Daha iyi Helen olmak..

A+A-
Rauf DENKTAŞ

Rum Eğitim Bakanlığı “gençlere barışçı görüş aşılamak” için girişim başlatınca dünya başına yıkılıverdi. Başpiskopos ve Parti liderleri “Türk barbarlığını unutmama prensibinden vazgeçilecek” korkusu ile harekete geçtiler. Kıbrıs haritasında Kuzey “işgal altında; Güneye doğru kan akan” şekilde gösterilmekte; Kıbrıs meselesi 1974’de başladı- işgal meselesidir; Kıbrıs Türkleri devlete karşı isyan etmişlerdi  şeklindeki “bilgilendirmeler”, “iyi Yunanlı” yetiştirmenin en güzel yöntemi olarak algılanmaktadır. Tarih kitapları bunlarla dolu. Bunlar değişmemeli.
1963’den önce de okullar Rum çocuklarını “iyi Helenler olarak” yetiştirmek için ellerinden geleni yapmaktaydılar. Bir okul tiyatrosunda Anne rolündeki genç kız, kızı rolündeki genç kıza “evde kaldın kızım; bak seni isteyenler var, karar ver, seni evlendirelim” der. Kız “Bana on barbar Türkün başını getiren kahramanla evleneceğim anne” cevabını verir. Rahmetli Dr. Küçük Makarios’a bir şikâyet mektubu gönderir. Makarios yazılı cevap vermez. Bakanlar Kurulunda Dr. Küçük konuyu açar. Makarios’un cevabı: “Bunlar tarih dersleridir” olur. Bir başka olayda Kıbrıs Televizyonunda ilkokul çocuklarına eğitimden sorumlu Rum Müdür “Patraklos kimdir? Diğenis Kimdir” gibi arka arkaya sorular sorar. Çocuklar el kaldırarak cevap verirler: Şu kadar Barbar Türkü öldüren kahramandır; barbar Türklerin öldürdükleri kahramanımızdır. Sıra “Hz. İsa’yı kim öldürdü” sorusuna gelir. Bütün parmaklar havadadır. “Kim öldürdü”? Hep bir ağızdan “Barbar Türkler”.  Eğitimci gülerek “hayır, hayır, onu Türkler öldürmedi, ancak gerçek düşmanınızı bildiğiniz için size tam not veriyorum” der. Dr. Küçük yine yazılı şikâyette bulunur. Papaz yine aldırmaz. Dr. Küçük konuyu Bakanlar Kurulunda açar. Papaz yine “tarihi sorulardı, biraz aşırıya kaçmışlar” der. “En iyi Türk ölü Türktür”; bello Turko (deli Türk); vromo Turko (kokmuş Türk); sus ağlama seni Türk’e veririm, “iyi Helenlerin” vaftiz oldukları kültürün birkaç örnekleridir. Kıbrıs Ordusu dedikleri EOKACILAR topluluğunun silahlılarına komutanlık yapan Yunan Generali askerlerine “Gençler! Girne’ye dikkat ediniz. Girne bizim olacak. Girne’de çöp ile (Coca Cola içer gibi) Türk kanı içeceğim” diyebiliyor. Askerden terhis olan bazı gençler “bize devamlı surette Türklerin kötülüğünden bahsederler” diye açıklamalar yapıyorlar. İşte “iyi Helenler” bunlar ve bunların 18-34 yaş arasında olanları, Rum nüfusunun %65’i olarak, Türklerle bir arada yaşamak istemediklerini açıklıyorlar. Genelde %45 Rum da ayni fikirde. Bir o kadar Rum “Helenliklerine hakaret olur” diye KKTC topraklarına geçmemek kararı almış. Kıbrıs işgalden kurtulduktan sonra geleceklermiş.
Bu manzarayı gören İngiliz Bakan Hoon “Durum gerçekten bu ise federasyon olamaz; konfederasyon olmalı” demişti.
Tüm Rumlar böyledir demiyorum. Ancak “Barbar Türklere karşı silahlar patlayınca” buna dur diyecek er oğlu er bulunmaz. 45 yıldır bulunmadığı ve “Kıbrıs meselesi 1974’de başladı” yalanı milli görüş haline geldiği gibi! Hristofyas “çocuklara gerçek olayları öğretelim; bu Rumluklarını kaybetmelerini değil, daha iyi Helenler olmalarını sağlar” diyor. Kilise “Tarih kitapları olduğu gibi kalmalı” cevabını veriyor. Parti lideri Anastasiades “Helenizm etnik açıdan yaşamalı, EOKA’nın değeri düşürülmemelidir” diyor. Diğerleri Yunanlılık yaşayacaktır derken Hristofyas bizi Anavatanla irtibatı kesmeye davet ediyor. Ve içimizden bir avuç genç babalarından aldıkları ilhamla duvarlara “asker dışarı” yazıları yazarak tutuklanıyorlar ve bir dizi kuruluş bu tutuklanmayı kınamak için sıraya girebiliyor. Allah’a şükürler olsun ki bizde “Anavatanına bağlı sağlam Türk gençleri” bu gidişatı takbih etmekte ve Türk askeri gelmeseydi toplu mezarlarda olacağımızı gafillere hatırlatmaktadırlar.

Yazarın Diğer Yazıları