Devlet içerisindeki paralel AKP devleti

İsrafil K.KUMBASAR

Geldiğimiz son nokta, Türk devletini bekleyen ‘en büyük riskin’ aslında bizatihi AKP iktidarının kendisi olduğunu açık seçik bir şekilde ortaya koyuyor. 

En küçük kurumu bile ‘logosuna’ varıncaya kadar değiştirip dönüştüren bu zihniyetin ‘hedef’ olarak benimsediği yegane bir ölçüt vardır, o da ‘her kademede’ kendilerinin boru öttürmeleri, ‘ötekine’ hiçbir surette kapı aralamamaları. 
Hedefin, son birkaç yıl içinde ‘büyük bir oranda’ gerçekleşmiş olduğu görülüyor. 
Kıyıda köşede henüz ilişilmemiş, ‘kullanım süreleri’ sona ermemiş birtakım ‘mayın araçları’ kalmış olsa da, çok fazla sürmez onların da defterleri yakında dürülür. 
Bazı kurumların başında bu türden ‘emanetçiler’ halen görevlerini yürütüyorlarsa bilin ki bazı ‘akçeli işlerin’ henüz nihayet bulmamasından dolayıdır. 
 “Kasaya başka el değmesin, bereketi kaçar” babından, önemli arpalıklarda hiç de hazzedilmeyen bir takım tipleri barındırmak ‘yağma’ sisteminin bir gereğidir. 
Bu aslında ‘iki yönlü’ bir ilişkidir. Kim, ‘kimi’, ‘neden’ ve ‘nasıl’ kullandığını biliyor; bazı ‘köprülerin’ geçilmesi için bazılarına ‘dayı’ denilmesi bir mecburiyet icabı olarak önlerinde duruyor.

***

Öyle allayıp, pullayıp vatandaşa yutturmak istedikleri ‘değişim’ büyüsünün şu ana kadar sirayet edemediği tek nokta ‘kendi’ egoları. 
Çeyrek yüzyıla yakın bir süredir devam eden ‘muktedir olma’ mücadelesi kaderin garip cilvesine bakın ki tam da ‘hedefe’ varılacağı an hasar görmeye başladı.
‘Kırılmadık’ kapı, ‘tırmanılmadık’ burç, ‘alaşağı edilmedik’ koltuk kalmadı. 
Adı konulmamış bir ‘istila’ operasyonu saat gibi işletildi; ‘köşkten, ‘kulübeye’ kadar memleketin bütün zerrelerine hakim oldular.
Bu, kimi gün ‘mezhepçiliği’kaşımak ile, kimi gün ‘etnik ayrımcılığı’ körüklemek ile, çoğu zaman da ‘geçmişe sövülerek’ yapıldı. 
Bugün devlet AKP’ye dar geliyor. 
Bir zamanlar ‘kapısına kilit vurulmasını’ istedikleri pek çok kamu kurumu ‘habis bir ur’ gibi genişliyor; ‘yeni şubeler’, ‘yeni müdürlükler’, ‘yeni şeflikler’ ihdas ediliyor. 
Yapılan ne? ‘Kaynağı’ bölüşmek.
Bugün bir cemaat ve bölücü örgüt ile anılan ‘paralel devlet’ yapılanmasının benzeri bir yapı, adeta ‘iktidarın gölgesi’ gibi, ihalelerde, eleman alımlarında, özelleştirmelerde yumruğunu masaya vuruyor.

***

Elbette millet bu ‘görünmez yapının’ temel taşlarını, parçacıklarını gayet iyi biliyor. 
Fakat kamu gücü ‘aleni bir tehdit unsuru’ olarak kullanıldığı için herkes yutkunmak zorunda kalıyor. 
Sıkıysa yüreği yeten biri çıkıp iki laf etmeye kalkışsın; ertesi gün ‘ayakkabı’ numarası bile ‘suç delili’ gibi gösterilip, daha hazırlık aşamasındaki soruşturma dosyası ‘yandaş’ ve ‘yanaşma’ medyaya sızdırılıp ‘linç’ operasyonu başlar. 
Kolay değil, artık ‘devlet içinde devlet’ haline gelen AKP iktidarının ‘polisleri’, ‘savcıları’, ‘yargıçları’ var. 
Geçiniz ‘hukuk devletini’, artık ‘kanun devleti’ olduğumuz bile çok su kaldırır. 
Ama ‘görüntü’ öyle mi? Bakın hâlâ nasıl köpürtüyorlar birtakım çetrefilli işleri? Nasıl ‘özgürlükten’, ‘haktan’, ‘hukuktan’ dem vuruyorlar? 
Tezgâh hep aynı, ‘sureti haktan’ görünüp, bir ‘iğrenç hesaplaşma’ üzerinden sarsılan koltuğu sağlamlaştırmak. 
Bir yıl önce  “Falan yer falanca mezhebin işgali altında”  diye tozu dumana katanlar, bir bakıyorsunuz bir yıl sonra,  “Filan yer filanca örgütün kontrolüne girdi”  diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar.
Aynı yer ‘biat halkasına’ dahil olunca bir anda ortalık süt liman oluyor.

***

Türkiye, her geçen gün bir daha ‘ileri demokrasi’ saltanatına doğru sürükleniyor.
‘Şahsi menfaatlerini’ müstevlilerin ‘siyasi emelleri’ ile birleştiren iktidar sahipleri, bir yandan ‘cambaza bak’ misali ‘paralel yapıya’ vuruyor. Diğer yandan da ‘Yeni Türkiye’ parolası ile ‘kendi paralel yapısını’ kuruyor.
AKP, ‘devlet’oluyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş