‘Çuvalı’ sırtlayanlar, vekillik kuyruğunda

İsrafil K.KUMBASAR

Ve nihayet kara kavuştuk.
Yüzümüzü yalayıp geçen beyaz tozlak, yerde çok az bir süre konuk olduktan sonra mazgallardan sıvışıp gidiyor.
Birileri merhamete gelerek, harıl harıl ‘evsiz barksızları’ sokaklardan toplayıp, donmalarını önlemeye çalışıyor.
Bir başkası “Valla tuzladım, yeri yalayın, tadına bakın” diyor.
Bolu’nun aman vermez yollarında kilometrelerce kuyruk. Araçlar çakılıp kalmış, Kızılay, kumanya dağıtarak sürücülerin açlıktan kırılmasını önleme telaşı içerisinde.
Senenin neredeyse yarısını çeşitli bahanelerle ‘tatilde’ geçiren binlerce okulun, ‘beyaz bahane’ ile yeniden kapılarına kilit vuruldu.
Beklenen, “Geliyorum” diyen kar ve fırtına, birkaç saat içerisinde memleketi baştan başa teslim alıyor bir kez daha.
Bizim “Hoş geldin” reçetemiz ise yıllar öncesinden hazır. Üstelik hiç de değişmez:
Okul kapısına kilit, taşeron firmadan birkaç bin ton tuz, vatandaşa da “Aman ha aracınla trafiğe çıkma” uyarısı.
Mesele memleketi, vatandaşı ilgilendiriyorsa ‘raftaki dosyayı’ indir, olsun bitsin. ‘Dünden kalanı’ aynen tekrar et.

***

Kendimize dönük işlerde saniye
sektirmeyiz.
Bir ‘tayin’, ihdas edilecek ‘boş’ bir koltuk, ‘destek’ adı altında dağıtılacak kredi, ‘yok pahasına’ elden çıkartılacak kamu arazisi mi var, göz kırpmadan mesai harcarız.
Seçim kararı alındı, ertesi gün ‘müsteşarlar’, ‘valiler’, ‘daire başkanları’, ‘genel müdürler’patır patır istifa dilekçelerini bastılar.
Kim bilir, ‘kaç ay öncesinden’ itina ile yazıp, çekmecelerine koydular. Böyle işlerin kararı ‘akşamdan sabaha’ verilemeyeceğine göre, hazretler ‘hasat mevsiminin’ başladığını anlamış olmalı:
- “Üstten tak dediler, ben şak yaptım.”
- “Bir dediklerini iki etmedim”
- “Başbakan buyurdu, Ağustosun sıcağında sırtımda kömür torbası taşıdım.”
- “Şişkin diye dert yandığım kadroyu iki katına çıkarttım. Bir çakılırsa yanarım, benim yerim Meclis.”
- “Eli cebinde partinin kapısında nöbet tutan şahsa bile, kurumumdan maaş bağlattım, daha ne yapayım?”
- “Vallahi ben otobüs durağını bile iptal ettirdim, Sultan rahatsız olmasın diye.”
- “Adamın yeğenini üç zıplama ile mezarlık bekçiliğinden genel müdür yardımcılığına getirdim.”

***

Hazret, hala dert yanmaya devam ediyor:
- “Biz bu medya ile mücadele ederek bugünlere geldik”  diye.
O dert yanıyor, bizim de içimiz yanıyor. Göz önünde dönen ‘onca fırıldaktan’ hangisi ‘bir sütunluk’ yer bulabildi o yakınılan medyada?
Sadece şu ‘vekillik’ uğruna istifasını veren kamu görevlilerinin ‘icraatları’ bir deşilse, medyaya ‘bin yıllık malzeme’ çıkar.
Adlarını doldurun torbaya, daldırın avucunuzu ve çıkan isimlerin peşine düşün. ‘Pehlivan tefrikası’ olmazsa namerdiz.
Ama nerde?
 “2,5 gazete kalacak” diyen Turgut Özal bunları ‘yem borularından’ öyle bir bağladı ki, sonradan gelenler de ‘aynı tezgah’ ile basını adeta ‘kapıkulu’ haline dönüştürdü.
‘Medya ile mücadele ederek’ bugünlere gelmişler!
Yapılan sadece göz boyamacadır. Ortada haber yerine ‘laf cambazlığı’ durmaktadır.
Bir ara muhalefet yeniden ‘yolsuzluk’dosyalarının kapağını kaldırdı, beyzadelerin beti benzi attı. Suratları morardı. Ama ilginçtir, ‘arkası’ gelmedi. Üstelik anında bir takım ‘yapay’ gündemler oluşturuldu.
Kendisinden ‘şikayet’ edilen o meşhur ‘medya taifesi’ de olayın üstüne gitmedi.
Halbuki, herhangi bir belediye otobüsünde halkın söylediklerine kulak kabartsanız, ‘kimin nerelerden ne götürdüğüne’ tanık
olacaksınız.

***


Kar yağdı, yollar kapandı ve vatandaş evde kaldı. Pencereden dışarıyı seyrediyor.
Televizyonda sunucunun buğulu sesi, ‘vekillik uğruna koltuğunu feda edenlerin’ adlarını sayıyor.
Medya ‘resimaltı haber’ peşinde, ‘boyunu aşan’ dosyaları örtbas etme çabasında.
‘Yalandan’ kalem oynatanlar ise ‘çömez muhabirlerin’ bile yapamayacakları bir ifadeyle yazıya giriş yapıyor:
- “Dün uçakta falancaya soruyorum...”
Adama  “Zıkkımın kökü”  derler. O yazdığın ‘makale’ ya da ‘fıkra’ değil, ‘sıradan haber’bile olamaz. Hadi diyelim haber, seni oraya oturtanlar habere zamanla girilmeyeceğini öğretmediler mi?
Hazret, boşuna dert yanıyor bunlardan.
Şükretsin ki elde kala kala bunlar kaldı.
Memlekete ‘kar’ yağıyor...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş