"Demokratikleşme" ve "özgürleşme" nin bedeli

Sadi SOMUNCUOĞLU

Yine 7 şehit, 8 yaralı. İçimiz yanıyor. Şehit ve yaralı aile ve yakınlarının ocaklarına ateş düştü, hepsi kavruluyor. Bu milli davamızı bilen var, bilmeyen var. Duyan var, duymayan var. Uyaran var, yangına benzinle gitmekte ısrar eden var. Gelinen nokta burası.
Bu acı hikayemizi bir örnekle açıklayalım.
Cumhurbaşkanı Gül, terörün çıkış sebebi ve çaresi için ne demişti?  “Demokratik standartlar düşük olduğu için terör var. Bir zamanlar Kürtçe televizyon suçtu. Yasaklar vardı. Şimdi suç değil. TRT-6 yayın yapıyor.  Demokratik standart yüksek olunca, şikayet de ortadan kalkıyor. Budur işte yapılması gereken.”
Bu şifreli sözlerin üzerinde biraz duralım. Malumdur, 2003’de bölücü terör dibe vurmuştu. Sıra, terörün kökünün kazınmasına gelmişti, bunun için bazı tedbirlerin alınmasına gerekiyordu. Tam bu bağlamda mücadele stratejisi değiştirildi. Artık daha çok “demokrasi”, daha çok “özgürlük”  temelinde, etnik grupların eşitliğine (!) dayalı bir yol takip edilecekti. Böyle de oldu.  Başta mevzuat değiştirilip, pek çok yeni düzenleme yapıldı.  Sonunda bölücü terör canlanıp tırmanışa geçti. Şimdi de tavana vurup, Devletin karşısına dikildi.
Yani iddia edilenin tam tersi yaşanıyor.
Peki bu açık gerçeği ve yaman çelişkiye Gül bilemiyor olabilir mi? Bu bir.
Gül hala terör yasaklar sebebiyle çıkıyor demeyi sürdürüyor. Bu durumda soralım; madem yasaklar kalkınca, şikayetler azalacaksa, terör olayları ve şehit sayısı niçin artıyor? Yani şehit cenazeleri, demokratik standardın  yükselişiyle(!) doğru orantılı olarak niçin çoğalıyor? “Ortadan kalkıyor” denilen  “şikayetler” dışarıya mı, içeriye mi, yoksa her ikisine de mi ait? İçeride milletin feryadı yükseldiğine göre, kimlerin ki ortadan kalkıyor?
Bu tablodaki tersliği Gül göremiyor olabilir mi? Bu iki.
“Terör”ün sebebi “bölücülük” değil de,  “demokrasi eksikliği” ise, başta TBMM olmak üzere, medyada ve her yerde alenen tartışılan federasyon, muhtariyet veya iki kimlikli, iki dilli rejim pazarlıkları neyin nesi? Bu topraklarda bin yıldır egemen olan tarihin en eski milletine niçin, en gelişmiş hukuk ve demokrasi ülkeleri değil de, bölünmüş veya bölünmek istenen, sun’i ve istisnai örnekler gösteriliyor? Paylaşılmak istenen, milletimiz, bağımsız devletimiz ve vatanımız değilse nedir?
40 bin kişinin hayatına malolan  bölücü terörün şefleri, yukarıda özetlenen istekler anayasal teminata bağlanırsa, terör o gün duracaktır derken, neyi kastediyor olabilirler?
Bu temel gerçeği Gül, anlayamıyor denebilir mi?  Bu üç.
Demokratik standartlar batıdaki kadar geliştirildiğinde terör yok olacak deniliyor. Buna göre soralım.
Gelişmiş hangi batı ülkesinde;
-Bölücü terörün siyasi uzantısının milli meclise girerek  ülkenin bütünlüğüne meydan okumasına,   
-Teröristbaşının örgütü,  hücresinden güvenlik içinde yönetmesine,
-Terör örgütünün renkleriyle medyada ve meydanlarda yıkıcı gösteriler yapmasına,
-Örgüt elebaşlarının medyada rahatça propaganda yapmasına, beyanat vermesine, görüntülerinin yayınlanmasına izin verilmektedir?
Yine,  hangi ülkede, teröristlerin gözaltı süresi 4 güne indirilmiştir?
Bütün bunlar, malesef sadece bizde mevcut. Demek ki, “demokratikleşmede” bütün batı ülkelerini geride bırakmışız. İyi de  bize;  terörün ve her türlü suçun artmasından, kanun hakimiyetinin ve kamu düzeninin bozulmasından başka faturası var mı? 
Bu gerçeklere rağmen “Demokratikleşme” ve “ Özgürleşme” daha da artırılacak demenin anlamı ne olabilir?
Peki Gül bu hayati önemi haiz durumun farkında değil denebilir mi? Bu da dört.
Gül herhalde; “bilmiyor”, “görmüyor”, “anlamıyor”, “farkında değil”  de ondan,  “acele edelim”, “tarihi fırsatı kaçırmayalım”  diye çırpınıyor. Kendini neticeye ulaşmanın heyecanı ve rüzgarına kaptırmış gidiyor.

***

Not. Okuyucularımıza bir tavsiye. Çok değerli araştırmacı, fikir ve kültür adamı İbrahim Okur bey, mutlaka okunması gereken eserler vermektedir. Önümde,  “Tarih Boyunca Türkler ve Avrupa” kitabı var. Burada derinliğine  “Avrupa Kimliği Nasıl Şekillendi”  inceleniyor.

Kitaplara ulaşmak için internetten, www.ibrahimokur.com sitesine
girmeniz yeterlidir. Tel.0532 584 54 04

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş