Dersim’in CIA boyutu: Seçilmiş Travma!

Arslan BULUT

Dersim isyanı ile ilgili tartışmaların bir  “psikolojik operasyon”  olduğunu belirtmiş ve  “Asıl meseleleri, Cumhuriyetle hesaplaşırken, Alevileri de yanlarına çekmek istemeleridir” demiştik. Yine televizyon konuşmalarımızda, bu hesaplaşmanın Büyük Orta Doğu Projesi ve özelde Suriye-İran üzerinde tasarlanan operasyonlardan bağımsız olmadığını anlatmıştık.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup konuşmasında   “AKP sömürgeciliğin ve işgal emellerinin sadık bir bekçisi olmuş; utanç verici bir şekilde Müslüman âlemini sırtından hançerlemiştir”  dedikten sonra meselenin psikolojik harekat boyutuna şöyle değindi:
“AKP’nin, Suriye’nin karşısına tam olarak geçmesi amacıyla muazzam bir psikolojik harekat yürütülmekte ve hayâsızca tertipler yapılmaktır. Hükümet ise zaten bunlara dünden gönüllüdür ve BOP’un sancaktarlığını kimseye kaptırmaya niyeti yoktur. Dersim konusu da tesadüfen çıkmış bir mesele değildir. Geçmişteki ihanetlerin katliam gibi sunulması boşuna değildir. Türkiye’nin yıkılması için güç aldığı zeminin çatlatılması ve sallanması gerekmektedir. Türk milletinin dağılması için anlam bunalımına düşmesi ve özgüvenini tamamen kaybetmesi lazımdır. Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk meselesi aşılırsa, yeni anayasa sürecinde inisiyatif ve psikolojik üstünlük elde edeceklerini hesap eden alçaklar, BOP’un ekmeğine sürekli yağ sürmektedirler. Bu itibarla pazarlıklar kızışmakta, BOP’un eylem planları ve ilerleyeceği güzergâhlar hakkında son rötuşlar yapılmaktadır.”

***


Psikolojik harekatın neden tarih üzerinden sürdürüldüğünü anlatabilmek için Varto tarihi eseri ile ünlü Mehmet Şerif Fırat’ın torunu Mustafa Fırat’ın  “Kürt sorunu”  kitabından bir özet bakış açısı verelim:
“Ünlü tarihçi Edward Hallet Carr’a göre tarih biliminin işlevi onun tarih mühendisliği işlevini de içermektedir. Tarih biliminin mühendislik işlevi, toplumsal yararı gerçekleştirmek gibi bir ideal tarafından dünün geleceği, toplumsal gelişmenin önünü açacak şekilde aktarımından diğer bir deyişle yeni bir formda anlam kazanmasından ibarettir. Bu tehlikeli bir değerlendirmedir. Tarih ve tarihi olguları çarpıtarak bilinç bulanıklığı yaratmak suretiyle, toplumu kolay yönetebilmekten tutun da toplumsal gelişimin tıkandığı evrede, mutlak ve muhafazakâr bir bilgi alanı yaratarak, buradan kendi iktidarına yönelen toplumsal muhalefeti bastırmak, toplumsal değişmeyi marijinal bir çıkar grubunun lehine mümkün kılmak gibi amaçlar güdülebilir.”

***


Diğer taraftan, Bahar Senem Çevik Ersaydı tarafından derlenen Politik Psikoloji Yıllığı kitabında, Merve Bağcı, Huriye Yardım ve Erhan Baydar tarafından yazılan  “Uluslararası İlişkilerde Algı Farklılıkları: Seçilmiş Zaferler ve Seçilmiş Travmalar”  başlıklı makalede,  “Bireysel psikolojiden toplum psikolojisine geçişte grubun kendi kimliğinin kaynağı, Prof. Dr. Vamık Volkan’ın belirttiği gibi ’Seçilmiş Travmalar’ve ’Seçilmiş Zaferler’dir”  denilmektedir.
Aslında bu tespitler Volkan’dan yıllar önce CIA görevlisi Henry Barkey tarafından yapılmıştır.. Yani Türkiye için travma seçen CIA’dır.
Travmalar ne için seçilir? Yeni bir siyasi kimlik oluşturmak için.
Peki Dersim travması niçin seçildi? Alevileri Cumhuriyetin temelinden söküp atmak için.. Cumhuriyetin temelinde Alevilerin Atatürk sevgisi mi var? İşte onu da yıkmak için Dersim yalanları üretildi. Nitekim, bir yazarın cemevlerinde Hz. Ali resimlerinin yanındaki Atatürk resimlerini kastederek,  “O resimler indirilecek”  demesi, nasıl bir tarih mühendisliği, nasıl bir psikolojik operasyon hazırlandığını gözler önüne sermektedir..
Dersim tartışmaları, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini havaya uçurmak için başlatılmıştır. Arkasında  “CIA’nın seçilmiş travma ile yeni kimlik oluşturmak” şeklindeki tarih mühendisliği yatmaktadır. Türkiye’de konu ile ilgili toplantıların başında Prof. Dr. Vamık Volkan’ın bulunması da tesadüf değildir. Seçilmiş travma onun teorisi olarak sunulmaktadır..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş