Darbeciler kaybetti ama efendileri kazandı!

A+A-
Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Sahipsiz bir yazı bu...

Çünkü sadece olgulardan, gerçeklerden örülü...

Ne "bizim mahalleyi" mutlu edecek,

Ne cemaati sevindirecek,

Ne de AKP'liler "bak bizim safımıza geçti" diyecek...

20 yıldır yalnızca olguları mürekkep yapmış bir gazeteci olarak;

Ne alkış almanın hazzı, ne tehditlerin tedirginliği vicdanımı gölgeledi...

Kalemim yalnızca gerçeğin izinde oldu.

***

Önce Marmaris... Bir önceki yazıma bakın.

"Oradaydım" diyorum. Erdoğan'ı almaya gelenler en seçkin komandolar arasından seçilmişti.

Ve sanıldığı gibi geri püskürtülemediler. Sonuna kadar gittiler. Polisler, asker ile çatışmanın şaşkınlığı içindeydi. Biri otelin girişinde, biri villanın içinde iki şehit verdiler.

Evet aynı dakikalarda Erdoğan "halkın kontrol altına aldığı" Atatürk Havalimanı'na varmıştı. Ancak Marmaris'te yaşananlar da şaka değildi!

Darbeci askerlerin Erdoğan'ın gittiğinden haberleri olmalı... Belki aileden birini esir almaya yönelik devam ettiler operasyona; villada kimsenin kalmadığını anlayıncaya kadar.

Ancak yandaş kanallarda oteli basan askerlerin sivillere de ateş açtığı yalanı pompalanıyor!

At izi, it izine karışmış!

Marmaris'teki askerlerin hedefi Erdoğan'ı almaktı. Sivillere zarar vermemek için de azami gayreti gösterdiler.

***

Şimdi büyük resme bakalım.

Darbe girişimini yapanlar emperyalizmin yıllarca en etkili makamlara sızdırdığı elemanlarıydı.

Bozuk para gibi harcandılar!

Arkalarındaki güç bir kumar oynamıştı. Türksat'ı susturamayan, yani yayınları kesemeyen darbe girişiminin başarısız olacağı daha başından belliydi. Küresel patronlar piyonlarını yakmaya hazırdı. Çünkü her iki durumda da kazanacaklardı.

Nasıl mı?

Açmama izin verin; darbeciler için "başarmak" ya da "çuvallamak" gibi iki seçenek olsa da; onları ateşe atanlar her iki durumun sonucunu öngörmüşlerdi:

1) Darbe girişimi duyulunca büyük eksiklikler, zamanlama hataları ile sokağa sürülen darbeci askerler başarılı olsaydılar, zaten amaçlarına ulaşmış olacaklardı. Darbenin hedefi AKP değil, Türk Silahlı Kuvvetleri'ydi. (Önceki yazımda açtım.) Kumpas davalarında yargılanan komutanlar genişletilmiş bir halka ile içeri atılacaklardı. Yeni TSK yönetimi, doğal olarak devlet yönetimi; Amerikancı siyaseti, yani Erdoğan'ın BOP eş başkanı olarak yıllardır sürdürdüğü ve son dönemde vazgeçmeye çalıştığı çizgiyi geri getirecekti.

2) Darbecilerin başarısız olması durumunda bu kez Erdoğan'ın bir "demokrasi kahramanı" olarak önü açılacak, TSK itibarını yitirecek, asker kışlaya hapsolacak, polisin etkinliği artacak ve Başkanlık yolunda "sivil dikta"nın en önemli basamakları atılacaktı. Olası "iç savaş" da başarısız darbe girişiminin en "ballı" sonuçlarından biriydi.

Gördüğünüz gibi her iki durumda da küresel patronlar kazançlı çıkacaktı.

Yaşananlar şaka değildi!

Birinci senaryoda Erdoğan'ı "öldürmek de dahil" plan kuranlar, ikinci senaryoda Erdoğan'lı bir Başkanlığı destekleyebiliyorlar.

Hayır; iki proje de asla birbiri ile çelişmiyor. Bölgenin karmaşık atlasında birbirinin zıttı gibi görünen hamleler aynı amaca hizmet edebiliyor.

Yine olgulardan hareketle bunu açalım: Ne oldu şimdi?

İkinci senaryo gerçekleşti: Darbeci piyonlar başarısız oldular ancak oyunu kuranlar yine kazandı.

Yaşananlara bakın;

Günahsız Mehmetçik AKP milislerinin önüne atıldı! Katledildiler, dövüldüler, aşağılandılar! Bu görüntüler dünyaya servis edildi. Kaddafi'nin Libyası'ndan ne farkı vardı, Mısır'daki sözde Arap Baharı'ndan! Türk Silahlı Kuvvetleri büyük yara aldı. Genelkurmay Başkanı dahil, komuta kademesinin "burnunun ucunu göremediği" ortaya çıktı. Askere güven azaldı, yeni sivil diktanın arka bahçesi halini alan polise güven arttı.

Asker-polis ilk kez çatıştı, polis kazandı!

Asker halk ilk kez çatıştı, halk kazandı!

Planlanan bir iç savaşın öncesinde toplumun algısı böyle dönüştürüldü.

İç savaş yorumumu abartılı mı buldunuz?!

Daha dökülen kanlar kurumadan, Saray'ın danışmanı Şeref Malkoç, "halkı darbelere karşı silahlandıracağız" demedi mi?

Hangi halkı? O görüntüleri unutmayın! AKP'nin milislerini; eli palalı, sopalı, karşı devrimci hatta mafyatik tipleri.

Bu tipler ile Türkiye'ye demokrasi mi gelecek?

Sokağa dökülmeyen büyük çoğunluk, bu illegal, Cumhuriyet düşmanı oluşumlarla yan yana durmamak için evlerinden çıkmadı.

Darbeyi desteklediklerinden değil!

***

Emperyalizmin darbe girişimi başarılı olmuştur!

Yıllardır besleyip destekledikleri karşı devrimciler sokaklarda "demokrasi" naraları atmaktadır!

Ülkeyi yönetenler aklını başına alsın.

Enselerine kadar sızmış örgütü göremeyen TSK'nın komuta kademesi istifa etsin.

AKP, FETÖ ile mücadelede kararlıysa; cemaatin mallarına çökmek isteyen "siviller" içinden değil, TSK'nın kumpas davalarında mağdur olan komutanlar arasından "danışmanlık" alsın.

Dedim ya at izi, it izine karıştı.

Oyun içinde oyun...

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları