Daha fazla ‘demokrasi’ daha güçlü bir saltanat

İsrafil K.KUMBASAR

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ da ‘ sultanlar, ‘ tiranlar, ‘ krallar’ yürekleri ağızlarında sıranın kendilerine ne zaman geleceğini bekliyor.
Yaklaşık 10 yıl önce ‘büyük ağabeyin’ çizdiği plan, şimdilik aksamadan işliyor.
Bizim ‘Sultan’ rahat. Libya işinde tökezlese de “NATO’nun ne işi var orada” deyip, sonra tıpış tıpış NATO emrine dahil olsa da, şimdilik vaziyeti kurtarmış görünüyor.
Ama, yoldaşı TÜSİAD aynı görüşte değil. ‘İlk madde’ hariç, anayasanın tamamının değişmesi için vaveyla koparıyor patronlar kulübü.
Malum ilk madde, yönetimin ‘Cumhuriyet’ olduğuna işaret ediyor. Yani fiili ‘saltanat’ rejimine rağmen, Cumhuriyet’ in bir süre daha ‘ kağıt üzerinde’ kalmasını istiyorlar.
Sonradan gelen açıklamalara bakılırsa, ‘değişim’ meraklısı olan TÜSİAD değil, raporu hazırlayan ‘akademisyenler’ imiş.
Parayı veren TÜSİAD olduğuna göre, “Para benden, zırvalar akademisyenlerden” mi denilmek isteniyor?
Başka bir ifadeyle ‘bilimin’ borusunu ‘ paranın’ gücü mü öttürüyor?

***


Gücü elde tutmanın riyakar çabalarının adıdır:
- “Daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük.”
Peki kimin için?
‘Sendikaların’ köküne kibrit suyu dökülmüş. İşçi-işveren ilişkileri ‘taşeron firmalara’ havale edilmiş. ‘Tazminatlar’ tırpanlanıp, sıfırlanmış. ‘İşsizlik’ , ‘gelir dağılımındaki adaletsizlik’ tarihi rekora koşuyor.
Birkaç tuzu kuru oturmuş fantezi yapıyor:
- “Daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi.”
O ‘demokrasi aşkı’ ile PKK yatakçısı BDP’ li vekil polis tokatlıyor. Bir başkası ‘taş’ fırlatıyor. Bir diğeri, ‘güvenlik görevlisinin’ şapkasını kapıp tehditler savuruyor.
Patronlar kulübü, ‘dut’ yemiş bülbül. Zira yapılanlar ‘demokrasi’ mücadelesi.(!)
O mücadelenin tokatlanan tarafı ise sanki olup bitenleri ‘yanlış anlamış’ gibi.
Bir öğrenci ‘ağzını’ mı açtı, indir copu. Biri ‘ Sultan’ hazretlerine ‘ laf’ mı etti, bas gazı. “Açım aç” diye üç işçi sokağa mı çıktı, kes yolu.
‘Gücün’ yoksa, ‘sırtın sağlam’ değilse; ‘demokrasi’ talebin de, ‘özgürlük’ söylemin de ‘kuru laftan’ ve ‘provokasyondan’ ibarettir.

***


Herkes ‘kendi mevzisini’ sağlamlaştırma, muhkem hale getirme gayretinde.
Patron ‘parasını’ , muktedir ‘iktidarını’ , kolluk kuvvetleri ‘yetkisini’ kaybedeceğini anladığı anda ‘demokrat’ kesiliyor.
Bir bakıyorsunuz herkes ‘demokrasi havarisi’ olmuş ahkâm kesiyor, nutuk atıyor, rapor dağıtıyor:
- “Daha fazla demokrasi!”
Tamam, kabul, eyvallah.
Herkes ‘daha fazlasını’ ister demokrasinin. ‘Hak ve hürriyetlerin’ alabildiğine genişlemesine alkış tutar cümle alem.
Ama bugün dillendirilen görüşlerin ‘saltanatı sağlamlaştırma’ ötesinde bir anlamı olduğunu kim iddia edebilir?
İşi öyle ileri götürdüler ki, kurmaylarının bile sesine kulak vermez oldular.
O diyordu ki, “Kasaptaki ete soğan doğramam.” Bunlar ise ‘doğmamışa don biçme’ yarışına girdiler.
Milli menfaatlere hırlayan olursa, ‘düşünce özgürlüğü’, birilerinin nasırına basılırsa ‘örgütsel suç’ olup çıkıyor.

***


Daha yolun başında ‘demokrasinin araç olduğuna’ hükmeden ‘Sultan’, bugün Arap ülkelerinin liderlerine vaaz-ü nasihatte bulunuyor.
‘Halkın sesine’ kulak verilmesini istiyor. Ama içeriye de dönüp, “İki parti kalsın, başkanlık olsun” diyor.
Görünen o ki, siyasette başarı ‘ dön baba dön’ düsturuyla geliyor.
Bakalım yarın ‘ne yana’ döneceğiz.

 

 

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

BİR TEŞEKKÜR BORCU
Sağlığı ile ilgili şikayetleri olan bir yakınımızın tedavisiyle yakından ilgilenen İstanbul İl Sağlık Müdür Yardımcısı Sayın Dr. Celal TOSUNOĞLU ile Prof. Dr. Hidayet AKTÜRK ve Uz. Dr. Hasan TOK beyefendilere en içten teşekkürlerimizi iletmeyi borç biliriz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş