Dananın kuyruğu işte burada kopacak

Kürşad ZORLU
Ermenistan sınırının açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulmasını öngören protokol metni, geçtiğimiz Ekim ayında her iki ülkenin dışişleri bakanlarınca parafe edilmişti. Bu süreçte Azerbaycan’la ilişkiler büyük yara almış ve tırmanan gerilim bizzat Başbakan Erdoğan’ın Bakü’de güvence vermesiyle durdurulmuştu. Aslında ötelenmişti de denilebilir. Zira 24 Nisan tarihine birkaç ay kalmışken meydana gelen gelişmeler ve özellikle Ermenistan tarafının tutumu, yeni bir kriz süreci ile baş başa olunduğunun işaretidir.
Bakıldığında protokolün diasporayı memnun etmediği çok açıktır. Örneğin Ermenilerin Kudüs’teki temsilcisi Avagia  “Bizim için 24 Nisan ile 10 Ekim matem günüdür”  derken; Ermeni federasyonu başkanı Avadiyan onaylanacak protokolün Ermenistan’a para yardımını durduracağından bahsetmektedir. Bu sebeple Ermenistan Anayasa Mahkemesi söz konusu protokolü onaylar gibi yapmış ve diasporanın artan kızgınlığına karşılık vererek; Ermeni parlamentosuna örtülü şekilde  “hayır”  mesajı göndermiştir. Çünkü kararda protokolün  “kabul edilemez ön koşullar ve kısıtlayıcı hükümler” içerdiği ifade edilmektedir. Mahkeme ayrıca Kars Antlaşmasına ve Karabağ ön koşuluna karşı çıkmaktadır.
Öte yandan Ermenistan diasporasını ayağa kaldıran protokolün parlamentoya gelmesi için azami süre Mart 2010’da dolmaktadır. Yani ABD başkanlarını oy derdine düşüren ve sözde soykırımı kabul ettirmek için diasporayı harekete geçiren 24 Nisan tarihinden birkaç ay kadar önce. Öyle görülüyor ki Obama’nın Türkiye parlamentosunda konuşurken bu konunun altını çizmesi ve yol haritası önermesi boşuna değildi.
İşin ilginç yanı işler iyice arapsaçına dönüyor. Wall Street Journal’de geçtiğimiz gün yayınlanan haberde  “Ortak sınırın açılmasına ve diplomatik ilişkilerin kurulmasına yönelik Türkiye ile Ermenistan arasında anlaşma, giderek artan bir biçimde çökme tehlikesi altındadır”  ifadesine yer veriliyor. Haberde Ermenistan Cumhurbaşkanı’nın Dış Politika Başdanışmanı Vigen Sarkisyan’ın ağzından, hükümetin protokollerin onaylanması için gerekli belgeleri parlamentoya gönderdiği ancak Cumhurbaşkanına imzanın geri çekilmesi için yetki veren bir yasa hazırlandığı öne sürülüyor. Üstelik Azerbaycan lideri Aliyev’in ilk olarak Ermenistan’ın adım atması ve Karabağ ön koşulunu yerine getirmesi gerektiği yönündeki sözleri hatırlatılıyor. Buna göre eğer protokol Ermeni Meclisinden geçmezse ya da Ermeni tarafı Karabağ önkoşuluna uyarsa ciddi bir sıkıntı görülmüyor. Fakat bunların dışında Türkiye’yi bekleyen iki tehlikeli seçenek var:
* Karabağ konusundaki koşul sağlanmasa bile TBMM’de anlaşma onaylanacak, sınırlar açılacak, müttefik Azerbaycan tamamen kaybedilecek ve buna rağmen  “soykırım”  iddiaları kesin bir şekilde sonlandırılamayacak.
* Protokol imzalanmış, onaylanmış ve ancak uygulanmamış şekilde 24 Nisan’a ulaşılacak ve  “soykırım”  kelimesi bizzat Obama’nın devreye girmesiyle bir süreliğine ötelenebilecek. Ancak yine de Karabağ ön koşulu yerine getirilmeden Türkiye’ye  “madem imzaladın o halde sınırı aç”  baskısı gelecek. İş uzadıkça uzayacak. Ülkenin enerjisi bu kısır döngüye mahrum bırakılacak ve Azerbaycan ile ilişkiler tedirginlik parolasıyla sürdürülecek.
Ve dananın kuyruğu da işte bu iki seçenek arasında kopacak...
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş