Demirözüm, Mut-Çıtlık ve Yesevi...

A+A-
Cazim GÜRBÜZ

Masamın üstünde üç dergi duruyor. Onları yazmalıyım bugün. Nicedir ki dergilerden söz etmedik, oysa onlarsız asla olmaz, fikir kaynağıdır onlar, yetenek çıkarma ocaklarıdırlar, ekip ve ekol olma ve örgütlü olmanın güzel örnekleridirler.

İlk dergi "İstanbul Demirözü Gençlik Derneği"nin, geçtiğimiz ay İstanbul'da düzenlediği 2.Kuşluk Çayı anısına çıkardığı, kuşe kâğıda tüm sayfaları renkli olarak basılmış "Demirözüm" adlı 133 sayfalık kitap gibi bir dergi.

Demirözü neresi diye merak ettiniz şimdi, hemen arz ediyorum. Bayburt'un iki ilçesinden biri. Benim ata yurdum, doğum yerim, 7 yaşına kadar da yaşadığım, ilkokul birinci sınıfı okuduğum yer. Atalarımın mezarları orada (babam da dahil). Şimdilerde pek kimsemiz kalmadı oralarda ama öyle anılar birikmiş ki belleğime yazıp durmuşum. Sağ olsunlar yerdeşlerim, bu dergiye iki yazımı bir de destanımı almışlar. Böylece onlarla hasret gidermiş oldum, Atsız'ın deyimiyle "Uzaklarda dertleştim".

"Demirözüm" dergisinde ilçenin tarihçesi, ilçedeki ailelerin ilçeye geliş yılları ve bunların aile fotoğrafları yer alıyor. İlçeye bağlı tüm köyler hakkında da fotoğraflı ve ayrıntılı bilgiler veriliyor. Şiirler ve fıkralar da var.

Bu dergiden bir fıkra ile bitireyim, selam edeyim Demirözülülere.

Demirözü'nden Malatya'ya gelin getirmeye giderler. Dünürcü başı da Hacı Ziya Efendi. Malatya'da üç gün konuk eder bunları kız tarafı. Fakat ne düğün var, ne dernek. "Hacı Ziya Efendi abdestin var mı, kalk hele namazımızı eda edelim" diyorlarmış, bizimkiler kalkıp abdest alıp namaza duruyorlarmış onlarla. Mevlit okunmuş üçüncü gün, gelini alıp yola revan olmuşlar. Bizim ilçenin yakınındaki Yambaksı Köprüsü'nde bizimkiler davul-zurna ile karşılamışlar bunları.  

Hacı Ziya Efendi haykırmış: "Vur davulcu çal zurnacı! Vola göya dügüne gettük, üç gündür abdest almaktan çoraplarımız ayağımıza girmedi, ayaklarımız kurumadı, ne gece var ne gündüz, kıl kıl kıl, anamız dinimiz ağladı, çalın vola, çalın da bir oynayah!"

Mersin Mut'tan geliyor ikinci dergimiz, adı: "Mut-Çıtlık". Bir kültür ve sanat dergisi. Bana gelen 40. Sayısı, 10 yıldır çıkıyormuş. Çaba ve başarılarına alkışlar olsun. Dergideki öykü, şiir, deneme ve söyleşilerin hepsi nitelikli. İlgilenenlere e-posta adresini vereyim: mutcitlik@hotmail.com <mailto:mutcitlik@hotmail.com> Dergide benim "Cennetin Kütüphanesi" ve "Atatürk Ekonomisi ve Beş Destan Adam" adlı kitaplarım için yazılmış bir de yazı yer alıyor, şair-yazar dostum M. Demirel Babacanoğlu kaleme almış. Bu kitaplarım hakkında yazılan en güzel yazılardan biri... Dostuma teşekkür ediyorum.

Ve Alanya'da çıkan bir dergi, adı: "Güncel Sanat". 8 yıldır çıkıyormuş, bana gelen 47. sayı. 80 sayfalık bir kültür-sanat-edebiyat dergisi, nereden tanış olmuşuz, onu da anlatayım. 10 Ocak'ta bu köşede Kerküklü yazar dostum Dr. Necmettin Bayraktar'ın "Aynada Yolculuk" kitabını tanıtmıştım. Danimarka'da yaşayan Bayraktar, bu yazımı bu dergiye yollamış, onlar da yayımlamakla kalmayıp o sayıdan bana da postalamışlar. Sağ olsunlar, var olsunlar. Dergide 74 değerli imzanın ürünleri yer almakta. Derginin açtığı öykü ve şiir yarışmasında derece alanlar bu sayıda açıklanmış ve ürünleri de yayımlanmış.

Güncel Sanat'ın da iletişim e-postasını vereyim: aslanbayir@gmail.com <mailto:aslanbayir@gmail.com>

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları