Davutoğlu nereli?

Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Haftanın ilk “sizden gelen” yazısı; Nazım Peker’den:

“(...) Ermeni iddiaları için, “Soykırım” diyenlere neden kızıyoruz?

Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlık koltuğunda oturan Taşkentli olduğunu bildiğimiz S. Davutoğlu, “Yeni Türkiye’de ve yeni Anayasa’da Türk ve Türklük kelimesi de vurgusu da çıkarılacak” demiyor mu?

(...) Sözde soykırımda (!) öldürdüğümüz Ermeniler için HÜKÜMET Patrikhane’de ANMA töreni düzenliyor. Hemşehrim Taşkentli Ahmet, Ermeni teröristler için BAŞSAĞLIĞI mesajları yayınlıyor. Tehcir insanlık suçudur diyor.

Ermeni teröristlerin öldürdüğü Müslüman Türkler için, hükümet ve Davutoğlu ne yapıyorlar?

Camilere doldurup öldürülen, karınları deşilerek bebekleriyle birlikte canice öldürülen Müslüman kadınlarımız için ne yapıyoruz?

Sakalından tutulup karnından hançerlenen imamlar, yaşlılar için ne yapıyor hükümet ve Davutoğlu?

Önce ırzına geçilip sonra da hançerlenerek öldürülen Müslüman Türk kızları için ne yapıyor hükümet ve Davutoğlu?

Ermeniler, bütün bu saydıklarımı yapmadılar mı yoksa?

Ben ve bölge halkı, böyle diyerek Ermenilere iftira mı etmekteyiz?

Seçimlere giderken kafam karışık!

(...) Sayın Davutoğlu, bildiğimiz kadarıyla Taşkentli değil miydi?

Taşkentliler ise yüzde yüz su katılmamış Türkoğlu Türk’türler!

Bu Türk ve Türklük düşmanlığına aklım yatmadı gitti.”

 

“Poyraz-Karayel”e tepki

 

Benim hiç izleme fırsatım olmadı, dolayısıyla yorum yapamayacağım ama Cemal Şafak, Kanal D’nin Poyraz-Karayel dizisiyle ilgili rahatsızlığını dile getirmiş; aktarayım:

“Dizide silik, çağından uzak, hayal aleminde yaşayan, ezik emekli albay rolüyle askerimizi ve subayımızı küçük duruma düşürdüklerini düşünüyorum. Bir albay, bir mafya ağasının ve elemanlarının parlatıldığı bir dizide böyle silik ve aciz gösterilmemeli. Bir albay kolay yetişmiyor. Belki bir mafya elemanı da kolay yetişmiyor diyebilirler ama işte bu da bizim çarpıklığımız olsa gerek...”aşbakanı“Benim 52 tane Sünni vatandaşım şehit oldu” demişti. Muhalefet açık seçik halkı kışkırtıcı nitelikteki bu sözleri hatırlatıp, bu seçim döneminde sorabilir mi  “Niye söyledin?”

*

 

Kargaları güldürmeyin

Alp Kaan’ın tepkisi “bale” ye karşı bir  “kültür savaşı(!)”  başlatanlara:

“Çocukların yağmurda ıslatılmasına, protokolü beklemesine, saatlerce ayakta durmalarına bir şey demez de ” bale“ye takar kafayı. 23 Nisan’da ille(!) tarihe geçmeye sevdalanır!

(...) Lafa bak; ” kültürümüzde yok “!

(...) Sanatın, müziğin, sporun milli tarafı ağır basabilir.

Örneğin güreş için ne diyoruz; Ata Sporu di mi?..

Geçmişten gelen özellikler bizim için ayrı bir özellik ve güzellik katar o spor dalına, o sanata, o müziğe...

İşte türkülerimiz...

Bizi anlatır..

Pop gibi laylaylom, buhar olup gitmezler üç ayda.

Ama pop derken bir asır dillerden düşmeyen melodiler de yok değil midir?..

Bunu, hangi eserin klasik hale geleceğini zaten toplumlar, zaman kendi işleyişinde ve sürekliliğinde belirler.

Bale programını kültürümüzde yok diye iptal etmek; neresinden bakarsak bakalım, saçmadır.

(...) Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü; Bakırköy gibi pek çok ilden daha fazla nüfusa sahip olan kendi bölgesinde öğrenim gören çocukların sıkıntıları ne, başarı durumları ne düzeyde, ne yaparsam öğrencilerimi öne geçirebilirim onun derdine düşmelidir.

Çocuk bayramında halt etmiş Bakırköy’ün müdürü!

Çocuklar bile güler aldığı karara!

Bale programını iptal etmek..

Bunu da ”kültürümüzde yok“ diye sözde savunmak!..

(...)

2015’teyiz.

Dünyaya bakın...

Bir İsviçre’nin neden mutlu insanlar ülkesi olduğuna kafa yorun...

Ve 158 ülke arasında Türkiye’nin neden 76. sırada olduğuna.

Baleyle uğraşana kargalar güler... Kargaları bari güldürmeyin!”

*

 

Onlar

Şiirsiz geçmiyoruz son zamanlarda. Salahattin Baysal, bir Ali Yıldız şiiri göndermiş, buyurunuz:

“Onlar tükenmediler

Oba oba, boy boy;

Oymak oymaktılar...

Sığmadılar bir orduya,

Sığmadılar bir yazıya,

Ok kesip, kılıç kuşanıp,

Batıya doğru aktılar.

 

Üç tuğu üç kez kaldırıp,

Atlarda dimdik durdular...”

Şiir uzun tamamını buraya almak mümkün değil ama bağlandığı sonu ileteyim;

“Onlar;

Bir ruh verdiler toprağa...”

Ruhsuz beden de malum;

Cesetten farksızdır aslında.

*

 

Bayrak saygısızlığı

Kaplan Belbez,  “Derince Belediyesi’ninİzmit Körfezi’ne giren gemilerin yanı sıra karşı sahillerden de görünen Türk Bayrağı’nı kaldırıp yerine Osmanlı ve eski Türk devletlerini simgeleyen bayraklarını asacağını söylentileri üzerine başlayan bayrak nöbeti”yle ilgili haberleri paylaşmış,  “bu bayrak saygısızlığına siz de tepki gösterin”  diyor. Hukuken sakınca doğurabilecek ifadeleri paylaşmıyorum ama mesajı açık: - Çanakkale’de bile indiremediler, bundan sonra da indiremezler bayrağımızı!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş