Demokratik idarede 'debilite' handikapı

İsrafil K.KUMBASAR

Dünya değişiyor, medeniyet gelişiyor.

İnsanlık artık 'bilgi ötesi' olarak tarif edilen 'yeni bir çağa' doğru hızla yol alıyor.

Ama gelin görün ki, bilim ve teknolojideki onca ilerlemeye rağmen 'insan zekası' aynı hızla dönüşüme uğramıyor.

Psikoloji bilimiyle uğraşanlar, 'IQ testlerinden' edindikleri tecrübelere dayanarak, zeka seviyeleri yeterince gelişmemiş insan tiplerini, üç temel kategoriye ayırarak incelemeye tabi tutmuşlardır:

1-) İdyosi: IQ seviyeleri 25'nin altındadır. Zekâ geriliğinin en ağır derecesidir. Kendilerini 'en basit tehlikelerden' bile koruyamayan kişiler 'idiot' sayılır. Başkasına 'bağımlı' ve muhtaçtırlar. Zeka seviyeleri 3 yaşındaki bir çocuğunki kadardır.

2-) Embesilite: IQ seviyeleri 26 ile 45 arasındadır. Zekâ geriliğinin ikinci devresidir. 'Sıradan işlerini' idare edemeyenler 'embesil' olarak kabul edilirler. Her şeyi 'otomatik' yaparlar. 2 ile 5 yaşındaki çocukların özelliklerine sahiptirler.

3-) Debilite: IQ seviyeleri 46 ile 75 arasındadır. Hafif zekâ geriliğidir. Normal hayatta, sıradan bir insan ile 'rekabetten' yoksun olanlar 'debil' olarak nitelendirilirler. Zekaları 6 ile 12 yaş grubu çocukların zeka seviyesi ile eş değerdedir.

***

'İdiotları' ve 'embesilleri' hal, tutum ve davranışlarını dikkate alarak, ilk bakışta hemen teşhis etmek mümkündür.

Ancak 'debilleri' çoğu kez 'normal zeka' düzeyine sahip insan tiplerinden ayırabilmek öyle zannedildiği kadar kolay değildir.

Debiller, 'kurulu sisteme' ve 'işleyen kurallara' sıkı sıkıya bağlıdırlar.

Verilen talimatları 'düşünmeden', 'sorgulamadan', olduğu gibi kabul eder ve harfi harfiyen yerine getirirler. 

Genellikle 'sosyopat' eğilimlidirler;, 'empati' yetenekleri gelişmemiştir; 'hoşgörü' sahibi değillerdir; 'algı operasyonlarına' açıktırlar.

'Akıllarını' ve 'mantıklarını' işletmek yerine 'hamasi' duygularını ön plana çıkarırlar; 'şahsiyetlerine' önem vermek yerine 'karizmatik' liderlere tapınırlar.

Karşılarındakileri 'ikna' edecek bir sözleri olmadığından, 'şiddet', 'tehdit', 'küfür' ve 'hakaret' ile sindirmeye çalışırlar.

Öğretilen 'yöntemlerin' dışına çıkmazlar, kritik anlarda asla 'inisiyatif' alamazlar.

Çoğu kez 'arzularını', 'impulsiyonlarını', 'duygularını' kontrol altında tutamazlar.

Bir takım debillerde 'megalomanik hezeyanlara' ve 'halüsinasyonlara' da rastlamak mümkündür.

***

Merhum psikolog Prof. Dr. Ayhan Songar'a göre, debiller çok iyi birer 'devlet memuru' olabilirler.

Hatta sicillerinde 'en ufak bir olumsuz iz' dahi bırakmadan 'en yüksek görevlere' kadar dahi yükselebilirler.

Debiller, kendilerine 'güç' bahşeden 'etkili' ve 'yetkili' makamlara gelmedikleri müddetçe dışarıya karşı pek önemli bir tehlike arz etmezler.

Sıradan bir debil, ancak ve ancak 'kendisine' zarar verebilir.

Ne var ki  yetki makamında oturan bir debil, özellikle kritik anlarda alması gereken 'inisiyatifi' almayarak, 'yapması' gerekenleri yapmayarak 'bütün bir toplumu' umulmadık felaketlere sürükleyebilir.

Genel karakteristik özellikleri dolayısıyla, debillerin önemli bir bölümünün 'muhafazakar' bir eğilime sahip oldukları söylenebilir.

Ancak birçoğu, 'algı' yetenekleri zayıf olduğundan 'neye', 'nasıl', 'niçin' inandıkları, muhafaza ettikleri 'değerlerin' neler olduğu hakkında pek fazla fikir sahibi değildirler.

Debillerin oranı yükseldikçe 'demokrasi' ile idare edilen ülkelerdeki 'idarecilerin' kalitesi de ona göre düşüyor.

Çünkü debillerin seçip iş başına getirdikleri insanlar da kendileri gibi 'debil' oluyor.

***

Debiller, kurgusu 'başkaları' tarafından yapılan, senaryosu 'başkaları' tarafından yazılan 'algı' oyunlarında 'figuran' olmayı bir meziyet kabul ederler.

Ol sebepten dolayı 'milliyetçi' geçinen birisi 'bedelliler' ve 'teröristler' ile bir olup, '18 bin lira' bulamadığı için 'zorunlu askerlik' yapan ve 'üstlerinin emirlerini' uygulamaktan başka bir suçu olmayan gariban bir askeri pekala parçalayabilir.

O askerin yerinde 'kendisinin' veya 'bir yakınının' olabileceğini akla dahi getirmez.

Çünkü debildir.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş