Denktaş’ı özlemle andık...

Hüseyin Macit YUSUF

13 Ocak Pazartesi günü KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı, liderimiz Rauf Raif Denktaş’ı ölümünün 2. yıldönümünde özlemle ve minnetle andık. Geçen iki yıl zarfında onun eksikliğini çok açık bir şekilde hissettik.Yerinin doldurulmasının mümkün olamayacağı gerçeği her geçen gün daha da berraklaşıyor. Onun devlet adamlığını, davamıza sahip çıkışını, sorunlar karşısında soğukkanlı duruşunu ve ortaya koyduğu akılcı çözüm önerilerini, ileriye dönük sezgilerini, mücadeleciliğini, çalışkanlığını ve daha nice bulunmaz niteliklerini hasretle arıyoruz. Saatler süren sohbetlerimizi çok arıyorum. Milli ve manevi değerlere bağlılığı, inandıklarımızdan ödün vermeden dik durmayı hep ondan öğrendik. Güçlünün değil, Hakk’ın ve haklının yanında durmayı, doğruluğu, dürüstlüğü, vatana millete ödünsüz hizmet etmeyi, inandıklarımızdan hiçbir şartta sapmamayı adeta bize aşıladı. Binlerce Kıbrıs Türkünde bu aşı tutmuştur. Allah ondan razı olsun, nurlar içinde yatsın.
Liderimiz Denktaş son saatlerinde Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ndeki yoğun bakım servisinde uyutulmaktaydı. Vefatından az önce yanı başındaki sevgili kızı Ender’e, Rum liderler için, “Söyleyin onlara, burası bağımsız bir cumhuriyettir” dediğini ve “Hristofyas” diye bağırdığını biliyoruz. Ölüm döşeğinde bile hâlâ daha kendini değil de vatanını, halkını, düşünen başka bir lider var mıdır? Ömrünü adadığı ve kurduğu Devletimiz KKTC’nin varlığı, dirliği, birliği, gelişmesi ve tanınması Denktaş için çok önemliydi. Her konuşmasında sözü ayrı bir halk oluşumuza ve Devletimizin ayrı egemenliğine dikkat çekerdi. Bugün müzakerelerin yeniden başlaması için Rum tarafının ısrarla ‘tek egemenlik’ olgusunu ortak açıklamaya koymak istemesinin tehlikeli boyutuna Denktaş yıllarca önceden dikkat çekmiş ve buna karşı mücadele etmiştir. Bu nedenle “uzlaşmaz lider” olarak anılmış, anlaşma ve barışın önünde engel olarak görülmüştür. Bu nitelemenin ne kadar haksız ve yersiz olduğu görevi bıraktığı 2005 Nisan’ından sonra yaşadıklarımızla ortadadır. 2005’ten sonra Denktaş görevde değildir ve Kıbrıs sorunu yine de çözülememiştir. Sorunu hemen çözeceği iddiasıyla göreve gelen yöneticilerimize sormak lazımdır: Denktaş yok iken niye Kıbrıs sorununu çözmediniz? Niye Rum’la anlaşamadınız? Hani siyaset sorunları çözme sanatıydı? Hani “barış hemen şimdi” gerçekleşecekti? Rahmetli Denktaş’a ve onun izinde giden mukavemetçi Kıbrıs Türküne büyük haksızlık etmediniz mi?
 Denktaş yine de kendisine haksızlık edenlere hep hoşgörülü olmuştur. Anavatan Türkiye sevgisi, Türklük sevgisi, onun bu bağışlayıcılığında en önemli etken olmuştur. Ters düştüğü siyasileri affetmeyi bilmiştir; son takdir tabii ki Allah’ındır.
Cumhurbaşkanı Denktaş’ın kaleme aldığı birçok kitabını yayınlama onuruna ermiş olmanın inanılmaz gururunu duymaktayım. Onun bir neferi olarak verdiği mücadelede yanında olmak herkese nasip olmamıştır. Allaha şükürler olsun ki bu kutsal mücadelede hep yanında olduk, şimdi de Denktaş’ın izinde yılmadan çalışmalarımıza devam etmekteyiz.
KKTC Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu’nun Denktaş’ın emanetine sahip çıkarak, devletimiz KKTC’den ödün vermeden milli davamıza sahip çıkması Denktaş’ın yattığı yerde huzur içerisinde olmasını sağlamaktadır.
Ülkemizde bozulan düzenin, devletin varlığını tehdit edecek boyuta gelmeden ve vakit geçirmeden düzenlenmesi için çalışmalar yapılmalıdır. Denktaş ve dava arkadaşları, KKTC’yi, kumarhanecilerin ve tefecilerin cenneti haline getirilmesi için kurmamıştır. Usulsüzlük, yasa dışılık, adam kayırmacılık, yolsuzluk ve adaletsizliğin hakim olduğu bozuk bir düzen yaratılsın diye hiç ama hiç kurmamıştır. Bu mihraklarla mücadelemiz sürmektedir. İçte bu soysuzlarla mücadele ederken, dışta da gözünü KKTC’nin egemenliğine dikmiş olan Rum-Yunan ikilisi ve onların emperyalist destekçileri ile olan mücadelemiz devam edecektir.
Denktaş’ın emaneti Devletimiz KKTC’yi ilelebet savunacağımız ve yaşatacağımızdan, onun izinden sapmadan yürüyeceğimizden dost-düşman kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
Nurlar içinde yat Cumhurbaşkanım, mekanın cennet olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş