Demokrasi ihracı...

A+A-
Ahmet SEVGİ

Tunus’ta başlayan ve Mısır’da alevlenerek Yemen, Cezayir ve Bahreyn’e de sıçrayan halk isyanlarının tek hedefi var: Demokrasi... Bizim hükümet yanlısı basında çıkan haberlere bakılırsa özellikle Mısır, model olarak Türkiye’yi görüyormuş. Başka ülkelerce örnek alınmak elbette gururumuzu okşar. Fakat ihraç edeceğimiz malın kusurlarını söylemez yahut en azından mahiyetini muhataplarımıza açıklamazsak dürüst davranmış olmayız...
Arap ülkelerinde bizim şu deyim ve atasözlerimizin karşılığı var mı bilmem: “Davulun sesi uzaktan hoş gelir.”, “Dışı seni yakar içi beni...”, “Kulaktan âşık olmak...” (Demişlerdir gelenler bizden evvel//Kulak âşık olurmuş gözden evvel.) Bu deyim ve atasözleri durup dururken oluşmadı şüphesiz... Biz de defalarca kulaktan âşık olduk, dış görünüşe aldandık. 1839 Tanzimat Fermanı’yla başlayan sevdamız halen devam ediyor. AB maceramızdan bahsediyorum tabiî...
Ne yalan söyleyelim, bizde demokrasi ağır aksak yürüyor. Biliyorsunuz, demokrasilerde esas olan âdil seçimlerdir. Halk hür iradesiyle vekiller seçer ve bu ehil kişiler aracılığıyla yönetime katılır... Aslında teoride bu böyle olmakla beraber pratikte hiç de öyle değildir.
12 Haziran’da milletvekili genel seçimi yapılacak. O zaman da görüleceği gibi, belli kişiler, milletvekili olabilmek için belli partilere başvuruda bulunurlar. Sonra “genel merkez” de partilerin kelek kesenleri tarafından mülakata tabi tutulurlar. Hazırlanan liste “genel başkan” a sunulur. Parti lideri kendisine sunulan isimleri “liyakat” terazisinden ziyade  “itaat” terazisinde tartarak listeye son şeklini verir. Zavallı halk da partilere oy verip tanımadığı kişileri parlamentoya gönderir... Hani demokrasi, hür iradesiyle seçtiği ehil kişiler vasıtasıyla halkın yönetime katılmasıydı?..
Demokrasilerin ana prensibi kuvvetler ayrılığıdır. Yani yasama, yürütme ve yargı birbirlerinden bağımsız çalışırlar. Meclis kanun yapar, hükümet yürütür, yargı da önüne gelen davalara bakar. Oysa bizde bu erkler tek elde toplanmıştır. Başbakanlar hem meclise, hem hükümete, hem de yargıya hâkimdirler. Hatta Cumhurbaşkanı’nı bile onlar seçer...
Demokrasilerde dördüncü kuvvet olarak bilinen “basın” ın halini sanırım sizler de görüyorsunuz. Güç nerede, basın orada... İstisnaları yok mu? Elbette var, ama onların da fazla sesi çıkmıyor.
Bizim demokraside bir de laiklik ilkesi var ki onu ne siz sorun ne de ben anlatayım. Dışı sizi yakar, içi de bizi...
Sözün özü; demokrasi “... memleket halkının ekseriyetle, ekseriyetin de ehliyetliler ve seçkinlerle temsili” (A. F. Başgil) esasına dayanması gerekirken -yukarıda işaret edildiği üzere- bizdeki uygulaması hiç de öyle değildir. Bizden söylemesi...
Kızım sana diyorum, gelinim sen anla. Gelinim sana söylüyorum, kızım sen işit...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları