Demek yasalmış!

A+A-
Rauf DENKTAŞ

Ben bir banka olarak Ahmet efendiye yüz bin sterlin verdim ve karşılığında, üzerinde başkalarına, “hiçbir engeli yoktur” diye satılıp parası ödenmiş evler bulunduğunu bildiğim halde Ahmet efendinin bir tarlasını ipoteğime aldım. Bu ev sahiplerine tarlayı ipoteğime alacağımı duyurmadım. Bunların hak ve hukuku ne olacak diye düşünmedim. Yüzde seksene varan mükerrer faizlerle borç iki milyon sterline yükselinceye kadar bekledim ve açık artırmaya giderek Ahmet efendinin tarlasını, üzerindeki, önceden satılmış ve parası ödenmiş fakat tapuları henüz verilmemiş, evlerle birlikte kendi tapuma geçirdim.
Ev sahiplerine, Ahmet efendinin borcunu ödeyiniz aksi takdirde evlerinize giremezsiniz mesajını gönderdim. Bu benim yasal hakkımdır. Vicdan rahatlığı içindeyim. Ben paramı istiyorum. Evleri satın almış olanların karşılaştıkları zorluklar beni ilgilendirmez. Evleri açık artırma ile satışa çıkaracağım dedim.
Çaresiz ev sahipleri Mahkemeye müracaat ediyorlar. Aman şu satışları durdurun, hak ve hukukumuzu koruyun diyorlar. Mahkeme, bankadan yana karar veriyor. İpotek tamamdır diyor.
Demek ki, yasaların arkasına saklanarak adaletsizlik yapmak, hak yemek, haksızca zenginleşmek bu ülkede mümkünmüş.
Ahmet efendi gibi tarlasını parselleyip inşaat yapıp satanlar; bu satışların “engelsiz” olduğunu kaleme alan avukatlar ve  durumu bildikleri halde satılmış veya satılacağını bildikleri evlere de el koymak peşinde koşan açıkgöz finansiyerler/bankalar bu yaptıkları ile inşaat sektörünü dumura uğratmışlardır.
Emekli yaşına gelmiş binlerce insan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, namuslu, ciddi insanların yaşadığı bir ülke zannederek çıkıp buraya gelmiştir. Varlarını, yoklarını burada bir eve yatırmışlar; ellerine “ev serbestti, hiçbir engeli yoktur” diye Baro mensubu bir avukatın verdiği mukavele var. Aldıkları evin parasını da vermişler, tapunun çıkmasını bekliyorlar ve bir  gün finansiyer/banka/faizci karşılarına geçip bu evler benimdir diyebiliyor.
Bu konu, ipotek alan tarafın yasaların arkasına sığınması ile kapatılamaz. Burada, bilerek yapılan bir hile, en azından bir umursamazlık veya ihmal var; %80 mükerrer faiz ile haksız bir zenginleşme ve bir gasp vardır.
Hükümet buna seyirci kalamaz. Bu tür şikayetlere vesile olan ipoteklerden kaynaklanan mecburi satışlar derhal durdurulmalı ve bu tür muameleri  her yönü ile inceleyecek bir komisyon kurularak konunun sadece yasalara uygunluğu değil, ayni zamanda gerçekler ışığında hak ve adaletle insafı da kale alarak bu tür haksızlığın  önüne geçilmelidir.
Devlet olmanın gereği budur. Hukukun üstünlüğünde hukuku miğfer ederek haksız zenginleşmeği “yasaldır” diyerek tasvip edip korumak hiç yoktur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin devlet olarak varlığı ve prestiji bahis konusudur. Hükümet bu konuya derhal el atmalıdır. Ayni rezillik Rum tarafında da yapılmaktadır ancak en sonunda mahkemeler sahte evrak düzenleyen avukatı ve insafsız faizciyi hesaba çekebilmiş, masum insanların hakkını korumuştur.

Yazarın Diğer Yazıları