Değişim ve dönüşüm devam ediyor

A+A-
Armağan KULOĞLU

Türkiye'de değişim ve dönüşüm rüzgârları esmektedir. Bu değişim, dönüşüm; laik, demokratik, hukuk devleti ve Türklük anlayışından uzaklaşılarak, toplumun anlayış ve değerlerinin değiştirilmesiyle gittikçe din devletine doğru evirilen bir istikamette gerçekleştirilmektedir.

Din istismarı yapılıyor

Toplumun hassas olduğu din konusu kullanılmakta, hassasiyetler okşanmak suretiyle dindar olunduğu anlatılmakta, bunun için medyanın tamamına yakını kontrol altına alınarak algı operasyonları yapılmaktadır.

Vicdani ve özde Müslümanlık yerine, şekli Müslümanlık ön planda tutulmakta, bu durum konuşma ve görüntülerle geniş toplum kesimlerine ulaştırılmaktadır.

Fakir fukaranın yanında olunduğu görüntüsü vermek için "çat kapı" adı altında önceden planlı senaryolar düzenlenerek toplum kandırılmakta, erzak dağıtımıyla da bağımlı hale getirilmektedir.

Cemaat ve tarikatlara imkânlar sağlanmakta, fırsatlar verilmekte, tümünden faydalanmak için devlet ve hükümet kademelerinde, bürokratik kadrolarda alanlar tahsis edilerek buralarda yer almaları sağlanmaktadır.

Anayasanın değiştirilemeyecek maddeleri dahi tartışmalı hale getirilmiş, "yeni anayasa" söylemiyle de değiştirilmek istenmiştir. Hatta anayasadan laikliğin çıkarılmasının gerektiği, en yüksek makamlarca dahi ifade edilmiştir.

Eğitim sistemi dindarlık üzerine oturtuluyor

Türk Millî Eğitimi yerine, dindar eğitim sistemi oluşturulmaktadır. Laikliği, bilimi ve çağdaşlığı, Atatürk ilke ve inkılaplarını ve Türk Milletinin değerlerini ön planda tutan millî gençlik yetiştirmek yerine, dindar gençlik yetiştirmek açıklıkla ifade edilmiştir.

Bu amaçla Türk Millî Eğitim felsefesinde, yönetmeliğinde ve müfredatında köklü değişikliklere gidilmiştir. Ön görülen eğitim sistemini desteklemek için din odaklı vakıf ve dernekler kurulmuş, mevcutlardan bir kısım da bu amaca hizmet edecek şekle getirilmiştir. Önde gelen kişiler de bunlara destek olmuştur.

Atatürk, İstiklal Savaşı kahramanları, cumhuriyetin kurulması ve yüceltilmesinde pay sahibi olanlarla ilgili kısımlar müfredattan çıkarılmış veya azaltılmıştır. Onların yerine "Cihat" konusunun müfredata sokulması endişe uyandırmıştır.

Gururla söylediğimiz "andımız" kaldırılmış, buna gösterilen tepkiler etkisiz kalmıştır

Cahillikten istifade amaçlanmaktadır. Bu konuda YÖK denetleme kuruluna atanan bir profesörün, okuma oranının artmasının tehlikeli olduğunu, cahil halkın ferasetine güvendiğini açıklaması dikkat çekicidir.

Türklük, Türk Milleti ve değerleri yok sayılıyor

"Türk" ve "Türk Milleti" demekten kaçınılmaktadır. Türklük, diğer etnisiteler gibi etnik bir kesim olarak ifade edilmektedir.

Atatürk'ün "Türkiye Cumhuriyetini kuran ahaliye Türk Milleti denir" ifadesi yok sayılmaktadır. "Türk Milleti" yerine, "bu millet" denen belirsiz bir toplumdan bahsedilmektedir.

Atatürk'ün, Türklüğün anlamını ortaya koyan ve bu ifadeyle gurur duyulması gerektiğini vurgulayan "Ne mutlu Türk'üm diyene" vecizesi yok sayılmaktadır. Kullanılması engellenmiş ve her yerden kaldırılmıştır.

"T.C." rumuzu bulunduğu birçok yerden silinmiş, madeni Türk Lirasından da Atatürk portresi kaldırılmıştır.

Millî bayramlarımızın kutlanmasına kısıtlamalar getirilmiştir. Bir kısım devlet ricali de millî bayramlardaki törenlere, çeşitli mazeretler öne sürerek, katılmamayı adet haline getirmiştir.

Arap hayranlığı ve Osmanlı'yı geri getirme hevesi gittikçe artmaktadır. Arapça, Suriyeliler bahane edilerek, resmi ve özel tabelalarda sıklıkla görülmektedir. Hava ve deniz limanlarındaki tabelalarda da resmen yabancı dil olarak yer almaktadır.

Emperyalizm için din çok iyi bir sömürme aracıdır. Dini kim iyi kullanıyorsa onu destekler. Emperyalizm tarafından kullanılmamaya özen gösterilmelidir.

Cumhuriyetin kurucu değerlerine, Atatürk ilke ve inkılaplarına sıkı sıkıya sahip çıkılmalı, ülkemizin bu şekildeki değişim ve dönüşümüne engel olunmalı, yeni devlet kurmayı düşünenlerin bu hevesi kırılmalıdır.

Türklüğü en kutsal yere taşıyanın Atatürk olduğu da unutulmamalıdır.

"EN BÜYÜK TÜRK, ATATÜRK"

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları