Davos Fatihi'ne, 'fetih' ortamı nasıl sağlandı?

İsrafil K.KUMBASAR

Yönetmen, ikide bir karşısına geçip, “Rakiplerimiz atağa geçiyor. Reytingimiz düşüyor. Ölçümler öncesinde acilen bir şeyler yapmamıza izin verin” diye sızlanıp duran başrol oyuncusuna şu karşılığı veriyordu:
- “Hiç endişelenmene gerek yok adamım. Senaryoya öyle bir ilave yapacağım ki, sonuca sen bile şaşıracaksın.”

* * *

Hiç kimse kimseyi kandırmasın.
Davos Fatihi’nin, ‘monşerleri’ bir hayli tedirgin eden hareketi, ‘fevri’ bir çıkış değil, ‘planlı’ bir organizasyonun parçasıdır.
ABD Başkanı George Bush’a bile havlu attıran bir ülkenin başına karşı yapılabilecek bir hareketin ileride kendisine ‘neye patlayacağını’ en iyi bilen kişilerden birisi de Tayyip Erdoğan’dır.
Erdoğan, her yıl geleneksel olarak eşiyle, dostuyla devlet kesesinden çıkarma yaptığı Davos’ta ‘kendisine sağlanan ortam’ dahilinde, ‘önüne konan senaryodaki’ rolünü başarı ile oynamıştır.
En karşısındakilere bile “Helal olsun” dedirtmeyi başaran Erdoğan, hem Türk toplumunda biriken gazı alarak, yerel seçimlerde ‘elini’ biraz daha güçlendirmiş, hem de kendisine Ortadoğu’da biçilen rol için ‘iyi bir altyapı’ hazırlamıştır.
Peki, ‘Fatih’e ‘fetih’ zemini kimler tarafından, neden, nasıl sağlandı?

* * *


İsrail Başbakanı Ehut Olmert, Gazze saldırısı öncesinde 23 Aralık 2008 tarihinde Tayyip Erdoğan ile süren 5 saatlik görüşmenin ardından Ankara’dan ayrılırken gazetecilere yaptığı açıklamada özetle şöyle diyordu:
- “Ortadoğu barışında Türkiye kilit bir rol oynuyor. Seçimler öncesinde Türk hükümetinin Ortadoğu’da bir barış zeminine ihtiyacı var. Bu barış İsrail-Filistin veya İsrail-Suriye arasında olabilir. Bunun için elimizden geleni yapacağız.”
Ziyaretten iki gün sonra, 25 Aralık 2008 tarihinde İsrail’in en etkin gazetelerinden Jerusalem Post’ta çok ilginç bir analiz yayımlanıyordu.
Üst düzey bir İsrailli yetkili, aynen şöyle diyordu:
- “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, yurtiçinde hükümetine yönelik eleştirileri bertaraf etmek ve yükselen muhalefet karşısında meşruiyetini sağlamlaştırmak amacıyla yüksek profilli bir uluslararası diplomatik başarıya ihtiyacı bulunuyor.”

* * *


Türkiye’de ‘inançlı’ kesimleri istismar ederek, iktidara gelen Tayyip Erdoğan, ‘ABD/AB/İsrail’ ekseninde uygulamaya koyduğu ‘teslimiyetçi’ politikalarla, kendisine biçilen rolün ‘birinci safhasını’ kazasız belasız atlatmayı başardı..
Şimdi sıra, ‘ılımlı model ülke’ çerçevesinde, rolünün ‘ikinci safhasını’ yerine getirmekte.
İsrail’in başına ‘fırça’ atmış bir fotoğraf ortaya koyarak, bir anda Ortadoğu’da başlarına musallat olan yönetimler yüzünden büyük acılar çeken kitlelerin gözünde adeta bir ‘icon’ haline gelen Erdoğan, ilk önce Hamas ve diğer grupları öncelikli taleplerinden vazgeçirip, ‘İsrail’in varlığını’ tanımaları şartıyla ‘masaya’ oturmaya zorlayacak.
Ardından, ‘ABD/İsrail karşıtı ’olarak bilinen diğer gruplarla temasa geçip, bir an önce ‘silah bırakmaları’ için zemin yoklayacak.
Bölgede iyice yalnızlaşacak olan İran, ya ‘pes’ edecek, ya da ‘avlanması’ daha kolaylaşacak.

* * *


‘Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi’ ile ‘Medeniyetler İttifakı Projesi’nin eşbaşkanlığını yürüten Tayyip Erdoğan, 13 Ocak Salı günü AKP’nin haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada ise, aynen şu ifadeleri kullanıyordu:
- “Büyük Ortadoğu Projesi’nin arkasındaki amaç bellidir. BOP, barış, huzur, insan hakları, hukukun üstünlüğü, ileri demokrasi ve ekonomik kalkınma, kadın hakları ve eğitim özgürlüğünü daha yukarılara taşımak amacıyla atılmış bir adımdır. Burada Türkiye’ye de bir görev verildi ve biz bu görevi üstlendik.”
‘Değiştiğini’, ‘dönüştüğünü’, ‘transformasyon’ geçirdiğini söyleyerek iktidara gelen Erdoğan, Türkiye’de kendisine bel bağlayan ‘inançlı’ kesimlerin zihinlerini ‘dumura’ uğrattıktan sonra, şimdi de Ortadoğu’daki ‘zulümlere’, ‘haksızlıklara’, ‘adaletsizliklere’ başkaldıran kitleleri ‘ehlileştirme’ misyonunu devralıyor.

* * *


Yönetmen, başrol oyuncusuncusuna, “Hoşgeldin Dünya Lideri”, “Dünya Başbakan Görsün”, “Davos Fatihi” pankartları eşliğinde “Dik dur eğilme, Türkiye seninle” sloganı atan ‘heyecanlı’ figüranları göstererek gülümsedi:
- “Hiç endişelenmene gerek yok adamım. Bu tosuncuklar var olduğu sürece, sen daha çoook ekmek yiyeceksin.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş