"Dersim" tezgahı...

A+A-
Behiç KILIÇ

Soros çetesinin giderek azgınlaşan saldırganlıklarının Atatürk’e uzanışını izliyoruz!..
Bu alçak sürüsü seferber oldu, Mustafa Kemal Paşa’yı Anıtkabir’den çıkarıp yargılama (!) peşinde..
Atatürk’e  “Katliamcı-faşist”  nitelemelerini uluorta yapabiliyorlar..
Efendileri de bunları, ağızlarında bir karış sırıtışla seyredebiliyor!.. Sırtlarını sıvazlıyor...
Mesele malum,  “Dersim” üzerine atmaca gibi atladılar.
Onur Öymen’in sözleri falan bahane!..
Öymen’i saldırılarına mesnet yapabilmek için kullanıyorlar.. Alevi insanı üzerine bir süredir oyun kurabilmek için yoğun hazırlık içerisindeydiler.. PKK’nın tasfiye dümeniyle Barzani içine çekilmesi planı işletilirken, elde  “PKK’lılaştırılmış bir başka etnik potansiyel”  bulunması için seferberlik vardı... Alevi cemaati üzerinde planlı bir oyun geliştiriliyordu..
Dışarıda Almanya, içeride Tunceli merkezli bir oyun..
Bu Sevr oyununun çağdaş mimarları, Türkiye’nin Alevi toplumu üzerinde, kışkırtma faaliyetlerinde başarılı olamadıklarından, saldırıyı Kürtçü kimlikler üzerine oturtma peşindeydiler.. PKK tabanı üzerine bir Alevi kimliği inşa edip, oradan başkaldırı planlanıyordu.. Bu tezgahın içerisinde, Atatürk Cumhuriyetine karşı hesaplaşma içerisinde olan  “Sorosçu”  diye de tanımlanan malum tipleri de yoğun olarak görmek mümkün..
Onur Öymen’in işaret ettiği temel konuyu bir kenara çekip, kendilerine malzeme çıkaran ekibin  “İsyan”  temelli arayışlarının öncesinde, Brüksel’de AP’de yapılacak toplantı vardır.. Bu toplantı  “Alevi hakları” gibi doğru arayışlar maske edilerek gerçekleştirilmekte ama, içinde ana unsur olarak  “Dersim saldırısı”  bulunmaktadır.. Yani 1937’deki aşiret derebeylerinin, kan davası için seferber olunmaktadır.. Bu duruma iktidar göz yumuyor..
Bahçeli’nin şu sözlerini okuyun..  “Cumhuriyet döneminde farklı nedenlerle ortaya çıkan ayaklanmaların Hükümet tarafından kutsandığı ve alkışlandığı, bunu haklı veya haksız yöntemlerle bastırmaya çalışan devlet gücünün ise aşağılandığı vahim bir manzara Türkiye’nin gözü önünde cereyan etmiştir..”
Alevi kimliği üzerinde oyun geliştiriliyor... Aleviler kimdir?..
Aleviler, bir tanımı ile, Anadolu’ya Selçuklu’dan çok önce gelmiş olan Türkmen boyudur.. Aleviler bu ülkenin göz bebeği, son derece kaliteli, mübarek vatan evlatlarıdır..
Cumhuriyetin göz bebeği temel taşlarıdır...
Kürt Aleviliği diye bir tanım yoktur... Kürt boyları ile kaynaşmış Alevi toplumlar vardır...
Özetle devam ediyoruz..
Dersim’de istenilmeyen şekilde sonuçlanan olayın sebebi iyi bilinmelidir...
Burada 1937’de olanlar bir  “Alevi kalkışması” değildir..
Seyit Rıza denilen aşiret başı, isyanı Alevilik adına değil, Kürtçülük adına yapmıştır... Seyit Rıza’nın Aleviliğine itiraz eden kaynaklar vardır.. Bu kişinin, Sünni bir Kürt olduğu yolunda kuvvetli bilgiler vardır... Seyit Rıza ve peşine taktığı uyanık aşiret başları, Kurtuluş Savaşı sonrası Türkiye’sinde, bu topraklarda, İngiliz’in de kışkırtması ile bağımsız derebeylik kurmaya niyetlenmişlerdir.. Bu sebeple silahlanmış, bölgedeki Cumhuriyet Ordusu kışlalarını basmış, askerleri son erine kadar öldürerek katliamlar yapmışlardır...
Sonları da feci olmuştur... Bu azgın isyancılar, bölgedeki ölümlerin baş sorumlularıdır..
Alevileri kandıramazlar..

Yazarın Diğer Yazıları