Demokratlık da ayağa düşmüştür!

A+A-
Özcan YENİÇERİ
John Stuart Mill, “En büyük kötülük, gerçeğin parçaları arasındaki şiddetli çarpışma değil, gerçeğin yarısının sessiz sedasız ortadan kaldırılmasıdır” der. Türkiye’deki anlı şanlı köşe yazarları ya da aydın kesiminin tamı tamına yaptığı da budur. Bu kesim göğsünü gere gere teröristlerin haklarını savunabilmekte, ona karşı vatan savunması yapanların hakkını görmezlikten gelmektedir. Azınlığın haklarını yüceltmekte, çoğunluğun haklarını es geçmektedir. Ezcümle iktidarın söylemlerini kutsamakta, muhalefettekilerin itirazlarını yermektedir. Bizim aydın kesimimiz birbirini tamamlayan bir bütünün bir yanını esas almakta, diğer yanını ise yok saymaktadır. Bu oligark aydın ve köşe yazarları Dünyaya gerçeğin bir parçası üzerinden bakmaktadır. Mill’in dediği gibi gerçeğin yarısı bu zümre tarafından yok hükmüne indirgenmektedir. Bu da ülkeye yapılmış en büyük kötülüklerin başında gelmektedir.

İktidara tutunmak bir aydın taassubudur!
Bu davranış biçimi nedensiz değildir. Çünkü Türkiye’de iktidara, devlete ve devletliye yakın olmak bir tutkudur. Bu tutum aynı zamanda tarihi bir gelenektir de. Osmanlı asırları boyunca bu hep böyle olmuştu. Bütün asaletleri, unvanları ve zenginlikleri saray verdiğinden, Türkiye’deki aydın, hep sarayın yanında yani iktidardan yana saf tutmuştur. İktidar postuna mümkün olduğu kadar sağlamca yapışmak ülkede aydın geleneği halini almıştır. 
İktidarın yanında ve yakınında olmuş olsa bile Batıda gazeteci, yazar ya da aydın  “Sezar’ın hakkını Sezar’a vermekte” bir sakınca görmemiştir. Türkiye’de ise aydın sınıfı tarafından iktidara yakınlık bir teslimiyet ve iman sorunu haline getirilmiştir. Bu bağlamda mutlak itaat ve biat halktan daha çok gazeteci ve aydın tavrı olmuştur. İktidara tutunmak Türkiye’de bir aydın taassubudur.

İktidar demokratları!
Bu nedenle Türkiye’de gerçeğin bütün yanlarını hesaba katarak davranan bir demokrat ya da aydın tavrı olmuyor. Bugün bu anlamda gerçeğe yalnızca çıkar dağıtan yönetimlerin gözüyle bakan iktidar demokratları vardır. 
Devletin değil devletlünün uçağında, TRT’sinde ve her türlü davetinde baş köşede yer kapanların efendilerini üzecek bir konuşma yapmaları ya da yazı yazmaları söz konusu olmamaktadır. Aksine gerçekler eğilip/bükülerek iktidar sahiplerini memnun edecek hale getirilmektedir. 

Demokratlık ayağa düşmüştür
Malum kesim için demokrasi eşittir Türk, TSK ve devlet karşıtlığıdır. Silahlı gücün olmadığı yerde devletin, devletin olmadığı yerde de demokrasinin sürdürülebilir olmadığını bilmiyor gibi yaparak bu formülü kuruyorlar. Allahsız bir terör örgütü kurarak binlerce insanın kanını dökmüş olan tutuklu bir terörist, Türkiye için demokrasi paketi hazırlıyor. Düne kadar İslam ile demokrasi bağdaşmaz diyerek nutuk atan siyasetçiler, bugün demokrasinin en yaman savunucusu kesiliyor. Yazdığı kitaplarda açıkça darbecilik ve cuntacılık yaptığını itiraf eden gazeteciler sistem tarafından en büyük demokrat olarak kabul görüyor. Filistin kamplarında darbe yapmak için gerilla eğitimi almış olanlar da bugün en büyük demokrat muamelesine tabi tutuluyor.  Kısacası Türkiye’de demokratlık da ayağa düşürülmüş bulunmaktadır.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları