Dev bir simülatöre dönüştürülen ülke

İsrafil K.KUMBASAR

Yazılı ve görsel basın üzerindeki ‘tedip’ harekatının bir sonucu olarak, memleketin gerçeklerini görme ihtimalimiz neredeyse sıfıra inmiş durumda.
Sürekli ‘ileri demokrasi’ safsatasıyla oyalanan milleti geçtik, milletin vekil olarak seçip TBMM’ye gönderdiği kişilerin dahi olan bitenden haberi yok.
Soru önergelerine ya hiç cevap verilmiyor, yahut bir kaç satırlık ‘laf kalabalığı’ ile durum geçiştiriliyor.
Oysa demokrasilerin şeffaf bir yanı olduğu, fertlerin ‘bilgi edinme’ haklarının bulunduğu söylenip durulur.
Belli ki, bilgiler ‘bir takım insanların koydukları ölçütlere’ göre sınıflandırılıyor ve sadece ‘onların istedikleri’ bilgiler kamuoyu ile paylaşılıyor.
Sınırdaki muammayı gündeme taşıyan muhalefet liderlerinden biri, Suriyeli mültecilerin yerleştirildiği kamplarda nelerin döndüğünü sordu ve ekledi:
- “Bu kamplara giriş neden yasak, yoksa bu kamplarda Müslüman kanı dökülsün diye adam mı yetiştiriliyor?”
İlginç değil mi, iki milletvekili sürekli gündemde tutulan ve ‘başımızı belaya sokacağı’ aşikar olan kampları merak edip girmeye çalışıyor, ret cevabı alıyor.
Oysa o kamplarda ‘CIA ajanlarının’, ‘bir takım radikal örgüt militanlarının’ ve ‘daha başka ülkelere ait istihbaratçıların’ bulunduğu yönünde ciddi kuşkular var.
‘Ajanların’ cirit attığı topraklarımız içindeki bir mülteci kampına ‘milletvekilleri’ adım atamıyor.

***


Türkiye’yi ‘devasa bir simülatöre’ çeviren yanaşma medya ne yapıyor bu durumda? Beşşar Esad’ın nasıl kan döktüğünü, sokakların nasıl cesetlerle dolu olduğunu, vahşetin akıl almaz boyutlara ulaştığını köpürtüp duruyor.
İyi hoş da, daha bir kaç gün önce 9 masum insanın katledildiği Gaziantep’teki kanlı saldırı için niye ‘aynı hassasiyet’ gösterilmiyor.
Orada yapılan bambaşka bir kepazelik.

Sözüm ona ‘sureti haktan’ görünüp, bölücü canilerin eylemlerini ‘küçük’ gösterme, vatandaşı uyutma, avutma yolunu seçiyorlar.
Aralarında çocukların da bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetmiş, kentin valisi “İyi ki BDP binasının yakılmasını, yıkılmasını engelledik” diye teselli buluyor.
Eğer o bina yakılsaymış ‘çok kötü şeyler’ olurmuş, sokaklarda çatışmalar yaşanırmış.
Peki sayın bay vali, ‘bölücü terör örgütünün insanlık dışı eylemi’ için söyleyeceğiniz bir şey yok mu?
Durun biz söyleyelim:
- “Bu kardeşliğimize, birliğimize, beraberliğimize yönelik bir saldırıdır.”
Her ne hikmetse bu kardeşliğe kast edenlerin hedefinde ‘bölücü yardakçıları’ hiç yer almıyor. Her seferinde katledilen, kanı dökülen, mağdur bırakılan sizin tabirinizle ‘vatandaşlarımız’ oluyor.

***


Milleti simülatörün koltuğuna oturtup, ‘emniyet kemerini’ de sıkıca bağlamışlar ve  “Uyusun da büyüsün ninni”  tekerlemesi eşliğinde vakit öldürüyorlar.
Bölücü terör örgütü kan döküyor, can yakıyor, ocaklara ateş düşürüyor.
- “Görme, germe, aman propagandasını yapmayalım. Halkı dehşete düşürmeyelim. Bunların haber değeri bile yok.”
Suriye’de isyancılar ile Esad yanlıları arasında taşlı sopalı kavga çıkmış.
- “Taşlı sopalı değildir o, kesin Esad’ın askerleri bomba yağdırmıştır. Yüzlerce ölü falan vardır. İlk haber olarak verin, manşete çekin. Herkesi haberdar edin, vahşet, dehşet, insanlık dışı bir hadise bu.”
Dedik ya, laf salatası en cari yöntem.
Millet dökülen kana, giden cana ‘ağıtlar’ yakıyor; kanı durdurması gerekenler ise oradan bir ‘mozaik’ devşirme, hadisenin rengini değiştirme telaşında.
Ölenler arasında ‘her kesimden insan’ varmışmış da, falanmış da filanmış.
İyi de ‘Gaziantep ruhu’nun (!) timsah gözyaşlı riyakar yüzleri, bir kere daha soralım:
Sizin göreviniz; örgütün ‘PR’çalışmasını yapıp, onun ‘kanlı yüzünü’ halktan gizlemek mi, yoksa ‘terör belasını’ ortadan kaldırmak mı?

***


Mübarekler ağız birliği etmişçesine aynı nakaratı tekrarlayıp duruyorlar:
- “Kardeşliğimize kast ediyorlar.”
İyi be, anladık, orada bir sorun yok.
Peki sonrası için ne diyorsunuz?
Yılanın başını ‘ezmek’ gibi ciddi bir çabanız var mı, yoksa Oslo da “çene suyuna
çorba” misali yürüttüğünüz ‘müzakerelere’ devam mı?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş