Dersim'de olanın sorumlusu Seyit Rıza yobazıdır

A+A-
Behiç KILIÇ

Şu “Dersim” tezgahını geliştirenler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı ağızlarına ne gelirse söylüyorlar!.. Şaşırtıcı olan, bu çakal sürüsünün meydanı boş bulmasıdır... Bunlar, yasaları da hiçe sayıyorlar ama belli ki tasmalarını tutanlardan iyi yol almışlardır!..
Yaptıklarını izliyoruz...
Bir takım yaşlı Tuncelilileri ekrana, gazete sayfalarına taşıyıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “katliamcı” olarak niteliyorlar.. Ekrana gelen, Kürtçü tayfa, “Üç yaşındaki kardeşim kurşunlandı..” nakaratına sarılıyor...
Orada olanlar malumdur..
Malumdur da, can kayıplarından şikayetçi olanlar, kimin yakasına sarılacağını doğru seçsin.. Kimdir o ölümlerin baş sorumlusu?! Şu sıralar derviş endamları ile, torunlarınca gazete sayfalarına taşınıp aklanmaya çalışılan Seyit Rıza yobazı ile avanesi...
İngiliz’e gerdan kırıp, Tunceli ve havalisinde krallık kurma peşine düşüp hem kendi belasını bulmuş, hem de peşine taktığı cahil sürüsünü ölüme götürmüştür...
Seyit Rıza’nın kan davasını kovalayan alçaklar önce şunun hesabını versin...
Bu yobaz Kürtçü’nün basıp canlarını aldığı Mehmetçiklerin kanları ne olacak!.. Hiç o katliamlardan ses yok!..
Yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti ne yapacaktı.. Kan dökerek kurulan Cumhuriyet, bu Seyit Rıza, Şeyh Sait adlı yobaz çapulculara mı teslim olacaktı!!?
Dünyanın neresinde görülmüştür, bir devletin topraklarına göz diken düşmana, bacaklarını havaya kaldırıp teslim olması... Genç Cumhuriyet gereğini yapmış işte, fazla kurcalamanın manası başkadır...
Şudur... Bugün Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin köşe başlarını ele geçirdiklerine inanan bir koalisyon vardır... Kürtçü-Sorosçu koalisyon.. Bunlar, Şeyh Saitlerin, Seyit Rıza’ların, Atatürk’ün idam fermanını imzalayan son Şeyhülislam hain Sabri’nin torunlarıdır... Cumhuriyetin kuytu köşelerine, karanlıklara yatarak, kendilerine gün doğmasını beklemişler ve şimdi saldırıya geçmişlerdir..
Bunların sinsi olmaktan öteye gitmiş planları vardır.. Dersim Dersim diye tutturmaları, aslında kafalarının içindeki tezgahların ürünüdür.. Nedir o tezgahlar... İmralı’da beslenen eşkıya başının kafasındaki özerk- derebeylik işgallerini yayarak Türkiye’yi ele geçirmek.. Seyit Rıza’nın 1930’larda kuramadığı bağımsız derebeylikleri hayata geçirmek... Müdahaleyi önlemek için de kafalarına göre zemin oluşturuyorlar. “Bize müdahale ederseniz, katliam yapılıyor diye bağırırız, zaten sabıkalısınız (!)” demeye getiriyorlar... Ellerinde  “İkiz yasalar”  var buna güveniyorlar!. Böyle bir hareket planı karşısında ne yapılır!!? “Eee ne yapalım, böyle istiyorlar, öyle olsun” diye memleket bunlara terk edilir mi?! Elbette gereği yerine getirilir, neye mal olursa olsun..
Bu alçak saldırgan sürüsü, kendi boynundaki kiri yok sayıp, habire Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne saldırıyor, töhmet altında bırakmayı amaçlıyor!.. Bunlara bu akılları verenler AB’deki Sevr lobileridir.. Ermeni soykırım tezgahından yola çıkarak Türkiye seri halde “Kürt-Alevi” ayırımcılığına zorlanıyor, Türk’lerin Anadolu’daki varlığı hedef alınıyor..
Canileri kullanmak, Avrupa’nın genlerindeki alçaklığa çok uygun...

Yazarın Diğer Yazıları