Değişen sensin, Amerika değil

Ahmet GÜRSOY

                Bizim hükümetlerin dostu olan Amerika, Türkiye ile ikili ilişkilerin başladığı 1800'lü yıllardan bu tarafa aynı politikaları izliyor.

                Milim sapma yok.

                Çokları sanıyor ki zaman içinde duruma göre değişiklikler oluyor.

Hayır!

Ana fikir değişmiyor. Sadece duruma göre vaziyet alış değişiyor hepsi o kadar.

                Gerisi milimi milimine aynı.

Açın kitapları..  Türk-Amerikan ilişkilerine bakın isterseniz.

Ne göreceksiniz?

Ya da ne görüyorsunuz?

Şunları:

Taviz verirseniz...

Bizim dediklerimizi yaparsanız...

Ülkenizi bizim istediğimiz biçimde yönetirseniz ...

Eee!

İyisiniz demektir.

Çok gelişirsiniz.

Barış gelir.

Ülkeniz kurtulur..

Sırtınız asla yere gelmez..

Açın Wilson prensiplerini ta o zamanlardan bu tarafa bakın neler söylüyor?

"Osmanlı ülkesini (elbette Türkiye'yi) bölgesel ve etnik nüfusa göre dağıtın." Yani diplomatik adıyla plebisit yapın. Daha açık söylersek referandumla ayırıp bölün..

Bunu söylüyor.

Daha güçlü olun demiyor.

                Ülkenizin bölünmemesi için size askeri destek verelim demiyor.

Ekonomimiz yanınızda da demiyor.

Ne diyor?

Ülkenizi halkalar göre bölün… Bunun için de oylama yapın. Gerekirse biz de size yardım edelim.

Peki, aynı şeyi İsrail için öneriyor mu?

Asla!

Orasını özenle koruyor.

Şimdi Amerika'nın başkan yardımcısı Biden gelmiş..  Neymiş efendim Ankara'da yapılan Saray'da görüşmemek için İstanbul'u seçmiş..

Çok umurumda sanki..

Nereyi seçerse seçsin bizim için ikili ilişkiler ve bu ülkenin Türkiye'ye yönelik izlediği politikalar önemlidir.

Saray bizim meselemiz. Amerikalıların değil. Gideriz gitmeyiz. Eleştiririz, eleştirmeyiz bizi ilgilendirir.

Onları hiç ilgilendirmez. Bazıları bundan kendilerine bir pay çıkarıp, Amerikalıları sıcak bakmamızı istiyorsa yanılıyor…

İstanbul'a gelen hükümetlerimizin dostu Amerika'nın son başkan yardımcısı, ayağının tozuyla "PKK terör örgütüdür, ama PYD asla" diyorsa, işte beni bu söz ilgilendirir. Çünkü Amerika'nın benim meseleme bakışır. Türkiye ile olan ilişkilerindeki duruşunun pozisyonunun gösterir bu cümle.

Meseleyi özetler.

Demek ki Amerika, Türkiye'nin terör sorununun kendi çıkarı açısından bir ortaklığa dönüştürmüş ve böyle görüyor.

Benim düşmanımla dost olduğunu anlatıyor..

Benim milli çakarlarım açısından çok rahatsız edici mi?

Haddinden fazla rahatsız edici...

Çünkü PYD ile PKK arasında Türkiye açısından hiçbir fark yok..

                Her ikisiyle de silahlı çatışma içindeyiz.

                Başka?

"Kıbrıs'ta bizim istediğimiz ve önerdiğimiz yolu izler de taviz verirseniz" demeye getiriyor Biden, "Kıbrıs sorunu güllük gülistanlık olur."

Aynen Wilson prensipleri mantığı...

"Osmanlıyı yok etmemiz için, her etnik gruba, yaşadığı topraklarda devlet kurma izni verin" politikasının 2016'daki şeklidir bu…

Bakın bakalım..

Elin adamında milim değişme var mı? Seninkiler kırk kere değişiyor. Henüz bir yol ve yön bulmuş değil, onlar ise yıllar geçse de gene aynı..

Sen ister Haçlı ruhu de…

İstersen demokrasi soslu emperyalizm..

Kendin bilirsin… Değişen sensin, Amerika değil…

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş