Devlet kurana mı, kurdurana mı bakalım?

Sadi SOMUNCUOĞLU

HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel’in,  “Özerk Kürdistan’ı inşa etme sürecine geçtik”  sözleri üzerine CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, terör örgütü PKK ve İmralı canisi Öcalan’ın Başbakan Tayyip Erdoğan’ın eliyle meşrulaştırıldığını belirterek,  “Söyleyene değil söyletene bakmak lazım. PKK meşru bir zemine getirilmiştir” demiş. E.Tuğg. Nejat Eslen ise Kürdistan’ın bir plana göre inşa edildiğini; Güneydoğu’da fiili bir Kürt devletinin var olduğunu ifade ederek;  “Parlamentosu, silahlı gücü var. Siyasi partisi, mahkemeleri ve bayrağı var. Yol kontrollerini asker ve polis yaparken, şimdi PKK’lılar yapıyor, asker ve polis kaçırıyor. Asker kışlasından dışarıya çıkamıyor. Operasyon yapması yasak ve Türkiye’deki yönetim buna göz yumuyor. KCK kuruluş belgesi PKK’nın anayasası. Bunların hepsini ve inşa sürecini anlatıyor. Yargısı, yürütmesi ve yasamasıyla anlatıyor”  diye konuşmuş.
Altay ve Eslen Paşa acı gerçeğimizi dile getirmişler, bu ihanete, bütünlüğümüzü korumakla yükümlü olan siyasi iktidarın göz yumduğuna, seyirci kaldığına vurgu yapmışlardır. Hatta  “gizli görüşme ve uzlaşmalarla”  bölünmenin yolu açılmıştır. 
Konuya bebek katilinin son istekleriyle devam edelim:
1) MİT Yasası’nda yapılan düzenlemeler yeterli değilmiş, 2)  “Kürt meselesini”  çözecek olan “Yerel Yönetimler Özerklik Yasası”  ve “Demokratik Sivil Toplum Yasası”  hayata geçirilmeliymiş, 3) Özellikle silahlı güçlerin geri dönüşüyle ilgili yasayı hükümet gündeme almalıymış, 4) Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na konulan çekinceler kaldırılmalıymış, 5) Demokratik Toplum Kongresi/DTK (Özerk Yönetimin Meclisi), bir proto-meclis olacak, “Ortak Vatan”, “Demokratik Cumhuriyet”, “Ulus Meclisi” ve “Bölgeler Meclisi”  şeklinde yapılanacakmış, 6) Barış ve Demokrasi Partisi/BDP (Özerk Yönetimin partisi) bu yapılanmayı inşa edecekmiş, 7) Halkın Demokrasi Partisi/HDP (Türkiye geneline ait parti. Ankara’da teşkil edilecek  Mecliste yer alacak) buna göre yapılanacakmış. (Aynen Irak modelinde olduğu gibi.)
15 gün sonra:
“Öcalan’ı hiç bu kadar morali yüksek görmemiştim. Çözüm sürecinde ısrarlı” diyen HDP’li Buldan, “İmralı’da devlet heyeti ile iki görüşme yapılmış ve “Bölgesel Özerk Yönetim Yasası”ve “Sivil Toplum Yasası” konusunda hükümetle uzlaşmaya varılmış”  diyor. Yani teröristbaşının,  “Kürt meselesini çözecek”  dediği konuda hükümetle anlaşma sağlanmış.
Aslında bilenler için bu bir sürpriz değildir. Zira bu, Ocak 2013’te  “Devlet heyeti” nin İmralı’da teröristbaşı ile 6 defa görüşmesi sonucunda varılan “Mutabakat”ın “özerklik”  maddesi gereğince yapılmıştır. Gerçi bölücü terör örgütü zaten bölgede serbestçe ve hızlı bir şekilde devlet inşa ediyor. Devlet güçlerinin operasyon yetkisi, “İmralı mutabakatının”   “çatışmasızlık”  maddesi ile elinden alındığından, önlerine hiçbir engel de çıkmıyor. Ancak bu gayrimeşru devlet inşasının meşrulaştırılmasına ihtiyaç vardır. TBMM’den çıkacak yasa ile bu meşrulaştırma gerçekleşmiş olacaktır. Kısaca, Türk Milletinin TBMM’de  “esir alınmış”  iradesi kullanılarak, “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü”  bölünmüş olacaktır. 
Bütün bunlara rağmen hâlâ, “Korkularla yaşayamayız. Biz büyük Milletiz. Türkiye’yi kimse bölemez”  gibi içi boş, kuru hamasî sloganlarla konuşanlar var. Bu ahmaklara seslenmek isteriz ki; bugün yaşananlar 10 yıl önce söylenseydi kimse inanmazdı. Hatta koro halinde, üst perdeden bilmiş bir eda ile, “kardeşlerimizin masum, insanî, demokratik, kültürel haklarına karşı çıkmak bağnazlıktır, ırkçılıktır”  deniyordu. Şimdi ne oldu? Bölücü terör örgütü  “birey”  ve  “yurttaş”  hakları yutturmasını, küme hakkına dönüştürerek  “egemenlik ve ayrı millet”  talebiyle, hatta inşasıyla yol aldı ve karşımıza dikildi. Devam edelim;  “egemenlik, vatan ve millet bölünürse ne olur”  diyenlere seslenelim. Tarih göstermiştir ki  “iç savaş olur.”  Orta Çağ bunun sembolüdür. Bugün Müslüman ülkelerde akan kan bu sebeple oluyor. Osmanlı’da  “egemenlik iffet ve namus gibidir. Tecezzi/bölünmeyi ve ortağı kabul etmez” denildiği gibi.
Daha da ileri gidelim ve “Gücümüz var. Mücadele edelim de, devletimizi, vatanımızı ve insanımızı kurtaralım”  yerine,  “Verelim de kurtulalım(!)”   diyenlere seslenelim. Bu bir Haçlı projesidir, sonunda Türkiye’nin bütünü hedef alınacaktır. Buna karşı Amerika’yı yeniden keşfe gerek yok! Hiç bir şey bilmiyorsak, gelişmiş demokratik hukuk devletlerinin yaptığını yapalım. 
Sonuç: “Devlet kurduran olmazsa, kuran da olamaz. O halde önce “kurdurana” bakalım!

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş