’ iddiasıyla haklarında TCK’nın 204/1. maddesi uyarınca 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenenler arasında, isimleri ‘paparazzi’ programlarına konu olan birçok tanınmış kişi de var.
Umarız, bu bir başlangıç olur.
Hiçbir sağlık problemleri olmadığı halde, isimleri ‘çürük ’olarak anılan ‘kanı bozuk’ bütün şerefsizler, teker teker adaletin karşısına çıkarılarak hesap sorulmalıdır.
Ki, bir daha aynı şerefsizlikler yaşanmasın.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş