DEAŞ ve PYD kimin müttefiki?

A+A-
Özcan YENİÇERİ

2003 yılında ABD'nin Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice "Orta Doğu'da Türkiye de dahil 22 ülkenin sınırları değişecek" demişti.

Rice, bununla da yetinmemiş "Orta Doğu'nun dönüşümü hiç kolay olmayacak, hem de çok fazla zaman alacak" kehanetinde de bulunmuştu.

Kimse çıkıp da ABD'nin bunu nasıl, kiminle ve hangi araçları kullanarak yapacağını sormadı. Daha vahimi de ABD'nin müttefiki olduğunu ilan ettiği Türkiye gibi bir ülkenin sınırlarını değiştirme amacının da ne olduğunu sorgulamadı!

ABD'nin Pentagon'daki stratejik akıllarına göre Türkiye'nin de içinde bulunduğu 22 ülkenin üzerinde bulunan bölge "küresel sistemin ozon deliğidir" tespitinin neden yapıldığı da yeterince tartışılmadı!

Yine kimse çıkıp da küresel sistemin ozon deliği olarak ilan edilen bölgenin küresel sisteme eklemlenmesi için ABD'nin hangi manevra ve stratejileri devreye sokacağını da gündem yapmadı!

Dahası anlı/şanlı yöneticiler, ABD'nin bu amaçla devreye soktuğunu açıkladığı Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projelerine, ardından başlatılan Arap Baharı'na katkı sunmayı ve iş birliği yapmayı görev bildiler.

 ABD'nin stratejik akıllarının "Arap Baharı" olarak bilinen malum gelişmeler başladığında "ABD bu olayların arkasında değilse önünde olmalıdır" diyerek gelişmelerden niye bu kadar memnun olduğunu da karşı cenahtakiler fark edemediler.

ABD'nin gerçek müttefiki: PYD/DEAŞ!

DEAŞ'la mücadelede Türkiye'nin bütün ısrarlarına rağmen ABD, Türkiye'yle değil YPG/PYD/PKK ile iş birliği yaptı.

Türkiye'nin terör örgütü olarak ilan ettiği PYD/PKK'yı ABD, binlerce TIR silahla destekledi. 

Siyasi ve askeri yönden koruması altına aldı.

ABD, sözde Rakka harekâtını daha doğrusu entrikasını PYD/YPG ile birlikte gerçekleştirdi.

BBC, Rakka'da ABD'nin YPG ve DEAŞ ile ortaklığını meydana çıkardı.       BBC'nin haberine göre, geçen ay ABD-İngiliz koalisyonu, içinde YPG'nin de bulunduğu Suriye Demokratik Güçleri yardımıyla 250 DEAŞ'lıyı aileleriyle birlikte Rakka'dan tahliye etmiş.

Yapılan değerlendirmelere göre  sergilenen kirli pazarlık daha fazla insanın ölmemesi için yapılmış. Ancak Rakka'dan tahliye edilen DEAŞ unsurları sıradan teröristler değildir. DEAŞ terörünün beyinleri ABD'nin koruması altında Türkiye dahil bir çok Batı ülkesine gitmişlerdir.

Bu durum DEAŞ denen örgütün nasıl yapılandırıldığı, kimler tarafından kurulduğu, korunduğu ve operasyona yönlendirildiğini ortaya koyar niteliktedir. Ayrıca DEAŞ'ın ABD menşeli silahlar kullandığı iddiaları da konuyu netleştiren durumdur.

 ABD'nin açık tavrı, gizli ve gerçek müttefikinin kimler olduğunu da ortaya koyar niteliktedir!

Türkiye'yi zayıflatma girişimleri!

CIA eski Direktörü Leon Panetta ve David Petraeus "Katar'ın çok güçlü bir ülke olduğunu, birlikte hareket ettiği Türkiye'ye de büyük güç kazandırdığını" söylüyor.

Panetta ve Petraeus Katar'a operasyon zorunlu olduğu konusunda uyarı yapıyor. Dahası aynı ikili, Ekim ayının ilk günlerinde Pentagon'da "Türkiye'nin bölgedeki etkinliğinin azaltılması için ne gibi adımlar atılması gerekir?" sorusuna cevap veriyor.

Önerileri "Katar'ı köşeye sıkıştırıp, Türkiye'den uzaklaştırmalıyız" diyorlar.

Arabistan'da Türkiye ile yakın ilişkiler içinde olan bazı prensler var. Bunlar oyun dışına itilmelidir.

Katar operasyonuyla Türkiye ile Arabistan'ın karşı karşıya getirilmesi gerçekleştirilmek istenmiştir.

Veliaht Prens Muhammed bin Nayif, Türkiye ile Suudi Arabistan'ı daha da yakınlaştırmak istiyor. Onun görevden alınması ABD için çok önemli olduğuna vurgu yapıyorlar.

Böylece Suudi Arabistan'da prenslere operasyon gerçekleştiriliyor!

Türkiye, ABD'nin hamlelerine İran ve Rusya'yla iş birliği yaparak cevap veriyor.

Türkiye'nin Afrin'e yapmayı düşündüğü operasyona karşı ABD'li subaylar YPG'yi koruyacağını söylüyor.

Ardından NATO'dan Türkiye'yi hedefe koyan imalı tavırlar geliyor.

Önümüzdeki süreçte Türkiye düşmanlarına müttefiklik yapan ABD'den çok yönlü düşmanlık eylemleri beklenmelidir.

Sarraf konusu beklenmedik bir boyuta evrilebilir!

Yetkililer oyuna gelmemeli ve uyanık olmalıdır.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları