Dersimiz; yörükler...

A+A-
Ahmet TAKAN

Haber sütunlarında okudunuz. Çarşamba günü HSYK görüşmeleri sırasında TBMM Genel Kurulu’nda AKP Yalova Milletvekili Temel Coşkun ile CHP Yalova Milletvekili arasında sert tartışma yaşandı. Tartışmanın konusu  “kim takar Yalova Kaymakamını” değildi,  “derenin öbür tarafı” ydı.
Klasik siyasi kurnazlıklardan biridir aslında, milletin televizyon başına kilitlendiği gergin gündemde, bir bahane ile seçim bölgesine selam bırakmak. Ama bu tartışma öyle bir yere kaydı ki, kafaların önünde arkasında bölücü zihniyetlerini her daim kusanlara da şamar oldu. TBMM Genel Kurul sınıfında Yusuf Halaçoğlu Hoca(MHP Grup Başkan Vekili), haddini bilmezlere yine tarihi bir ders verdi. İşte o ders tutanakları;
HALAÇOĞLU (Kayseri) - Bilmediğiniz şeyde konuşmayın!
 “Derenin öbür tarafı”  dediğiniz zaman... 
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...
YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) -  “Derenin öbür tarafı”  dediğiniz, Rumeli fütuhatında Anadolu’dan oraya göçürülmüş Türklerdir.
MEHMET METİNER (Adıyaman) - Bırak da onu biz söyleyelim, kimi kastettiğimizi.
YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) - Kocacık yörükleridir, Filibe yörükleridir, Naldöken yörükleridir, Tanrıdağı yörükleridir, Selanik yörükleridir. Eğer bugün ülkenin yüzde 35’ini meydana getiren o Türkleri -ki evladı fatihan denir- siz onu  “derenin öbür tarafı”  diye nitelendirirseniz ülkeyi ikiye bölersiniz. Bundan dolayı, bundan dolayı...
OSMAN BOYRAZ (İstanbul) - Ya, buradan ekmek çıkmaz size!
YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) - Ama siz gene az bölüyorsunuz, Başbakanınız 36 parçaya bölüyor. Dolayısıyla, her şeyden önce bu Meclis’ten özür dilenmesi gerekir. Başkan Vekili Meral Akşener de Selanik’ten gelmedir, evet, Muharrem Bey de oradan gelmedir, bizim birçok vekilimiz de oradan gelmedir.
Siz hangi tarafındansınız derenin?
TEMEL COŞKUN (Yalova) - Ortasından!
YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) - Derenin hangi tarafındansınız siz?
TEMEL COŞKUN (Yalova) - Ortasından!
BAŞKAN - Evet, Sayın Halaçoğlu, teşekkür ediyorum.
YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) - Eyaleti Rum’dan mısınız? Eyaleti Rum’dansınız değil mi? Ayıptır be ayıptır!

Avrupa sazan türleri...

Paralel yapıyı AB de anlamış!.. Mühürlü çuvalları anlatınca AB temsilcilerinin feleği şaşmış!..
Recep Erdoğan, yargı üzerinde yaptığı operasyonu “bağımsız yargıyı kuruyorum”  diye başarı ile yutturabilmiş. Ve hatta dünyadan bi haber Avrupalılar  “vay be Recep kardeş, sen yerden göğe kadar haklıymışsın”  bile demişler.
O zaman, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi yeni bulduğu sazan türlerine  “Avrupi Birliğiae”  adını verseydi!..
“Recepi”  ve  “Emineae”den daha şık ve üst düzeyde yalakalık olurdu..
Recep Erdoğan’ın daha çok hoşuna giderdi!..
Yine kurdular  “yerse pazarı”nı..
Hani o kibirli, nobran, Türkiye’ye hep tepeden bakan, isimleri değişse de, Türk’e kinleri değişmeyen AB sözcülerini tanımasak, Abdullah Gül ve Recep Erdoğan’ın onlardan en sert tonda nasıl ağız dolusu fırçalar yediğine şahit olan biri olmasak biz de yiyeceğiz.. Neyse!.. Erdoğan’ın filmlerine, AB’nin gerçekten inanıp inanmadığını duayen diplomat emekli Büyükelçi Onur Öymen’e sorduk. İşte cevabı; 
“AB’nin genel yaklaşımına bakacak olursanız, orada ön plana çıkacak olan şunlardır. Bir kere laikliğe çok önem verir. Laikliğe zarar verecek bütün davranışlara karşı tavır alır. İkincisi de yargı bağımsızlığına önem verirler. Yargı bağımsızlığını kim zedeliyorsa, ister hükümet, ister bazı gruplar zedelesin yargıyı etki altına almaya çalışanlara karşı çıkarlar. Genel tavırları budur, ilkeli bir tavır sergilerler. Çünkü Avrupa’nın ortak değerleri var. O bakımdan Avrupalıların tepkisini yanlış değerlendirmemek lazım. Biz bir grubun yargıyı etkilemesine karşıyız ama hükümetin yargıyı etkilemesine taraftarız gibi bir anlam çıkmaz oradaki söylemlerden. 
Eğer hükümet şu grubun etkisiyle yargı böyle hareket etti diye anlattıysa tahmin ederim ki bazıları da ona şunu sormuşlardır; (Madem öyle, demek ki siz bu insanların haksız yere tutuklandığını ve cezalandırıldığını düşünüyorsunuz. Hâlbuki siz yıllarca bize bu davaları savundunuz. Şimdi mi fark ettiniz haksız yere tutuklandığını. Peki, fark ettikten hemen sonra gerekli yasal düzenlemelerle serbest bırakılmasını neden sağlamadınız). Bunlar konuşulmuş mudur konuşulmamış mıdır bilmiyorum ama Avrupalı milletvekillerinin bu konularda çok açık sözlü olduklarını biliyorum. Ben onların kafa yapısını uzun yıllar yakından tanımış bir insan olarak söyleyebilirim ki Başbakan yargı ele geçirildi demişse ona bu soruları sormuşlardır.”

Yazarın Diğer Yazıları