Dava, yıkama yağlama

A+A-
Ergun KAFTANCI

       Ankara Melih Gökçek'ten, Gökçek de istifa suretiyle yargıya düşmekten kurtuldu. Diretseydi, görevden alınacak ve hakkındaki dosyalar tek tek açılacaktı. Fetö çetesine parsel parsel arazi tahsis edip etmediği de ortaya çıkacaktı...

         Belki, iltisak halinde olduğu da...

         Şimdilik hepsinden yırttı...

         ***

         Halk TV'de dikkatimi çekti, kendi sesinden türküyü dinlerken şımarık çocuk yüzüyle ekrana yansıdı...

         İstifasını açıklarken "Davama bağlıyım, bizim davamızda emir demiri keser" gibi ne tarafa çekerseniz lastik gibi uzayacak laflar etti...

         Davası neymiş anlaşılmadı; demokrasi miydi, millî iradeyi sahiplenmek miydi, özgürlüklerin dokunulmazlıkları mıydı, hak ve hukuk muydu, adalet miydi, laiklik miydi, çağdaşlık mıydı, cumhuriyete bağlılık mıydı, Atatürk'e saygılı olmak mıydı, neydi...

         Mensup olduğu siyasal yapıda bunlar var gibi gözüken aslında hiç olmayan değerlerdi...

         Bağlı olduğu davanın ne olduğuna gelince...

         Dava, imam hatip dersek her şey anlaşılmış olur

        ***

         AKP'yi uzun boylu anlatacak değiliz...Yalnız şunu vurgulayalım, emir demiri keser, demokrasilerde uygulanmayan sadece askeri değeri olan bir söylemdir. Gökçek bunu kullanarak tek adam iradesini bir kez daha dikkatlere sunmuş oldu...

         "Tek adam ne derse o yapılır" anlamı Gökçek'in davasının demokrasiden uzak olduğunu pek güzel anlatan ifadelerden biridir.

         Diğerlerine değinmeye de herhalde gerek kalmıyor...

         * * *

         Gökçek'in benimsediği AKP'nin davası ülkeyi nerelere getirdi görün ve nerelere götürecek düşünün!

Çin'den bile borç para istedik

        Ekonomi iyi yolda diyorlar; dillerine yapışan bu söylemi daha dün Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci tekrarladı ve "Veriler, ekonominin iyi yolda olduğunu gösteriyor" dedi.

        Bunu, inanarak mı söyledi onu bilemiyorum. Ekonominin iyi yolda olmadığını gösteren o kadar çok işareti var ki...

        Türkiye Varlık Fonu'nu iktidarlarının son yıllarına yakın neden kurdular...

        Açıklamış ve yatırımların dış finansman gereği duymadan yani içeride ve bu fonda oluşturulacak finansman imkânlarıyla yapılması için kurduklarını söylemişlerdi...

        Oysa bu fonun iç finansmanı sağlayacak durumda olmadığı görüldü. İlhan Kesici'nin de dediği gibi kuruluşun amacı dış finans kaynaklarından yararlanmaktı. Fon teminat gösterilerek kredi sağlamayı düşünmüşlerdi...

        Nitekim bugün Fon, hem Çin'den, hem Körfez ülkelerinden finansman arıyor...

        Çin'den 5 milyar dolar kredi talebinde bulunuldu. Çin Endüstri ve Ticaret Bankası talebi incelemekle meşgul...

        Şayet kamu varlıklarının değerlendirilmesine gidilmiş olsaydı Fon, dış finansman arama zorunda kalmayacaktı; bu yola sapılmadı çünkü iktidarın elinde değerlendirilecek kamu varlığı neredeyse kalmadı gibi...

        Eğer dış finansman kaynakları ikna edilirse kefilimiz TVF olacak...

        Geri ödemeye gelince, çok sıkışılırsa yap-işlet-devret formülünü devreye sokacaklar, havada böyle bir esinti var...  

        * * *

        Küresel ekonominin önemli bir parçası olmak adına ele aldıkları yapısal reformları (!) gerçekleştirme hevesi sonucu, dış kaynaklara borç bağımlısı haline geldik. TVF, bu bağımlılığı sağlamakla görevli...

        Hâlâ "Ekonomi iyi yolda" diyen varsa buyursun, komik duruma düşeceğine aldırmadan bu iddiayı tekrarlayıp dursun...

DERKENAR

       Enflasyon çift haneli rakamda, işsizlik oranı yüzde 11, açlık sınırı bin 544 lira, yoksulluk sınırı 5 bin 30 lira; pahalılık sürüyor, ekonomi üretken değil, yatırım yok, faizler yüksek, kredi muslukları çalışmıyor, iflaslar peş peşe, icra daireleri hacizlere yetişemiyor, senetler ve çekler ödenmiyor, ihracat azaldı, ithalat eski hızıyla sürüyor. Bermutat israf ve lüks harcamalar da... Sanki Pompei'nin son günleri... Bu tabloya bakıp ekonomi iyi yolda diyen, ya aklını yitirdi ya da iktidara dalkavuklukla meşgul...

Ortak özellik, yanılmak

        On birinci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de cemaat konusunda yanlışa düşenlerden... Anayasa Mahkemesi'ne atadığı Alparslan Altan adındaki üyenin fetö çetesine mensup olduğu ortaya çıktı. Altan'ın 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor...

        Suçundan biri de fetöcü dosyalarına, adı geçenleri ağır cezadan kurtaracak şerhler düşmesi...

        Yargı, içinden çıkan bu yeni fetöcü hakkında bakalım ne karar verecek...

        * * *

        Abdullah Gül'ün bu atamayı bilerek yaptığı söylenemez, ancak iyi soruşturmadan yaptığı bir gerçek.

        Yalnız, kişiyi incelemekle görevlendirilenleri de mercek altına almak lazım, belki onlar da fetöcü...

        * * *

        Tayyip Erdoğan çok sık yanılır da Abdullah Gül hiç yanılmaz mı... Siyasal mayaları aynı olduğuna göre yanılmak da ortak özellikleri olabilir.... 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları